(2709 S. K. m. 128) (657 S. K. m. 36, 76) (375 S. KHK. Ek. m. 18) (652 S. KHK. Geç. m. 10) (ANY. MAH. 13.07.2015 T. 2014/88 E. 2015/68 K.) (ANY. MAH. 02.11.2016 T. 2015/61 E. 2016/172 K.)
İSTEMİN ÖZETİ: Çanakkale İli, …… İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan davacının, Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Araştırmacı olarak atanmasına ilişkin 10/08/2016 tarih ve 77169 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacının Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında yüksek lisans yaptığı, davacı adına düzenlenmiş takdir ve teşekkür belgelerinin bulunduğu, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna atandığı ve görevinde başarısız olduğuna ilişkin idarece yapılmış bir tespit veya görevden alınmasını gerektirecek herhangi bir durumu olmadığı, işlem tarihi itibarıyla verilmiş bir disiplin cezası da bulunmadığı, bu durumda; her ne kadar idarelerin hangi personel ile çalışacağı veya hangi personeli hangi görevde istihdam edeceği konusunda takdir yetkisi olsa da, bu yetki sınırsız bir yetki olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlandırılmış ve bu yönü ile yargı denetimine tabi bir yetki olduğundan kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna atanmış olan ve görevinde başarısız olduğu veya görevden alınmasını gerektirecek başkaca herhangi bir durumu da bulunmayan ve ayrıca işlem tarihi itibarıyla verilmiş herhangi bir disiplin cezası da olmayan davacının İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden alınarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü Araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren Çanakkale İdare Mahkemesinin 11/07/2017 gün ve E: 2016/1009, K: 2017/858sayılı kararının; dava konusu işlemin 657 sayılı Yasa'nın 76. maddesinin idareye vermiş olduğu takdir yetkisine dayalı olarak 375 sayılı KHK'ya eklenen ek madde 18 hükümleri dayanak alınarak tesis edildiği, idarenin, yönetici kadro veya pozisyonlarına atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma gibi bir zorunluluğu bulunmadığı, bu nedenle, yönetici kadro veya pozisyonlarına atanan kişiler yönünden bulunduğu statülerden doğan, tahakkuk etmiş ve kendileri yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklardan veya durumunun devam edeceği yönündeki haklı beklentiden söz edilemeyeceği, yönetici kadro veya pozisyonunda görev yapmakta iken, görevden alınan kamu görevlilerinin, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek ihdas edilen araştırmacı kadro veya pozisyonlarına atanabilmelerinin anılan KHK hükmü gereği olduğu, davacı hakkındaki yargı kararlarının gereğinin yerine getirildiği, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kamu personeli olarak görev yapan kişilerin bulundukları görevlerinden alınmalarını gerektiren haklı bir sebep olmadıkça görevlerine son verilmemesinin hukuki güvenlik ilkesinin bir gereği olduğu, görevden alınması öncesi ve görevi süresince hakkında herhangi bir şekilde idari bir işlem tesis edilmediği, inceleme ve soruşturma açılmadığı, herhangi bir cezai işlem tesis edilmediği, hizmetin gereği olarak Araştırmacı olarak yapılan atamaya yasal gerekçe gösterilen 6639 sayılı Yasa'nın 21. maddesinin 375 sayılı KHK'ya eklenen Ek 18-ç/2. maddesi ile çeliştiği, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; Çanakkale İli, ….. İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan davacının, Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Araştırmacı olarak atanmasına ilişkin 10/08/2016 tarih ve 77169 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerinin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklı kalmak kaydıyla kanunla düzenleneceği, üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esaslarının da kanunla özel olarak düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında;“Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler “ hükmüne yer verilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye 6639 sayılı Yasa'nın 23. maddesi ile eklenen Ek Madde 18'in 1. fıkrasının (ç) bendinde "Ek göstergesi 3600’den daha düşük tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında bulunanlar görevden alındıklarında veya görev süreleri sona erdiğinde; 1) Daha önce 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan kadrolar ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlilikleri aynı veya benzer nitelik arz eden kadro veya pozisyonlarda bulunanlar daha önceki bu kadro veya pozisyonlarına, 2) Diğerleri, bu maddeye göre ihdas edilmiş sayılan merkez veya taşra teşkilatına ait araştırmacı kadro veya pozisyonlarına atanırlar. Bu şekilde atananlardan bir ay içinde talepte bulunanlar, atamaya yetkili amirler tarafından bu fıkra kapsamında yer alan yönetici kadro veya pozisyonları dışındaki daha önce bulundukları veya öğrenim durumları itibarıyla ihraz etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara bir ay içinde atanırlar." 2. fıkrasında "Birinci fıkra kapsamında atananlar ile anılan fıkranın son cümlesi uyarınca talep üzerine yapılacak atamalar için uygun boş kadro veya pozisyon bulunmaması hâlinde, bunlar için başka bir işleme gerek kalmaksızın, söz konusu kadro veya pozisyonlar ihdas edilmiş ve kurumların kadro veya pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilmiş sayılan kadro ve pozisyonlar boşalması hâlinde, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır." 3. fıkrasında "Anılan kadro ve pozisyonlara atananlar, atamaya yetkili amirleri tarafından belirlenen birimlerde istihdam edilir. Birinci fıkra hükmü kapsamında atananlardan birinci fıkra kapsamında yer alan yönetici kadro veya pozisyonlarında kesintisiz olarak en az iki yıl fiilen görev yapmış olanların mali hakları, atandıkları söz konusu kadro veya pozisyonlarda bulunmaları kaydıyla, atandıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren ikinci yılın sonuna kadar fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç, önceki görevine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edilir." hükmü yer almaktadır.
Memur ile idare arasındaki ilişki, yasama organı tarafından hizmetin gereklerine göre kanunla düzenlenmektedir. Memur, belirli bir statüde, kanunla çerçevesi belirlenmiş nesnel kurallara göre hizmet yürütmekte, o statünün sağladığı aylık, ücret, atanma, yükselme, nakil gibi kimi öznel haklara sahip olmaktadır. Anılan mevzuat hükümleri ile memurların kurum içi atanmaları konusunda idareye, görevin ve ülkenin gereklerine göre takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Öte yandan, kamu görevlilerinin kazanılmış hakları, istihdam türüne bağlı olarak tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklardır. Objektif ve genel hukuksal durumun, şart işlemle özel hukuksal duruma dönüşmesi kazanılmış hak yönünden yeterli değildir. Bir statüye bağlı olarak ileriye dönük, beklenen haklar kazanılmış hak kapsamında değerlendirilemez.
Dava dosyasının incelenmesinden; Çanakkale İli, …… İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, 6528 sayılı Kanun uyarınca Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin 14/03/2014 tarih ve 25111 sayılı işlemin iptali istemiyle açmış olduğu davada, davanın reddine ilişkin Çanakkale İdare Mahkemesinin 14/05/2015 tarih ve E:2014/864, K:2015/542 sayılı kararının, Danıştay İkinci Dairesinin 15/12/2015 tarih ve E:2015/5904, K:2015/10300 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak 20/05/2016 gün ve E:2016/422, K:2016/366 sayılı karar ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin 13/07/2015 tarih ve E:2014/88, K:2015/68 sayılı kararı uyarınca eski görevine atanması yönündeki 06/08/2015 tarih ve 7839694 sayılı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açmış olduğu dava sonucunda, Çanakkale İdare Mahkemesinin 18/05/2016 gün ve E:2015/880, K:2016/352 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, kararın Danıştay İkinci Dairesinin 26/09/2017 gün ve E:2016/13356, K:2017/5652 sayılı kararı ile bozulduğu, karar düzeltme istemi hakkında henüz karar verilmediği, davacının 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 10/3. maddesi gereğince eğitim uzmanı kadrosuna atanmasına ilişkin işleminin iptali istemiyle açılan davada verilen karar gereğince …… İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna döndüğü, Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün 10/08/2016 tarih ve 77169 sayılı işlemi ile (09/8/2016 gün ve 8494653 sayılı Bakanlık Onayına istinaden) 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ve 6639 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 375 sayılı KHK'ye eklenen Ek 18-ç/2 maddesi gereği …… İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevinden alınarak İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Araştırmacı olarak atanması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdarenin, yönetici kadro veya pozisyonlarına atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma gibi bir zorunluluğu bulunmadığından, yönetici kadro veya pozisyonlarına atanan kişiler yönünden bulunduğu statülerden doğan, tahakkuk etmiş ve kendileri yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklardan yahut bu durumunun devam edeceği yönündeki haklı beklentiden söz edilemez. Dolayısıyla, yönetici kadro veya pozisyonunda görev yapmakta iken, görev süresi dolan veya görevden alınan kamu görevlilerinin, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ve hizmetin gereği gözetilerek ihdas edilen araştırmacı kadro veya pozisyonlarına atanabilmeleri, anılan Kanun Hükmünde Kararname hükmü gereğidir.
Nitekim; 375 sayılı KHK'ye 6639 sayılı Yasa'nın 23. Maddesi ile eklenen Ek 18. maddesinin 1.2. ve 3. fıkralarının Anayasaya aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru neticesinde, Anayasa Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli, E:2015/61, K:2016/172 sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bu durumda; Çanakkale İli, …… İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan davacının, 6639 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen Ek Madde 18-ç/2 maddesi uyarınca Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Araştırmacı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde kamu yararına, hizmetin gereklerine, mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan; dava konusu atama işleminde hukuka ve yasal mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmaması nedeniyle, davacının bu işlem nedeniyle uğradığını iddia ettiği manevi zararlarına karşılık manevi tazminat talebinin de reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Çanakkale İdare Mahkemesinin 11/07/2017 gün ve E: 2016/1009, K: 2017/858 sayılı istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen dava yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf başvuru aşamasında davalı idarece yapılan 52,80-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, istinaf başvuru aşamasında Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca davalıdan alınmayan 85,70-TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsiline, yatırılan posta giderinden artan miktarın Mahkemesince yatırana iadesine, 26/12/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)