(AİHS. m. 6) (2709 S. K. m. 13, 36) (2918 S. K. Ek. m. 2) (2577 S. K. m. 17, 45) (1136 S. K. m. 168) (ANY. MAH. 01.11.2012 T. 2010/83 E. 2012/169 K.)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacıya ait ….. plakalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3 maddesi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin, davalı idare tarafından tesis edilen işlemin İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 12.06.2013 tarih ve E:2013/468, K:2013/1019 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, söz konusu işlem nedeniyle (aracın 21.02.2013 tarihinden itibaren 26 gün otoparkta bekletilmesinden kaynaklı) uğranıldığı öne sürülen zarara karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, 25.000,00-TL maddi tazminatın idari işlemin iptal edildiği tarihten, 520,00-TL otopark ücretinin alındığı 18.03.2013 tarihinden, 500,00-TL taksi ücretinin 21.02.2013 tarihinden ve 30.000,00-TL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının aracının trafikten men edilmesine dair işlem nedeniyle uğradığı maddi zararının (1.700,00-TL+520,00-TL olmak üzere) toplam 2.220,00-TL olduğu ve uğranıldığı ileri sürülen diğer maddi zararların ise davacı tarafça somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının uğradığı maddi zarara karşılık toplam 2.220,00-TL tazminatın, davanın açılmasıyla davalı idare temerrüde düştüğünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden ise; Mahkemesince, davacının aracının trafikten men edilmesine dair işlemin hukuka aykırı olduğunun yargı kararı ile ortaya konulduğu ve bu nedenle uğradığı maddi zararların davacıya ödenmesi gerektiğine karar verildiği dikkate alındığında, davacının, söz konusu trafikten men işlemi sebebiyle ağır elem ve üzüntü duyduğunun kabulüne olanak bulunmadığı anlaşıldığından, yasal şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 2.220,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 05.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davacının maddi tazminat talebinin geriye kalan 23.800,00-TL'lik kısmı ile 30.000,00-TL manevi tazminat talebinin tamamı yönünden davanın reddine ilişkin İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/10/2016 tarih ve E:2015/1120, K:2016/1515 sayılı karara, davanın reddine ilişkin kısmına davacı tarafından, maddi tazminat hesabının gerçek durumu yansıtmadığı, mahkemece yapılan hesaplamanın hatalı olduğu, aracın trafikten men edilmesi işleminden dolayı derin üzüntü ve elem duyduğu bu nedenle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, iddialarıyla istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması, maddi ve manevi tazminat talebinin tümünün kabulüne karar verilmesi gerektiği, maddi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmına davalı idarece, aracın trafikten men edilmesine ilişkin işlemin davacının servis taşımacılığı yapmasına izin veren belgeleri denetim esnasında sunmadığı, bu davranışıyla işlemin tesisine neden olduğu, olayda idarenin tazminata konu olacak hukuka aykırı ve kusurlu bir eyleminin bulunmadığı tazminat talebinin tümüyle reddi gerektiği İddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ (Davacı): Savunma verilmemiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ (Davalı): Savunma verilmemiştir.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdare Dava Dairesi'nce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Dava; Davacıya ait ……… plakalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3 maddesi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin, davalı idare tarafından tesis edilen işlemin İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 12.06.2013 tarih ve E:2013/468, K:2013/1019 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, söz konusu işlem nedeniyle (aracın 21.02.2013 tarihinden itibaren 26 gün otoparkta bekletilmesinden kaynaklı) uğranıldığı öne sürülen zarara karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, 25.000,00-TL maddi tazminatın idari işlemin iptal edildiği tarihten, 520,00-TL otopark ücretinin alındığı 18.03.2013 tarihinden, 500,00-TL taksi ücretinin 21.02.2013 tarihinden ve 30.000,00-TL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İstinafa konu mahkeme kararının, davanın kısmen kabulü ile, 2.220,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 05.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kısmına yönelik davalı idare istinaf başvurusu dilekçesinde ve davacının maddi tazminat talebinin geriye kalan 23.800,00-TL'lik kısmı ile 30.000,00-TL manevi tazminat talebinin tamamı yönünden davanın reddine ilişkin kısmına ilişkin davacının istinaf başvurusu dilekçesinde ileri sürülen iddialar mahkeme kararı hukuka uygun bulunduğundan kaldırılmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Mahkeme kararının, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davalı idare lehine nispi vekalet ücreti ödenmesi ile ilgili kısmına gelince,
Bu hususun davanın açıldığı tarihteki hukuksal düzen, davacıların içinde bulundukları maddi koşullar ile "adil yargılanma hakkı" ve "hak arama özgürlüğü" çerçevesinde irdelenmesi gerekmektedir.
Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin 3. fıkrasında, avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hükmü yer almaktadır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerine göre, maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında verilecek kararlarda vekalet ücretleri ayrı ayrı hesaplanacaktır.
Öte yandan, Anayasa'nın 36.maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmektedir.
İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin “adil yargılanma hakkı” ile ilgili 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir.” Bu metinde, adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriği açık olarak belirtilmemiştir. Ancak somut olayın koşullarının bu hak karşısındaki durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anayasa'nın 36. maddesinde, hak arama özgürlüğü için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte, bunun hiçbir şekilde sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez. Özel sınırlama nedeni öngörülmemiş hakların da hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu kabul edilmektedir. Ayrıca hakkı düzenleyen maddede herhangi bir sınırlama nedenine yer verilmemiş olsa da, Anayasanın başka maddelerinde yer alan kurallara dayanarak bu hakların sınırlandırılması da mümkün olabilir. Dava açma hakkının kapsamına ve kullanım koşullarına ilişkin bir kısım düzenlemelerin hak arama özgürlüğünün doğasından kaynaklanan sınırları ortaya koyan ve hakkın norm alanını belirleyen kurallar olduğu açıktır. Ancak bu sınırlamalar Anayasa'nın 13. maddesinde yer alan güvencelere aykırı olamaz. (AYM, 01.11.2012 tarih, E.2010/83, K.2012/169 sayılı karar).
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, mahkemeye erişim hakkının dayanağı olan Sözleşme'nin 6. maddesinde adil yargılanma hakkın sınırlandırılması rejimi düzenlenmemiş olmasına rağmen, bunun hiçbir surette mahkemeye erişim hakkının sınırlandırılamayacağı anlamını taşımadığını, hakkın niteliği gereği, mahkemeye erişim konusunda devletin bir takım sınırlama ve düzenlemeler yapmasının kaçınılmaz olduğunu kabul etmektedir. Ancak, bu sınırlamaların hakkın özüne zarar vermeyecek nitelikte, meşru bir amaca dayalı ve kullanılan aracın sınırlama amacı ile orantılı olması, kamu yararının gerekleri ile bireyin hakları arasında kurulmaya çalışılan adil dengeyi bozacak şekilde birey aleyhine katlanılması zor külfetler yüklenmemiş olması gerekir. (Ashingdane/Birleşik Krallık, B. No: 8225/78, 28.05.1985, § 57)
Anayasa'nın 13. maddesi, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceğini, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağını düzenlemektedir.
Uyuşmazlıkta mahkemece; Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden, davacı lehine hükmedilen 2.220,00-TL maddi tazminat miktarının çok üzerinde, davacı aleyhine 2.856,00-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, mahkemeye erişim hakkının özüne zarar veren ve bu hakkın kullanımını orantısız biçimde sınırlayan bir durum olarak değerlendirilmelidir.
Bu durumda, İdare Mahkemesi'nce reddedilen maddi tazminat miktarı için davalı idare yararına temyize konu Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü, İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 28/10/2016 tarih ve E:2015/1120, K:2016/1515 sayılı kararının reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, Mahkeme kararının diğer kısımlarına ilişkin tarafların istinaf başvurularının reddine, reddedilen maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990.00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı idareye ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 248,20 TL yargılama giderinin yarısı olan 124,10-TL'nin davalı idareden alınıp davacıya verilmesine, 124,10- TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, sehven alındığı anlaşılan 31,40 TL başvuru harcı, 31,40 TL celse harcı, 4,60 vekalet harcı, 85,70 TL itiraz harcının davacıya iadesine, davalı idare istinaf başvurusunun reddine, artan posta ücretinin karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin (6) bendi uyarınca kesin olarak 30/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)