(2942 S. K. Ek m. 1, Geç. m. 6, 11) (2577 S. K. m. 12) (6. DD. 20.09.2016 T. 2015/6995 E. 2016/4782 K.)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının maliki olduğu Mersin ili, Yenişehir ilçesi, Bahçe Mahallesi, 9608 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın uzun süredir kısıtlı kalması (Trafo Alanı) nedeniyle taşınmazın bedeli olan 10.000,00.-TL.’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Mersin 1. İdare Mahkemesinin 23.06.2015 tarih ve E:2014/676, K:2015/821 sayılı iptal kararı üzerine davalı idarenin, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan kısıtlılığı kaldırma yönünde bir idari işlem tesis ederek Mahkeme kararını yerine getirmesi gerektiğinden, görülmekte olan davada Kamulaştırma Kanunu uyarınca kamulaştırılmasız el atma bedeli olarak 10.000,00.-TL'nin tazmininin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle Mersin 2. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 08/01/2016 gün ve E:2014/749, K:2016/28 sayılı kararın, davacı vekili tarafından; itiraza konu tam yargı davasında mahkeme iptal davasının sonucunun beklenmesine karar vermesi gerekirken iptal davasının sonucunu beklemeden tam yargı davasının reddine karar verdiği, davalı tarafın 5 yıldan fazla bir süredir kısıtlı olan taşınmaz, kamulaştırmak ya da kısıtlılığı kaldırmak yerine görevini yapmayarak kendi kus urlu hareketiyle davanın açılmasına yol açtığı, hiç kimse kendi kusurlu hareketinden kendisi yararına sonuç doğuramaz ilkesi göz önüne alındığında davalı tarafa vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı iddialarıyla itirazen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ: İptal kararı mevcutken tazmin kararı verilemeyeceği, bu sebeple mahkeme nihai kararının hukuka uyar nitelikte olduğu ileri sürülerek, davacı itirazının reddi ile usul ve kanunlara uygun olduğu belirtilen kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
TOROSLAR ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş.'NİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacının iddia
ettiği gibi hukuk dışı bir yargılamanın söz konusu olmadığı ileri sürülerek, davacı itirazının reddi ile mahkeme kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ:
Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Dava, davacının maliki olduğu Mersin İli, Yenişehir ilçesi, Bahçe Mahallesi, 9608 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın uzun süredir kısıtlı kalması (Trafo Alanı) nedeniyle taşınmazın bedeli olan 10.000,00.-TL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33. maddesi ile eklenen Ek Madde 1’de; "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programlan veya imar uygulamalar, yapılır ve bütçe imkanlar, dahilinde bu taşınmazla, ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her halde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir.
Birinci fıkra uyarınca dava açılması halinde taşınmazın ya da üzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, mahkemece; bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılarak, taşınmazın hukuken tasarrufunun kısıtlandığı veya fiilen el konulduğu tarihteki nitelikleri esas alınmak suretiyle tespit edilir ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine hükmedilir.
Bu madde kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılacak dava ve takiplerde, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara bu madde hükümleri, kesinleşen ancak henüz ödemesi yapılmayan kararlar hakkında ise geçici 6 ncı maddenin üçüncü, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrılması gereken yüzde iki oranındaki ödenekler, yüzde dört olarak ayrılır. İlave olarak ayrılan yüzde iki oranındaki ödenekler, münhasıran bu ek madde ile geçici 11 inci ve geçici 12 nci maddeler kapsamında yapılacak ödemelerde kullanılır. Yapılacak ödemelerin toplam tutarının ilave olarak ayrılan ödeneğin toplamını aşması halinde, ödemeler, en fazla on yılda ve geçici 6 ncı maddenin sekizinci fıkrası hükmüne göre yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kanuna 6745 sayılı Kanunun 34. maddesi ile eklenen Geçici Madde 11'de ise; "Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.
Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, bu madde kapsamında kalan taşınmazlara ilişkin dava ve takipler hakkında da uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen düzenlemeye göre; uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi ketumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde İmar programlar, veya imar uygulamaları yapılması ve bütçe imkanları dahilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılması veya imar planı değişikliği yapılması/yaptırılması zorunluluğu getirilerek bu konuda vatandaşların karşılaştıkları mağduriyetlerin giderilmesi, bu kapsamda kalan taşınmazların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç beş yıllık süre içerisinde bütçe imkanları dahilinde ilgili idarelerce kamulaştırılması veya taşınmazların mevcut imar planı bulunup bulunmadığı veya imar planı yapılabilecek yerlerden olup olmadığı durumuna göre imar planı/imar uygulaması/toplulaşma yapılmak/yaptırılmak suretiyle başka yerden mümkün ise müstakil, değilse hisseli parsel verilmesi veyahut taşınmazların tahliye edilerek kullanıma imkan verecek biçimde malikine iade edilmesi amaçlanmıştır.
Kanunda düzenlenen 5 yıllık sürenin ek 1. madde kapsamında kalan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarruf hakkı kısıtlanan taşınmazlar hakkında da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacağı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara da bu madde hükümlerinin uygulanacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
İncelenen olayda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 12. maddesi uyarınca İlgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri dikkate alındığında, İdare Mahkemesince; "Mersin 1. İdare Mahkemesinin 23.06.2015 tarih ve E:2014/676, K:2015/821 sayılı iptal kararı üzerine davalı idarenin, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan kısıtlılığı kaldırma yönünde bir idari işlem tesis ederek Mahkeme kararını yerine getirmesi gerektiğinden, görülmekte olan davada Kamulaştırma Kanunu uyarınca kamulaştırılmasız el atma bedeli olarak 10.000,00.-TL'nin tazmininin hukuken mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İtiraza konu kararında hukuki isabet görülmemekle birlikte, imar planında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılan tüm taşınmazlar için davalı idarelere tanınan kamulaştırma veya yasada belirtilen kısıtlılığı giderici diğer işlemleri yapmaya yönelik beş yıllık sürenin yukarıda anılan yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih (07.09.2016) itibariyle başlatılması ve yine bu beş yıllık süre içinde anılan konuda kamulaştırma bedeli veya tazminatı ödenmesine hukuken olanak bulunmaması karşısında, şu aşamada hukuken uyuşmazlığın esası hakkında karar verme olanağı bulunmamaktadır.
Nitekim benzer uyuşmazlıkta Danıştay 6. Dairesince verilen 20.09.2016 gün ve E:2015/6995, K:2016/4782 sayılı karar da bu yöndedir.
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kimin üzerinde bırakılacağı hususuna gelince; yukarıda izan edildiği üzere davacının davasını açtığı ve idare mahkemesince kararın verildiği tarih itibariyle hukuki el atma nedeniyle tazminat davası açabilmeye yönelik olarak davacılar açısından (taşınmazın imar planında umumi hizmet veya resmi kurum alanına ayrılmış olması; beş yıllık süre içinde taşınmazın kamulaştırılmamış bulunması veya kısıtlılığın giderilmemiş olması; yine davacının taşınmazda -yukarıda izah edildiği üzere-beş yıldan fazla bir süredir hak sahibi bulunması gibi) gerekli tüm şartların bulunduğu, ancak davanın sonradan çıkan yasal düzenleme nedeniyle konusuz kaldığı dikkate alındığında, bakılan davadaki yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılması ve davacılar vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi adalet ve hakkaniyet ilkelerinin gereğidir.
Açıklanan nedenlerle; itirazın KABULÜNE, itiraza konu Mersin 2. İdare Mahkemesi'nce tek hakimle verilen 08/01/2016 gün ve E:2014/749, K:2016/28 sayılı kararının BOZULMASINA, konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, aşağıda dökümü yapılan itiraz ve dava aşamasına ilişkin 2.348,95.-TL yargılama gideri ile 659 sayılı KHK ve atıfta bulunduğu yürürlükteki A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 900,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, dava aşamasında fazladan yatırılan (170,80-25,20=) 145,60.-TL karar harcı ile fazladan yatırılan 29,20.-TL karar harcının ilgili idaresince; artan posta ücretinin karar kesinleştikten sonra mahkemesince, itiraz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/12/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)