(2577 S. K. m. 16, 45, 46, 49) (15. DD. 15.03.2016 T. 2015/6255 E. 2016/1770 K.)
İSTEMİN ÖZETİ: Manisa-Kula İlçe Jandarma Komutanlığında, 11.07.2017 tarihinde, bir er tarafından koğuş içerisinde rastgele ateş açılması sonucu şehit olan Jandarma Er .....'nun anne/baba ve kardeşleri olan davacılar tarafından; maddi ve manevi zararlarının giderimi istemiyle davalı idareye yapılan başvuruların Jandarma Genel Komutanlığı tarafından süresi içinde cevap verilmeyerek zımnen reddi üzerine fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere baba ..... ve anne ..... için 1.000,00'er TL maddi (09.10.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talep edilen miktarın artırılarak ..... için 67.249,13 TL maddi, ..... için 123.536,88 TL maddi), 150.000,00'er TL manevi, kardeşler ..... ve ..... için 70.000,00'er TL manevi olmak üzere toplamda 630.786,01 TL tazminatın olay tarihinden itibaren (11.07.2017) işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada; uyuşmazlıkta, askerlik hizmetinin düzenlenmesi ve denetlenmesine ilişkin kamu hizmetini yürüten davalı idarenin, bu hizmetin gereği gibi yürütülmesini sağlayacak personelinin kişisel kusuru veya bu kişilerin denetim ve gözetiminden sorumlu kişilerin eylemi sonucu uğranılan maddi ve manevi zararı, hizmet kusuru nedeniyle (tam) tazmin sorumluluğu bulunduğu, uyuşmazlıkta Mahkemece 31/05/2019 ve 12/07/2019 tarihli ara kararları ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından .....'nun vefatı nedeniyle baba ..... ve anne .....'na herhangi bir gelir, maaş, aylık, ödenek, ölüm aylığı veya başka ad altından bir ödenek bağlanıp bağlanmadığının sorulmasına, adı geçen şahıslara yapılan bir ödeme veya bağlanan aylıklar varsa, bunların rücuya tabi olup olmadığının ve bağlanan aylık ve yapılan ödemelerin peşin sermaye değerinin sorulduğu, davalı idarenin 24/07/2019 tarih ve E.10767700 sayılı cevap yazısında baba ..... ve anne .....'na vazife malüllüğü aylığı bağlandığı ve tütün ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, diğer taraftan er ve erbaşlar Kurumları sigortalısı olarak kabul edilmediklerinden dolayı yapılan ödemelerin rücuya tabi olmayacağından ödenen aylığın peşin sermaye değerinin hesaplanamadığı cevabının verildiği, dava konusu olayda, davalı idarenin kusursuz değil kusurlu sorumluluğu bulunduğundan, olay nedeniyle davacı anne ve babaya bağlanan vazife malullüğü aylığının davacı anne ve babanın olay nedeniyle uğradığı zararın giderilmesi (ifa) amacıyla değil, sosyal devlet ilkesi kapsamında karşılıksız yardım amacıyla yapıldığı, dolayısıyla bağlanan vazife malullüğü aylığının adi malullük aylığını aşan tutarın ve tütün ikramiyesinin zarardan indirilmesi durumunda bu durumun kusurlu sorumluluğu bulunan davalı idarenin ödüllendirilmesi anlamına geleceğinden, bağlanan vazife malullüğü aylığının adi malullük aylığını aşan tutarın ve tütün ikramiyesinin ortaya çıkan maddî zarardan indirilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varıldığı, uyuşmazlıkta davalı idarenin tam hizmet kusuru olduğu, davalı idare tarafından yapılan ödemelerin rücuya tabi olmayacağının belirtildiği görülmüş olup, davacılardan anne ve babaya bağlanan vazife aylıklarının ifa amaçlı ödeme olmaması nedeniyle, baba .....'na 67.249,13 TL ve anne .....'na ise 123.536,88 TL olmak üzere toplam 190.786,01 TL maddi tazminatın2.000,00 TL'lik kısmı için idareye başvuru tarihi olan 09.07.2018 tarihinden itibaren; kalan 188.786,01 TL'lik kısmı için ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 02.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği, bu durumda, olayın oluşumu, davalı idarenin olayın meydana gelmesindeki kusuru dikkate alınarak davacılara oğullarının/kardeşlerinin ölümü nedeniyle duydukları elem ve üzüntü karşılığı bir tatmin aracı olarak ödenmesi gereken manevi zararın; müteveffanın anne ve babası için ayrı ayrı 100.000,00'er TL, kardeşleri için ayrı ayrı 40.000,00'er TL olmak üzere toplamda 280.000,00 TL olduğu sonucuna varılmış olup, söz konusu tazminat tutarına davacıların başvuru dilekçelerinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi, davacılar baba ..... ve anne .....'nun maddi tazminat istemlerinin kabulü ile, baba ..... için 67.249,13 TL ve anne ..... için ise 123.536,88 TL olmak üzere toplam 190.786,01 TL maddi tazminatın2.000,00 TL'lik kısmı için başvuru dilekçelerinin davalı idareye tebliğ edildiği 09.07.2018 tarihinden itibaren; kalan 188.786,01 TL'lik kısmı için ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 02.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından ödenmesi, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüyle baba ..... için 100.000,00 TL, anne ..... için 100.000,00 TL, kardeş H. S. için 40.000,00 TL ve kardeş ..... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 280.000,00-TL manevi tazminatın davacıların başvuru dilekçelerinin davalı idareye tebliğ edildiği 09.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat tutarı ve faiz istemlerinin reddi yolunda Manisa 2. İdare Mahkemesince verilen 09/01/2020 tarih, E:2018/928, K:2020/4 sayılı kararın; davacılar tarafından, maddi zararın müteveffa askerin yaşasaydı terhis olacağı tarihte ailesine katkıda bulunmasının mümkün olacağından terhis tarihinden itibaren işletilecek faiz ile birlikte ödenmesi, manevi tazminat taleplerinin tamamının ödenmesine karar verilmesi gerektiği, davalı idare tarafından, idarelerinin kusurunun bulunmadığı, tazmine sebep olan olayın 3. şahsın kusurundan kaynaklandığı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf başvuru dilekçesine yanıt verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştayda temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dava, yakınları .....'nun 11.07.2017 tarihinde, bir jandarma er tarafından koğuş içerisinde rastgele ateş açılması sonucu vefat ettiği olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek anne/baba ve kardeşleri olan davacılar tarafından; fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere baba ..... ve anne ..... için 1.000,00'er TL maddi (09.10.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talep edilen miktarın artırılarak ..... için 67.249,13 TL maddi, ..... için 123.536,88 TL maddi), 150.000,00'er TL manevi, kardeşler ..... ve ..... için 70.000,00'er TL manevi olmak üzere toplamda 630.786,01 TL tazminatın olay tarihinden itibaren (11.07.2017) işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin; kararın maddi ve manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinden;
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın bu kısmının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacıların; kararın manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinden;
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın bu kısmının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacıların, ıslah ile arttırılan 188.786,01-TL maddi tazminat miktarı ile ilgili faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesine gelince;
İdari yargı uygulamasında faiz; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuna göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Olayda, davacılar anne ....., baba ..... tarafından davalı idareye 09.07.2018 tarihinde tebliğ edilen 07.07.2018 tarihli dilekçe ile ayrı ayrı 150.000,-TL. maddi tazminat istemiyle başvuruda bulunulduğu, 12.09.2018 tarihinde Mahkemeye sunulan dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla ayrı ayrı 1.000,00-TL maddi tazminat istemiyle dava açılmış ise de bilirkişi raporunda tespit edilen tutar nedeniyle 2577 sayılı Yasanın 16/4.maddesi hükmünden faydalanılarak, ıslah edilmek suretiyle miktarın arttırıldığı ve anılan dilekçenin 02.12.2019 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği görülmüştür.
Islah edilen miktar üzerinden hesaplanacak faizin başlangıç tarihine gelince; maddi tazminata işletilecek faizin başlangıç tarihi olarak yüksek yargı yerlerinin yerleşik içtihatlarıyla miktar arttırımına ilişkin (ıslah) dilekçesinin idareye tebliğ edildiği tarih kabul edilmiş olmakla birlikte,(Benzer yaklaşım için Danıştay 15. Dairesinin 15.03.2016 tarih ve E:2015/6255, K:2016/1770 sayılı, Danıştay 10. Dairesinin 05.07.2017 tarih ve E:2016/638, K:2017/3509 sayılı ve 22.06.2017 tarihli, E:2016/3596, K:2017/3380 sayılı,)davacı tarafından oluşan zararların tazmin edilmesi istemiyle yapılan ve 09.07.2018 tarihinde davalı idare kayıtlarına giren başvuru dilekçelerinde anne ve baba için ayrı ayrı 150.000,00-TL'lik maddi tazminat isteminde bulunulduğu gözetildiğinde idarenin maddi tazminat miktarı için anılan tarihte temerrüde düştüğü ve talebin tümü için idareye başvuru tarihi esas alınarak faize hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, ıslah edilen miktar için hükmedilen tazminat yönünden de, davacı zararlarının tazmini istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun davalı idare kayıtlarına girdiği 09.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; Manisa 2. İdare Mahkemesince verilen 09/01/2020 tarih, E:2018/928, K:2020/4 sayılı kararın;
- kabule ilişkin kısmına yönelik davalı idare istinaf başvurusunun reddine,
-redde ilişkin kısmına yönelik davacıların istinaf başvurusunun reddine,
-Maddi tazminatın ıslah edilen bölümünün faiz başlangıcına ilişkin kısmı yönünden davacılar istinaf başvurusunun kabulüne;
-kabul edilen kısım yönünden kararın faiz başlangıcına ilişkin kısmının kaldırılmasına;
-anılan kararın, "maddi tazminatın davacı baba ..... için 67.249,13 TL ve anne ..... için ise 123.536,88 TL olmak üzere toplam 190.786,01 TL maddi tazminatın dava açıldığındaki talep miktarı olan 2.000,00 TL'lik kısmı indirildikten sonra kalan ve ıslah edilen 188.786,01-TLlik kısmının da idareye başvuru tarihi olan 09.07.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, yukarıda belirtilen başvuru tarihinden önceki dönemlere ilişkin yasal faiz isteminin reddine;
-tarafların haklılık durumu ile reddedilen kısım gözönünde bulundurularak; aşağıda ayrıntısı gösterilen 873,25 TL ilk aşama ve istinaf yargılama giderinin 173,25- TL kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına, 700,00-TL kısmının davalı idare tarafından davacıya verilmesine,
-kabul edilen tutarlar üzerinden hesaplanan ve adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle İdare Mahkemesince tahsil edilmeyen 32.159,39-TL nispi karar harcının doğrudan davalı idareden tahsili için tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
-kararımızın faiz talebine ilişkin hükümler içeriyor olması gözönünde bulundurularak; taraf vekilleri için ilk derece Mahkemesince kabul ve reddedilen tutarlar üzerinden nispi avukatlık ücretine hükmedilmiş olması nedeniyle bu aşamada yeniden avukatlık ücretine hükmedilmemesine,
- davalının bu aşamada yaptığı 37,25 TL posta giderinin üzerinde bırakılmasına,
-artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesi üzerine Mahkemesince yatıranlara geri verilmesine;
- kararımızın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yolu açık olmak üzere 24/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)