(5015 S. K. m. 4, 8, 19) (2577 S. K. m. 45) (Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği m. 17) (ANY. MAH. 07.04.2016 T. 2015/109 E. 2016/28 K.)
İSTEMİN ÖZETİ: Gümüşhane İli, … adresinde 26.09.4014 tarih ve …… lisansı ile faaliyet göstermekte iken (Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 17. Maddesinin birinci fıkrasının ( ç) bendi uyarınca 06.09.2018 tarih ve 41360 sayılı Başkanlık Oluru ile sonlandırılmıştır. ) davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 16.12.2017 tarihinde yapılan denetimde, dağıtıcı dışında akaryakıt ikmalinde bulunulduğu ileri sürülerek, 5015 sayılı Yasa'nın 19. maddesi uyarınca 87.815,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin 22.11.2018 tarihli ve 8202-20 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının ( a ) bendinin iptali istemiyle açılan davada; 16/12/2017 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait istasyondaki yer altı tankına başka bir bayi olan ……. Lojistik Petrol Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait …. plaka sayılı çekici ve … plaka sayılı tankerden hortum vasıtasıyla akaryakıt ikmal edildiğinin tespit edildiği, tutanak tutulduğu, tanker şoförünün ve …. Lojistik Petrol Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin savunması ile de olayın doğrulandığı, ……. Dağıtım Şirketi tarafından akaryakıt için düzenlenen faturanın …… Lojistik Petrol Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kesildiği, buna göre davacı şirketin dağıtıcı şirket haricinde akaryakıt ikmali yaptığı hususunun açık olduğu, böylece hukuka aykırı fiilinin gerektirdiği maktu para cezası ile cezalandırıldığı görüldüğünden davaya konu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan, hukukun genel bir ilkesi olan "lehe kanunun uygulanması" ilkesi açısından yapılan değerlendirmede ise 7164 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerde davacının fiili için öngörülen cezalar yürürlükten kaldırılan hükümlere nazaran lehe bulunmadığı gibi dava konusu işlemin gerekçesini oluşturan fiilin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 14/03/2019 tarihli ve 8487-3 sayılı kararında niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayılmadığı da görüldüğünden 7164 sayılı Kanunla getirilen düzenlemelerin olaya uygulanma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/11/2019 tarih ve E:2019/614, K:2019/2293 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; Gümüşhane ili, ….. adresinde faaliyet gösteren davacı şirket tarafından; akaryakıt istasyonunda 16.12.2017 tarihinde yapılan denetimde dağıtıcı dışında akaryakıt ikmalinde bulunulduğundan bahisle 5015 sayılı Yasa'nın 19. maddesi uyarınca 87.815,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 22.11.2018 tarihli ve 8202-20 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasında; "Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir.", ikinci fıkrasında ise, "Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır." hükmüne yer verilmiştir.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Bayiler" başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde; Bayilerin lisanslarının devamı süresince, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması ile yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
...
5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde, "Aşağıdaki hallerde, sorumlulara üç yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir:
1) Lisans almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına veya işletimine başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerin yapılması.
2) Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi.
3) 4 üncü maddenin dördüncü fıkrasının (f) bendinin bir takvim yılı içinde Kurumca yapılan uyarıya rağmen ihlali, aynı fıkranın (l) bendi haricindeki bentlerin ihlali.
4) 12 nci maddede yer alan hükümler dahilinde iletim ve depolama tesislerine erişimin dolaylı veya dolaysız olarak engellenmesi." hükmüne, aynı maddenin (f) bendinde ise,"4 üncü maddenin dördüncü fıkrasının (l) bendi kapsamındaki ihlaller hariç olmak üzere bayiler için(e) bendinde yer alan cezanın beşte biri uygulanır." kuralına yer verilmiştir.
17.06.2004 tarih ve 25495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin ''Bayilik lisansı sahiplerinin yükümlülükleri'' başlıklı 38. maddesinin d) bendinde; "Bayisi oldukları dağıtıcı haricinde akaryakıt temini yapılmaması " düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 16/12/2017 tarihinde, başka bir bayi olan …… Lojistik Petrol Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait ..... plaka sayılı çekici ve ….. plaka sayılı tankerden hortum vasıtasıyla bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait istasyonda yer alan yer altı tankına akaryakıt ikmal edildiğinin tespit edildiğinden bahisle davacı şirket hakkında soruşturma yapılarak 03/10/2018 tarihli ve 1445 sayılı soruşturma raporunun düzenlendiği, bu raporda yer alan tespit ve görüşlerin Kurul tarafından değerlendirilmesi sonucu, dava konusu işlemin tesis edilmesinden sonra görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İdare Mahkemesince; davacıya isnat edilen suçlamanın/fiilin sübut bulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda da yer verildiği üzere, 5015 sayılı Yasa'nın 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca ceza verilebilmesi için sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi gerekmekte olup, davalı idare tarafından davacının fiilinin ise, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali eylemi olarak nitelendirildiğinden anılan fiilin karşılığı olarak, aynı Kanun'un 19. maddesinin, 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendi uygulanmak suretiyle, hakkında ceza yaptırımı tayini gerekmektedir.
Ancak, 5015 sayılı Kanunu'nun 8. maddesinde düzenlenmiş olan "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali etmek" fiili, Kanun'un 19. maddesinin, 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde idari para cezası yaptırımına bağlanmış ise de; Danıştay Onüçüncü Dairesince; 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin ''Aşağıdaki hallerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir" bölümünün, bendin (3) numaralı alt bendindeki "8. maddenin ihlali" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulmuş ve Anayasa Mahkemesinin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla; "Bayilerin bağlı bulundukları dağıtıcı haricinde başka dağıtıcılardan veya onların bayilerinden akaryakıt ikmal etmeleri durumunda öngörülen idari para cezasının ''regülatif idari para cezası'' niteliğinde maktu olarak düzenlendiği, bu cezada, işletmelerin ekonomik büyüklüğü ve sınıfına ilişkin herhangi bir kademelendirmenin yapılmadığı, buna göre, tek pompa ile faaliyet gösteren ve idari para cezası miktarı kadar yıllık cirosu bulunmayan bir akaryakıt istasyonu ile büyük ölçekteki akaryakıt işletenler açısından yükümlülüğün ihlali halinde verilecek cezanın miktarı aynı olmakla birlikte, para cezasının miktarının yüksek olması göz önüne alındığında tek pompa ile faaliyet gösteren ve cirosu yüksek olmayan akaryakıt bayisi için verilen cezanın daha ağır sonuçlar doğurabildiği, diğer taraftan, bayilerin bağlı bulundukları dağıtıcı haricinde başka dağıtıcılardan veya onların bayilerinden akaryakıt ikmal etmeleri durumunda maktu idari para cezası ile cezalandırılmalarının öngörülmesi nedeniyle, idari para cezası uygulanırken fiilin işleniş şekli, diğer bir ifadeyle akaryakıtın ikmalinin ne şekilde yapıldığı, failin kusur durumu, başka bir ifadeyle bayinin fiili kasıtla veya taksirle işleyip işlemediği ve ikmal edilen akaryakıtın miktarı gibi hususların da dikkate alınmadığı, bu itibarla bayilerin bağlı bulundukları dağıtıcı haricinde başka dağıtıcılardan veya onların bayilerinden akaryakıt ikmal etmeleri halinde fiilin haksızlık içeriği, bayilerin kusur durumu dikkate alınmadan, ekonomik büyüklüklerine ve sınıflarına göre adil bir denge gözetilmeden, itiraz konusu kuralla ölçülü ve makul olmayan idari para cezası ile cezalandırılmalarının hukuk devletinin gereği olan "adalet" ve "hakkaniyet" ilkeleriyle bağdaşmadığı"gerekçesiyle iptali istenilen maddenin, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptaline karar verildiğinden, anılan düzenleme uyarınca işlem tesisine olanak bulunmamaktadır.
Davacının dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali fiilinin5015 sayılı Kanun'un 4'inci maddesinin birinci ve 2. fıkralarına aykırılık yönünden değerlendirilmesine gelince;
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasında;"Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir.", ikinci fıkrasında ise, "Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır." hükmüne yer verilmiştir.
Kanunîlik ilkesi, ortaya çıkan sonuca ceza uygulanabilmesini, fiilin kanunlarda açık bir şekilde kabahat veya suç olarak tanımlanması şartına bağlamaktadır. Tipiklik unsuru olarak da ifade edilen kanunî unsur, somut fiilin kanunda belirlenmiş soyut hukuk normuna uygun olmasını ifade etmektedir.
Olayda, davacı şirketin faaliyetini dağıtıcısı ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesi kapsamında yürüttüğü; Kurul kararı ile davacı şirkete isnat edilen fiilin ise, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi olarak tanımlandığı görülmektedir. Söz konusu bu fiil ise eylem ve işlem tarihinde, 5015 sayılı Kanunun 8/2-a maddesi kapsamında düzenlenmesine ve varlığını korumasına karşın davalı idarece, davacının anılan fiilinin lisansla ilgili genel bir madde niteliğindeki 5015 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirilerek belirtilen yükümlülüğün ihlal edildiğinden bahisle, Kanunun 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca yaptırım uygulanmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddenin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca ceza tayinine gidilebilmesinin ancak "Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" yükümlülüğünün ihlal edilmiş olması şartına bağlı olduğu, dolayısıyla "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak" fiiline karşılık olarak 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca ceza verilmesine olanak bulunmadığı gibi, "Dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak" fiiline uygulanacak cezanın ise anılan Kanun'un 19. maddesinin, 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde özel olarak düzenlenmiş olmakla birlikte, bu maddenin de Anayasa Mahkemesinin 03.05.2016 tarih ve 29701 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında, davacı hakkında bu madde yönünden de yaptırım uygulanmasına hukuken imkan bulunmadığından, anılan fiil için yukarıda sözü edilen maddeler yasal dayanak olarak belirlenerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu fiilin sabit olduğundan bahisle davanın reddine ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/11/2019 tarih ve E:2019/614, K:2019/2293 sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin İPTALİNE; aşağıda dökümü yapılan, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 584,50.-TL yargılama giderinin ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.700,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde istinaf başvurusunda bulunan tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 01/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)