(2577 S. K. m. 2, 15)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, 1987-1995 tarihleri arasında Kutlutaş-Dilingham Ortak Girişim Proje Müdürlüğü'nde çalıştığı dönem için adına tahakkuk ettirilen konut edindirme yardımının ödenmesi amacıyla hazırlanan listedeki miktarın eksik olduğundan bahisle söz konusu listenin yeniden incelenerek anılan eksikliğin giderilmesi istemiyle davalı idareye yaptığı 21.8.2008 tarihli başvurusunun cevap verilmeyerek zımnen reddine ilişkin işlem ile maddi kayıplarının tazmini istemiyle açılan davayı; olayda, özel hukuk hükümlerine tabi hizmet akdi ile işçi statüsünde çalışanların 3320 sayılı Yasa kapsamındaki "yardımların" davalı idarece prim alacaklarının takibi ve tahsili yöntemiyle alınacağı, prim alacaklarının tahsiline ilişkin ödemeler ile 506 ve 5510 sayılı Yasalardan kaynaklanan uyuşmazlıkların görülmesinde iş mahkemelerinin görevli kılındığı, dolayısıyla görüm ve çözümü iş mahkemesinin görevinde olan davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle 2577 sayılı Yasanın 15.maddesinin 1/a bendi hükmü uyarınca görev yönünden reddeden İzmir 2.İdare Mahkemesi Hakimliği kararının, yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İtirazın reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükmü veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi'nce işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1-a fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
İdari makam ya da mercilerin, idare hukuku alanında gördüğü idari faaliyetlerle ilgili olarak, kamu hukuku kurallarını uygulayarak, kamusal alanda tesis ettikleri tek taraflı, doğrudan uygulanabilir nitelikteki hukuki tasarruflar idari işlem olarak tanımlanmaktadır.
Öte yandan, Mülga 3320 sayılı Memurlar Ve İşçiler İle Bunların Emeklilerine Konut Edindirme Yardımı Yapılması Hakkında Kanun’un “Yardımın Ödenme Şekli” başlıklı 4. maddesinin b bendinde, yardıma müstahak işçilerin, konut edindirme yardımı, işverenlerce tahakkuk ettirilerek Sosyal Sigortalar Kurumuna yatırılacağı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin ödenmesine ilişkin hükümleri dairesinde Kurumca tahsil edilen miktar, tahsilatın yapıldığı ayı takip eden bir ay zarfında topluca Türkiye Emlak Kredi Bankasında Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı adına açılacak “İşçiler ve Emeklileri Konut Edindirme Yardımı Hesabına”na yatırılacağı hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 1987-1995 tarihleri arasında davalı kuruma bağlı olarak Kutlutaş-Dilingham Ortak Girişim Proje Müdürlüğünde çalıştığı sırada mülga 3320 sayılı Kanunun uyarınca kendisinden tahsil edilen konut edindirme yardımlarının 5664 sayılı Kanun gereğince ödenmesi konusunda hazırlanan hak sahiplerine ilişkin listede adına yapılan tahakkukun eksik olduğunun saptanması üzerine, kayıtların tekrar incelenerek adına konut edindirme ödentilerinin Ziraat Bankasına bildirilmesi istemiyle davalı idareye yaptığı başvurusunun cevap verilmeyerek reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mülga 3320 sayılı Kanun uyarınca davalı idarenin, işverenlerce tahakkuk ettirilerek Sosyal Sigortalar Kurumuna yatırılan konut edindirme yardımları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin ödenmesine ilişkin hükümleri dairesinde Kurumca tahsil edilen miktarları belirlenen süre içerisinde bankadaki hesaba yatırması zorunludur.
5664 sayılı Kanun uyarınca da hak sahiplerine ilişkin listelerin bildirilmemesi, mükerrer veya yanlış bildirilmesi halinde hak sahiplerine karşı sorumluluğun ilgili kurum veya kuruluşlara ait olduğundan ve hak sahipliğine ilişkin listede davacı adına yapılan tahakkukun eksik olduğunun anlaşılması üzerine, davacı tarafından konut edindirme ödentilerinin 5664 sayılı Kanunu uyarınca Ziraat Bankasına bildirilmesi isteminin cevap verilmeyerek zımnen reddine ilişkin işlem mahiyeti itibariyle kamu gücüne dayalı tek taraflı olarak tesis edilen idari nitelikte bir işlem niteliğindedir.
Ayrıca, 506 sayılı Kanunun primlerin ödenmesine ilişkin hükümleri uyarınca Kurumca tahsil edilen konut edindirme yardımlarının, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar uyarınca Kuruma ödenmeyen prim ve diğer alacaklar kapsamında değerlendirilmesine de olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda uyuşmazlığın niteliğine göre görümü ve çözümü idari yargının görevine girdiğinde kuşku yoktur.
Hal böyle olunca, itiraza konu kararda davanın konusunun eksik tahakkuk ettirilen konut edindirme yardımının ödenmemesi işlemi olarak kabul edilerek verilen görevsizlik kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; itirazın kabulüne, İzmir 2.İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 24.2.2011 gün ve E:2008/2171, K:2011/171 sayılı kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın 2577 sayılı Yasanın 45. Maddesinin 4. Fıkrası uyarınca Mahkemesine gönderilmesine, 15 gün içinde Mahkememizden karar düzeltme isteme yolu açık olmak üzere, 26.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)