(5434 S. K. m. 89) (5510 S. K. Geç. m. 4, 106) (1475 S. K. m. 14, 16, 17) (2829 S. K. m. 8, 12)
4.KURUL
İSTEMİN ÖZETİ: Emekli sandığına tabi memur olarak görev yapmakta iken daha önce SSK’ya tabi işçi olarak çalıştığı süreler de dikkate alınarak hizmet birleştirmesi yoluyla emekliye ayrılan ve kendisine işçi olarak geçirdiği sürelerde dahil edilerek emekli ikramiyesi ödenen davacının işçi olarak geçirdiği süreler için sehven emekli ikramiyesi ödendiğinden bahisle söz konusu sürelere isabet eden emekli ikramiyesi tutarının borç çıkartılması ve emekli aylıklarından kesinti suretiyle tahsil edilmesine ilişkin 20.03.2014 tarih ve …… sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve hak edilen emekli ikramiyesinin yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, davacının SSK’lı ve işçi olarak çalıştıktan sonra açılan sınav sonucunda aynı kurum bünyesinde yer alan memur kadrosuna atanması sebebiyle iş akdinin sona erdirildiği, sözleşmeyi fesheden idarenin haklı olduğu, diğer taraftan işçinin kendi iradesiyle memur statüsüne geçmiş olması durumunda, iş sözleşmesi işçinin kendi isteği ile sonlandırıldığının da kabulü gerektiği, bu durumda da yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlamadan kendi ayrıldığı, bu sebeple kıdem ve ihbar tazminatı ödenemeyeceğinden emekli ikramiyesinin de ödenmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen 26/01/2015 gün ve E: 2014/1247 K:2015/97 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek itiraz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4.Kurulunca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Emekli Sandığına tabi memur olarak görev yapmakta iken daha önce SSK’ya tabi işçi olarak çalıştığı sürelerde dikkate alınarak hizmet birleştirmesi yoluyla emekliye ayrılan ve kendisine işçi olarak geçirdiği sürelerde dahil edilerek emekli ikramiyesi ödenen davacının işçi olarak geçirdiği süreler için sehven emekli ikramiyesi ödendiğinden bahisle söz konusu sürelere isabet eden emekli ikramiyesi tutarının borç çıkartılması ve emekli aylıklarından kesinti suretiyle tahsil edilmesine ilişkin 20.03.2014 tarih ve …… sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve hak edilen emekli ikramiyesini yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunun 89.maddesinde, “Hizmet sürelerinin tamamını bu kanunun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanununun geçici 4.maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir. Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu kanun ve/veya 5510 sayılı kanunun geçici 4.maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilmesi hakkında kanunun 8.maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise, bu kanun veya 5510 sayılı kanunun geçici 4.maddesi hükümlerine tabi olarak bu kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmaların 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı iş kanununun 14.maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir. İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu kanun veya 5510 sayılı kanunun geçici 4. Maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden bu aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı kanunun 12.maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümler uygulanmaz. Yukarıdaki fıkralara göre verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler ile mülga 2829 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesi hükümlerine tabi olarak bu Konuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı kanunun 14. maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri ile dikkate alınmaz. Ancak mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4.maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14. maddesindeki şartlar aranmaz…” hükmüne yer verilmiştir.
Diğer yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106.maddesi ile 2008 yılı ekim ayı başında yürürlükten kaldırılan, ancak anılan Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca halen uygulanmasına devam edilen 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 12. Maddesinde, "Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara. T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şeklide sona ermiş olması, sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır. Ancak, ilgililere, her ne surette olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakta birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz. Ayrıca. 8. maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır. Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır." hükmü yer almıştır.
2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunu'nun 8.maddesinde, “Birleşmiş Hizmet süreleri toplam üzerinden ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir" hükmüne 24/7/2008 tarihli ve 5793 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 12 maddesinde de, “…4857 sayılı İş Kanunu'na tabi hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için iş sözleşmesinin İş kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatını ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması şarttır” hükmüne yer verilmektedir.
1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinde, "Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin, 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17. maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti Dolayısıyle 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.” hükmü yer almaktadır.
Dosyasının incelenmesinden; davacının 02.09.1984 ile 14.09.1995 tarihleri arasında DSİ Samsun Bölge Müdürlüğü bünyesinde SSK'lı ve işçi olarak çalıştıktan sonra açılan sınav sonucunda aynı Müdürlük bünyesindeki memur (mühendis) kadrosuna atanması sebebiyle iş akdinin soda erdirildiği, Emekli Sandığına tabi memur olarak görev yapmakta iken daha önce SSK’ya tabi işçi olarak çalıştığı süreler de dikkate alınarak hizmet birleştirmesi yoluyla emekliye ayrıldığı ve kendisine işçi olarak geçirdiği süreler de dahil edilerek emekli ikramiyesi ödenen davacının işçi olarak geçirdiği süreler için sehven emekli ikramiyesi ödendiğinden bahisle söz konusu sürelere isabet eden emekli ikramiyesi tutarının borç çıkartılması ve emekli aylıklarından kesinti suretiyle tahsil edilmesine ilişkin 20.03.2014 tarih ve 60.373.364 0 sayılı işlemin tesisi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının kurum içinde yapılan sınavda başarılı olması üzerine, hiç ara vermeden memur kadrosuna geçtiği, işçi olarak çalıştığı döneme ilişkin kıdem tazminatı veya başka bir ödeme yapılmadığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri gereği birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların kamu kurum ve kuruluşlarında 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermesi gerekmektedir.
Bu durumda, İş Kanunu hükümlerine tabi çalışmakta iken davacı için daha iyi bir statü olan memur kadrosuna girmeye hak kazandığı, aynı kurum kapsamında memuriyet kadrosunda çalışabilmesi için mevcut kadrosundan ayrılması gerektiği, bu ayrılışın 1475 sayılı İş Kanunu kapsamında istifa olarak değerlendirilemeyeceği, 2829 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca, davalı idarece, davacıya söz konusu süreler için emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, sehven ödendiğinden bahisle borç çıkarılmasına ve kesinti suretiyle, tahsil edilmesine ilişkin dava konusu istemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının itiraz isteminin KABULÜNE ve Ankara 4. İdare Mahkemesinde verilen 26/01/2015 gün ve E: 2014/1247, K:2015/97 sayılı kararın BOZULMASINA, 2577 sayılı Yasanın 45/4 maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda dava konusu işlemin İPTALİNE, kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhası ile itiraz safhasına ait toplam 239.75-TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1000,00-TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, artan posta gideri avansının da kararın kesinleşmesinden sonra itiraz eden tarafa iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Kuruluna karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)