(2709 S. K. m. 38, 128, 130, 153) (657 S. K. m. 125, 134) (2577 S. K. m. 45) (2547 S. K. m. 53, 53/A) (6216 S. K. m. 66) (ANY. MAH. 14.01.2015 T. 2014/100 E. 2015/6 K.)
İSTEMİN ÖZETİ: Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yapılan soruşturma neticesinde, 08.12.2014 tarihli dilekçesinde üniversite üst yöneticilerine veya amiri pozisyonunda olan kişilere saygı sınırlarını aşan hakaret içerikli ve itham edici ifadeler kullandığının tespit edildiği gerekçesiyle 657 Sayılı Kanun'un 125/1-D bendinin (d) ve (1) alt bentleri uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerektiği, ancak daha önce de aynı fiilden dolayı Dicle Üniversitesi Disiplin Kurulu'nun 25.11.2010 tarih ve 2010/5-1 Sayılı kararıyla kademe ilerlemesinin durdurulması cezası aldığından bahisle 657 Sayılı Kanun'un 125. maddesinin ikinci fıkrasındaki tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle "devlet memurluğundan çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Öğretim Kurumu Yüksek Disiplin Kurulunun 31.03.2016 tarih ve 2016/6 Sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; Diyarbakır 2. İdare Mahkemesince verilen 29/12/2016 gün ve E:2016/552, K:2016/1800 Sayılı "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kararın, davalı idare vekili tarafından; davacı hakkında yapılan soruşturmalar neticesinde kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren sübuta eren fiilleri nedeniyle Devlet Memurları Kanun'un 125. Maddesinin 2. fıkrası hükmü uygulanmak suretiyle dava konusu kararın alındığı, Mahkemenin Dr. M. E. Z.'ın "Doçent" ünvanına sahip davacıyla ilgili görüşmelere katılamayacağı ve kararın bu yönüyle hukuka aykırı olduğu yönünde ki değerlendirmesinin hatalı olduğu, hukuka ve mevzuata uygun işlem tesis edildiği ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce, karar tarihi itibariyle görevli Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nin 07/03/2018 tarih ve E: 2017/8318 K:2018/564 Sayılı kararının, Danıştay 8. Dairesi'nin 13/12/2019 tarih ve E:2018/5364, K:2019/11863 Sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü;
KARAR: Dava; Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yapılan soruşturma neticesinde, 08.12.2014 tarihli dilekçesinde üniversite üst yöneticilerine veya amiri pozisyonunda olan kişilere saygı sınırlarını aşan hakaret içerikli ve itham edici ifadeler kullandığının tespit edildiği gerekçesiyle 657 Sayılı Kanun'un 125/D bendinin (d) ve (1) alt bentleri uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerektiği, ancak daha önce de aynı fiilden dolayı Dicle Üniversitesi Disiplin Kurulu'nun 25.11.2010 tarih ve 2010/5-1 Sayılı kararıyla kademe ilerlemesinin durdurulması cezası aldığından bahisle 657 Sayılı Kanun'un 125. maddesinin ikinci fıkrasındaki tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle "devlet memurluğundan çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Öğretim Kurumu Yüksek Disiplin Kurulunun 31.03.2016 tarih ve 2016/6 Sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, "... Konuyla ilgili olarak; YÖK Genel Kurulu'nun 12.11.2015 tarihli toplantısında "2547 Sayılı Kanun ile adı geçen Yönetmeliğe göre başlatılmış olup da henüz tamamlanmamış olan ve bundan sonra başlatılacak tüm disiplin soruşturmalarında; 2547 Sayılı Kanun'un 53. maddesinin (a) bendi ile diğer maddelerinde özel olarak düzenlenen disipline dair hususlar dışında 657 Sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin; her iki kanunda bulunmayan usul kuralları açısından Yüksek Öğretim Kurumları Yönetici Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinde yer alan usule ilişkin hükümlerin uygulanmasına...." karar verildiği, bu kararın iptali istemiyle açılan davada; Danıştay 8. Dairesi 09/03/2016 tarih ve E:2016/1221 Sayılı kararıyla "Yükseköğretim Genel Kurulu'nun 12.11.2015 tarihli toplantısında alınan 2015.14.486 Sayılı kararda yer alan "...her iki kanunda bulunmayan usul kuralları açısından Yüksek Öğretim Kurumları Yönetici Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinde yer alan usule ilişkin hükümlerin..." ibaresi yönünden birlikte gerçekleşmiş olduğundan bu kısmı hakkında yürütmesinin durdurulmasına" karar verildiği görüldüğünden; işlem tarihi dikkate alındığında davacı hakkında Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nde yer alan disiplin işlemleri usul kuralları uygulanarak devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan; dava konusu karar alınmasına ilişkin oturuma katılan öğretim üyelerinden M. E. Z.'ın "Doktor" unvanına sahip olduğu, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 34. maddesindeki; disiplin kurullarında doçentlerle ilgili hususların görüşülmesinde alt unvanlardaki şahısların görüşmelere katılamayacakları düzenlemesi dikkate alındığında, doktor unvanına sahip M. E. Z.'ın, "Doçent" unvanına sahip davacıyla ilgili görüşmelere katılamayacağı açık olduğundan, dava konusu kararda bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmemiştir" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, özetle, idare mahkemesi kararındaki gerekçelerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin kurulları ve disiplin amirleri" başlıklı 134. maddesinde, "Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinde bir Yüksek Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur. Bu kurulların kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, hangi memurlar hakkında karar verebilecekleri ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumlulukları gibi hususlar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü düzenlenmiştir.
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 2.12.2016 gün ve 6764 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik öncesi düzenlenen 53. maddesinin (b) bendinde; "Öğretim elemanları, memur ve diğer personele uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, yönetim görevinden ayırma, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. Hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, bu bentte sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da göz önüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
İlgili hüküm uyarınca 21.08.2982 gün ve 17789 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği yürürlüğe girmiş ve öğretim elemanlarının disiplin işlemleri bu Yönetmeliğe göre yürütülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin, 07/04/2015 tarihli ve 29319 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/01/2015 gün ve E:2014/100, K:2015/6 Sayılı kararıyla; 2547 Kanun'un 53. maddesinin (b) bendinin ikinci cümlesini, kapsama dâhil personelin disiplin işlemlerine dair usul ve esasların kanunda gösterilmeyerek, tüm bu işlemlerin Yükseköğretim Kurulunca düzenlenmesini öngördüğünden bahisle Anayasa'nın 38., 128. ve 130. maddeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle iptal etmiştir. Bu hükmün iptali nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu kamu düzenini ihlal edici görerek, Anayasa'nın 153/3 ve 6216 Sayılı Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 66/3. maddeleri gereğince iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırmış olup iptal hükmü 08/01/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 2.12.2016 gün ve 6764 Sayılı Kanunla değişiklik 53/A maddesinde disiplin soruşturması ve savunma hakkı düzenlenmiş, benzer hükümler yürürlükten kaldırılan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nde de düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan soruşturma neticesinde, 08.12.2014 tarihli dilekçesinde üniversite üst yöneticilerine veya amiri pozisyonunda olan kişilere saygı sınırlarını aşan hakaret içerikli ve itham edici ifadeler kullandığının tespit edildiği gerekçesiyle 657 Sayılı Kanun'un 125/D bendinin (d) ve (1) alt bentleri uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerektiği, ancak daha önce de aynı fiilden dolayı Dicle Üniversitesi Disiplin Kurulu'nun 25.11.2010 tarih ve 2010/5-1 Sayılı kararıyla kademe ilerlemesinin durdurulması cezası aldığından bahisle 657 Sayılı Kanun'un 125. maddesinin ikinci fıkrasındaki tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle "devlet memurluğundan çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Öğretim Kurumu Yüksek Disiplin Kurulunca dava konusu 31.03.2016 tarih ve 2016/6 Sayılı kararın alındığı, anılan kararın iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, 6.11.1981 gün ve 17506 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 2547 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Kanunu'nun 53. maddesinin b bendine dayanılarak 21.08.1982 gün ve 17789 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2015 gün ve E:2014/100, K:2015/6 Sayılı kararıyla Yükseköğretim Kurumları Kanunu'nun 53. maddesinin b bendinin iptal edildiği, iptal hükmünün kararın Resmi Gazete'de yayınlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe gireceğine karar verildiği, kararın 7.4.2015 gün ve 29319 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlandığı ve 7.1.2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca 2547 Sayılı Kanunda 9.12.2016 gün ve 29913 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6764 Sayılı Kanun'un 27. maddesiyle değişiklik yapıldığı, yeni halde öğretim elemanlarının disiplin hükümlerin 2547 Sayılı Kanun'da düzenlendiği, dava konusu işlemin ise Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe girdiği tarih ile 2547 Sayılı Kanun'da hüküm bulunmayan tarih arasındaki mevzuat boşluğunda, 31.3.2016 tarihinde tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu işlem tarihinde mevzuat boşluğu bulunduğu, disiplin yönetmeliğinin uygulanamadığı durumda genel kanun olan 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun uygulanması gerektiği ancak, 657 Sayılı Kanun'da disiplinin usul hükümlerine yer verilmediği, hukuki güvenlik ilkesi uyarınca işlemlere bir mevzuat hükmünün uygulanması gerektiği, yürürlükten kaldırılan Yönetmelik ile 2547 Sayılı Kanun'un değişiklikten sonraki halinde benzer disiplin hükümlerinin düzenlendiği, kanun boşluğu olduğu dönemde gerçekleştirilen işlemler için Yönetmelikte düzenlenen usul hükümlerinin uygulanabileceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, işin esasına bakılarak davacı tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen fiilin sübut bulup bulmadığı, sübut buldu ise verilen ceza ile fiilin birbirine uygun olup olmadığının araştırılarak bir karar verilmesi gerekmekte iken, Yönetmelikteki usul hükümlerinin uygulanmaması gerektiği ve disiplin kurulunun hukuka aykırı oluşturulduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüyle istinafa konu mahkeme kararının kaldırılmasına, dava dosyasının 2577 Sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, mahkemesince yeniden bir karar verileceğinden bu aşamada yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 10.07.2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)