(375 S. KHK. m. 15) (6360 S. K. Geç. m. 2)
DAVANIN ÖZETİ: Elazığ İli, Gezin Belediye Başkanlığı emrinde memur olarak görev yapmakta iken, 6360 sayılı Kanun uyarınca davalı idare emrine nakledilen davacının, 30.03.2014 tarihinden itibaren ödenmeyen sosyal denge tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik 12.06.2014 tarihli, 5981 sayılı işlemin iptali ve işlem nedeniyle ödenmeyen parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davanın; davacının belediyede çalışırken, belediye ile bir sendika arasında imzalanan sözleşme gereği sosyal denge tazminatı aldığı, bu sözleşmenin bitmesi üzerine ise davalı idare tarafından artık davacıya ödeme yapılmamaya başlandığı, ancak davacının bu kez davalı idarenin başka bir sendika ile (davacının henüz davalı idareye nakledilmediği dönemde imzalandığı anlaşılan) akdettiği sözleşme kapsamında ödenen sosyal denge tazminatının kendine de verilmesini istediği görülmekte olup; halihazır durumda bu sözleşmenin kapsamında bulunmayan davacının bu ödemeyi alamayacağı, kendisine ait ödemelerin eski sendika ile yapılan sözleşme süresi bitene kadar yapıldığı, ayrıca talep etmiş olduğu ve bir sendikayla imzalanan sözleşme gereği ödemesi yapılan sosyal denge tazminatının ödenmesine ise, söz konusu sözleşmenin Mart-2014 tarihi itibariyle sona ermesi nedeniyle artık ödenme imkanı bulunmadığı; kaldı ki nakli düzenleyen kanun hükmü tarafından fark tazminatı hesabında sosyal denge tazminatı ödemesinin dikkate alınmayacağının bizatihi hükme bağlandığından hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nin 10.02.2015 günlü, E:2014/1062, K:2015/90 sayılı kararının; idarede çalışan diğer kamu görevlilerinin yararlandığı tüm ekonomik ve sosyal haklardan ayrımsız bir şekilde yararlanması gerektiği, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının sözleşme kapsamında olmadığından tazminat alamayacağı ileri sürülerek talebin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Malatya Bölge İdare Mahkemesi'nce dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile eklenen Ek 15'inci maddesinde, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 32'inci maddesinde, "27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz. Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz. İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan; 6360 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında "Türkiye İstatistik Kurumu tarafından tespit edilen 2011 yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayım sonuçlarına göre nüfusu 2.000’in altında olan ekli (27) sayılı listedeki adları yazılı belediyelerin tüzel kişilikleri ilk mahalli idareler genel seçiminden geçerli olmak üzere kaldırılarak bu belediyeler köye dönüştürülmüştür. (2) Bu madde ile tüzel kişilikleri kaldırılan belediyelerin personeli, her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları il özel idaresine devredilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Gezin Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel olarak görev yapmakta iken bazı belde belediyelerin kapatılması kapsamında bu belediyelerde görev yapan personelin Elazığ İl Özel İdaresine devredildiği, davalı Elazığ İl Özel İdaresi ile BEM BİR SEN Sendikası arasında imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nden davacının da yararlandırılması talebiyle yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının daha önce Gezin Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel olarak görev yapmakta iken bazı belde belediyelerin kapatılması kapsamında bu belediyelerde görev yapan personelin Elazığ İl Özel İdaresine devredildiği, bu dönemde davacının Devlet Personel Başkanlığına bildirimi yapılıncaya ve başka bir kuruma nakli gerçekleştirilinceye kadar 6360 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi kapsamında davalı idarenin personeli olduğu, sonuç itibariyle dava konusu edilen döneme ilişkin olarak davacının davalı idareye ait bir kadroda görev yaptığı açıktır.
Bu nedenle, davalı idare bünyesinde görev yapan kamu görevlilerini kapsayan sosyal denge sözleşmesi hükümlerinden sonradan 6360 sayılı Kanunun geçici 2. maddesince kapanan belediye personelinin il özel idarelerine devri kapsamında davalı idareye atanan davacının da yararlandırılması gerektiği ve bu yönde bir değerlendirmenin aynı kurum bünyesinde görev yapan personelin aynı haklara sahip olmasını sağlayacağı ve adalet, eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine uygun olacağı sonucuna varıldığından, dava konusu edilen işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
İtiraza konu mahkeme kararında her ne kadar 6360 sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesinin 9. Fıkrasının (a) bendinde yer alan "...Ancak 4046 sayılı Kanunun anılan maddesi uyarınca yapılacak fark tazminatında 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre yapılan ödeme dikkate alınmaz..." hükmü gereğince sosyal denge tazminatı ödenemeyeceği belirtilmiş ise de; söz konusu yasal düzenlemenin davacı memurun Devlet Personel Başkanlığına bildirimi sonucunda devredildiği kurumda uygulanacak ödemelere ilişkin olduğu açık olup, 375 sayılı KHK'de yer alan ve il özel idarelerinin kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödemesine imkan sağlayan düzenlemede ilgili personele sosyal denge tazminatı adı altında ödeme yapılabilmesi için ilgili idarenin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilme şartı öngörülmüş olup, idarenin kadro ve pozisyonunda görev yapan personel arasında ayrım yapmasına imkan tanıyan bir düzenleme bulunmadığı gibi bu yönde bir uygulamanın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacak olması sebebiyle mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Davacının sosyal denge tazminatı ödemesinin yasal faiziyle birlikte tazmini istemine gelince;
Uyuşmazlık konusu olayda olduğu üzere, süreklilik arzeden parasal ödemeler veya kesintiler ile ilgili olarak belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren altmış gün içinde; uygulama üzerine davacı idareye başvurmuş ise 12. maddenin göndermede bulunduğu 11. maddeye göre idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise uygulama tarihinden başvuru tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ tarihinden itibaren toplam altmış gün içinde idari davanın açılmış olması gerekir.
Başka bir anlatımla dava, başvuruya cevap verilmeyen hallerde davacının idareye başvurduğu tarihten önceki son uygulama tarihinden itibaren 120 gün geçirilmeden açılmış ise, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek koşuluyla, başvuru tarihinden geriye doğru altmış günlük süre içindeki "ilk uygulama" esas alınarak davacı isteminin esasının incelenmesi gerekecek; davacının idareye başvurduğu tarihten önceki son uygulama tarihinden itibaren 120 günlük, ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren, başvuru tarihine kadar işlemiş süreyle birlikte altmış günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise, ancak dava tarihinden geriye doğru altmış günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan başlayan zararın tazminine ilişkin istek incelenebilecektir.
Bu durumda, davacı tarafından, 30.03.2014 tarihinden itibaren ödenmeyen sosyal denge tazminatının ödenmesi istemiyle 29.05.2014 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun, 12.06.2014 tarihli, 5981 sayılı işlem ile reddedildiği ve davacıya 18.07.2014 tarihinde tebliği üzerine 29.08.2014 tarihinde bakılan davanın açıldığı görülmekle, davacının talebi doğrultusunda 30.03.2014 tarihinden itibaren sosyal denge tazminatının ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; itiraz isteminin kabulüne, Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nin 10.02.2015 günlü, E:2014/1062, K:2015/90 sayılı kararının bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulü ile 30.04.2014 tarihinden itibaren hesaplanacak sosyal denge tazminatının, davalı idareye başvuru tarihi olan 29.05.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 117,80-TL yargılama giderlerinin, 120,00-TL itiraz yargılama giderinin ve 750,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın ise işbu kararın kesinleşmesinden sonra resen Mahkemesince davacıya iadesine, fazladan alınan 27,70-TL başvuru harcının davacıya iadesine, 15 gün içinde Mahkememizden karar düzeltme isteme yolu açık olmak üzere 14.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)