(657 S. K. m. 4) (193 S. K. m. 25) (1475 S. K. m. 14) (213 S. K. m. 4, 120, 122, 124) (5345 S. K. m. 23, 24) (2577 S. K. m. 14, 15)
İstemin Özeti: 657 sayılı Kanunun 4/c maddesine göre geçici personel olarak Tokat Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrinde çalışan davacının, emekliye ayrılması nedeniyle kendisine ödenen iş sonu tazminatından kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun muafiyet ve istisnalara ilişkin 25. maddesinin 7. fıkrasında, 1475 ve 854 sayılı Kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarlarının gelir vergisinden müstesna olduğunun belirtildiği, davacıya ödenen iş sonu tazminatının, 1475 sayılı Kanunun 14. maddesinde düzenlenen kıdem tazminatı ile tanımı ve hukuki içeriği itibariyle aynı nitelikte olduğu, bu nedenle davacıya ödenen iş sonu tazminatı üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, gelir vergisi kesintisinin idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar veren Sivas Vergi Mahkemesinin 29/06/2016 gün ve E:2016/181, K:2016/309 sayılı kararının; davacıya ödenen iş sonu tazminatının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25.maddesinde düzenlenen istisna kapsamına girmediği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Davalı idarenin itiraz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
657 sayılı Kanunun 4/c maddesine göre geçici personel olarak Tokat Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrinde çalışan davacının, emekliye ayrılması nedeniyle kendisine ödenen iş sonu tazminatından kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın kabulü ile dava konusu işlemin iptaline, gelir vergisi kesintisinin idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar veren Vergi Mahkemesi kararının davalı idarece bozulması istenilmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4.maddesinin birinci fıkrasında vergi dairesi, mükellefi tesbit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire olarak tanımlanmış; "Düzeltme yetkisi ve reddiyat" başlıklı 120.maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürünün karar vereceği, bu hataların düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunacağı; aynı maddenin 28/3/2007 tarih ve 5615 sayılı Kanunun 20.maddesiyle eklenen son fıkrasında, bu Kanunun 4 üncü maddesinde yazılı vergi dairesinin görev ve yetkilerini haiz olarak faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında düzeltme yetkisinin vergi dairesi başkanına ait olduğu ve başkanın bu yetkisini ilgili grup müdürlerine ve/veya müdürlere devredebileceği; 122.maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri; 124.maddesinde de, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri hükümleri yer almıştır.
5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanunun 23. maddesinde, Gelir İdaresi Başkanlığının taşra teşkilatının, doğrudan merkeze bağlı vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı kurulmayan yerlerde bu Kanunun 24 ve 25 inci maddelerindeki görev ve yetkileri haiz vergi dairesi müdürlüklerinden oluştuğu; vergi dairesi başkanlıklarının kuruluş yerleri ve sayıları ile bunlara ilişkin değişikliklerin Bakanlar Kurulunca belirleneceği; 24. maddesinin ikinci fıkrasında, Vergi Dairesi Başkanlığının; yetki alanı içindeki mükellefi tespit etmek, vergi ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin tarh, tahakkuk, tahsil, terkin, tecil, iade, ödeme, muhasebe ve benzeri işlemleri yapmak, bu işlemler ile personel atama, disiplin, terfi, sicil, harcırah ve benzeri özlük işlemlerinden dolayı idarî yargı mercileri nezdinde yaratılan ihtilaflarla ilgili olarak bu merciler nezdinde talep ve savunmalarda bulunmak, gerektiğinde temyiz ve tashihi karar talebinde bulunmak, yargı kararlarının uygulanması işlemlerini yürütmek, vergi uygulamalarını geliştirmek ve iyileştirmek, mükelleflere kanunların uygulanması ile ilgili görüş bildirmek, mükellefi hakları konusunda bilgilendirmek ve uygulamalarında mükellef haklarını gözetmek, mükellef hizmetleri ile bilgi işlem, istatistik, bilgi toplama, eğitim, satın alma, kiralama, vergi inceleme ve denetimi, uzlaşma, takdir ve benzeri görevleri ve işlemleri yürütmekle görevli ve yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Konuya ilişkin mevcut bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere vergi ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin tarh, tahakkuk, tahsil, terkin, tecil, iade, ödeme, muhasebe ve benzeri işlemleri yapmak yetkisi kanunlarla diğer kamu idarelerine (Örneğin,1319 sayılı Kanunun 11. ve 21.maddeleri ile belediyelere, 640 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2.maddesinin 1 numaralı fıkrasının (d) bendi ile Gümrük Ve Ticaret Bakanlığına) verilmediği hallerde vergi dairesi başkanlıklarına, vergi dairesi başkanlığı kurulmayan yerlerde ise vergi dairesi müdürlüklerine aittir.
Bu itibarla davacıya ödenen iş sonu tazminatından gelir vergisi kesmekten sorumlu olan Tokat Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün yersiz kesildiği ileri sürülen vergilerin düzeltilerek iade edilmesi konusunda işlem tesis etmeye yetkili olmadığı açıktır. Bu yoldaki istemlerin ilgili vergi dairesi müdürlüklerine ya da vergi dairesi başkanlıklarına yöneltilmesi ve istemin reddi halinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116-126'ncı maddelerine göre işlem yaratıldıktan sonra bu işlemlerin idari davaya konu edilmesi mümkündür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun dilekçeler üzerinde yapılacak ilk incelemeleri düzenleyen 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerin, idari davaya konu olabilecek bir işlem bulunup bulunmadığı yönünden de inceleneceği hükme bağlandıktan sonra 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde, idari davaya konu olabilecek bir işlemin bulunmaması halinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Tokat Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün, davacıya ödenen iş sonu tazminatından kesilen verginin düzeltilmesi ve tevkif edilen verginin davacıya ret ve iadesi konusunda işlem tesisine yetkili olmaması nedeniyle bu kurumdan istenen düzeltmenin yapılamayacağını duyuran yazının, vergilendirme alanında kurulmuş idari davaya konu olabilecek bir işlem olmadığı dikkate alınarak 2577 sayılı Kanunun 14'üncü maddesinin (3/d) bendi ve 15'inci maddesinin (1/b) bendi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptaline, gelir vergisi kesintisinin idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar veren Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin itiraz isteminin kabulü ile Sivas Vergi Mahkemesinin 29/06/2016 gün ve E:2016/181, K:2016/309 sayılı kararının bozulmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 4.fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın idari davaya konu işlem bulunmadığından incelenmeksizin reddine, aşağıda gösterilen 128,30-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare vekili için takdir olunan 1.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j bendi uyarınca muaf olduğundan, davalı idareden alınamayan 84,50-TL itiraz başvuru harcı ile 29,20-TL karar harcının davacıdan alınmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde, itiraz isteminde bulunana iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)