İSTEMİN ÖZETİ: Toptan hazır giyim işini 23.11.2009 tarihinde terk ettikten sonra 24.11.2009 tarihinde kuyumculuk (gram altın satışı) faaliyetinden mükellef olan davacı hakkında, 2009/Aralık ve 2010/Ocak-Temmuz dönemlerinde POS cihazı ile gerçekleştirdiği satışların ayrıntısı yönünden yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 07.05.2015 tarih ve 2015-A-3453/35 sayılı Vergi Tekniği Raporu ile davacının, çeşitli bankalara ait POS cihazlarını nakit para çekim işinde veya kart borcu öteleme amacıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara komisyon karşılığı kullandırılması suretiyle POS cihazı ile tefecilik faaliyetinde bulunulduğunun tespiti üzerine, 2010/1.ila 7.ay dönemlerine ilişkin olarak ve Banka Sigorta Muameleleri yönünden yapılan inceleme sonucu düzenlenen 07.05.2015 tarih ve 2015-A-3453/38 sayılı Vergi İnceleme Raporuna dayanılarak davacı adına re'sen tarh olunan toplam 6.221,28-TL banka ve sigorta muameleleri vergisi ile bir kat 6.221,28-TL vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada, Sakarya Vergi Mahkemesince özetle; davacının altı farklı bankadan aldığı POS cihazları ile belli tutarın üzerinde işlem yapan kişilerden örnekleme yöntemi ile belirlenen şahısların alınan ifadeleri ve davacının 2010 yılında elde edilen hasılatı ile iş yerinin hacmi arasındaki orantısızlık birlikte değerlendirildiğinde davacının POS cihazlarını amacı dışında ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara komisyon karşılığında borç para kullandırmak suretiyle kuyumculuk faaliyeti adı altında POS tefecilik faaliyetinde bulunduğunun tesbit edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacının bu şekilde elde ettiği faiz gelirinin, 2010 yılındaki faaliyeti sonucunda elde ettiği hasılatın her ay için Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları esas alınmak suretiyle hesaplanarak davacı adına tarh olunan tek kat vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muamaleleri vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle verilen 31/12/2015 tarih ve E:2015/586, K:2015/893 sayılı ''davanın reddine'' ilişkin kararın, davacı tarafından; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, dosyaya dayanak vergi tekniği raporu ile ilgili incelemeyi yapan müfettişin faiz hesabında bankaların aldığı faiz ve komisyonları dikkate almadığı bu nedenle vergi matrahının olması gerekenin çok üzerinde çıktığı, düzenlenen Vergi Tekniği Raporunun içeriği bilinmeden içeriğindeki tespitlere göre bilgi ve belge toplayarak savunmalarını hazırlayamadıklarını bu raporlarda iddia edilen faiz gelirinin nasıl ve ne şekilde bulunulduğu nasıl hesaplandığının belirtilmediği iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca bozulmasına, davanın kabulüne karar verilmesi isteminden ibarettir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı hakkında tarh edilen vergi z,yaı cezalı banka muamele vergisi tahriyatlarında kanunlara uygunsuzluk bulunmadığı, davacı itirazının reddi Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesi'nce, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davacının itiraz dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
İtiraz; 2009/Aralık ve 2010/Ocak-Temmuz dönemlerinde POS cıhazı ile gerçekleştirdiği satışların ayrıntısı yönünden yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 07.05.2015 tarih ve 2015-A-3453/35 sayılı Vergi Tekniği Raporu ile davacının, çeşitli bankalara ait POS cihazlarını nakit para çekim işinde veya kart borcu öteleme amacıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara komisyon karşılığı kullandırılması suretiyle POS cıhazı ile tefecilik faaliyetinde bulunulduğunun tespiti üzerine, 2010/1.ila 7.ay dönemlerine ilişkin olarak ve Banka Sigorta Muameleleri yönünden yapılan inceleme sonucu düzenlenen 07.05.2015 tarih ve 2015-A-3453/38 sayılı Vergi İnceleme Raporuna dayanılarak davacı adına re'sen tarh olunan toplam 6.221,28-TL banka ve sigorta muameleleri vergisi ile bir kat kesilen 6.221,28-TL vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada, Sakarya Vergi Mahkemesince verilen 31/12/2015 tarih ve E:2015/586, K:2015/893 sayılı ''davanın reddine'' ilişkin kararın, davacı tarafından, istemin özetinde yazılı nedenlerle bozulması istemine ilişkindir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Vergi Müfettiş yardımcısı tarafından düzenlenen 07.05.2015 tarih ve 2015-A-3453/35 sayılı Vergi Tekniği Raporunda da belirtildiği üzere, 25.09.2013 tarih ve AGB-A3453/99-52 sayılı ticari defter belgeleri isteme yazısının, mükellefin işini (31.12.2011 tarihinde gram altın satış işini) terk etmiş olması nedeniyle ikamet adresine gönderildiği, söz konusu tebligata mahalle muhtarı ve vergi dairesi memuru nezdinde tutulan01.11.2013 tarihli "adres tesbit" Tutanağında; bu adreste ikamet etmesine karşın bu adrese gelip gitmediğinin tesbit edildiği, yapılan tebligat ile mükellefe ulaşılamadığından düzenlenen vergi tekniği raporundaki tesbitlerin, ticari defter ve belgeler dışındaki verilerden ve Gelir İdaresi Başkanlığının GBİNTRA sistemi verilerden yapıldığının belirtildiği, vergi tekniği raporu ile aynı düzenleme tarihte düzenlenen 07.05.2015 tarih ve 2015-A-3453/38 sayılı Vergi İnceleme Raporuna dayanılarak ise dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı vergi ve cezaların kaldırılması istemi ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun, "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinde, Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.
Muhatap tebellüğden imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur." hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyadan, davacının gram altın satışı işini 31.12.2011 tarihinde terk ettiğinden inceleme elemanı tarafından 25.09.2013 tarih ve AGB-A3453/99-52 sayılı ticari defter belgeleri isteme yazısının gönderildiği ikamet adresinin davacının ikamet adresi olduğu mahalle muhtarı tarafından da beyan edilmiş olmasına karşın ayrıca eve gelip gitmediğine ilişkin beyanı esas alınarak aynı adrese ikinci bir tebligat çıkarılmamasının 102. maddeye aykırılığının açık olması yanında, ayrıca, dava konusu tarhiyatın dayanağı olan vergi inceleme raporunun da, davacını ticari defter belgeleri üzerinden değil Gelir İdaresi Başkanlığının GBİNTRA sistemi verilerinden hareketle hazırlanan vergi tekniği raporuna dayandırıldığı halde Vergi Tekniği raporunun da ihbarnamelerle birlikte veya davanın devamı sırasında idarece davacıya tebliğ edilmemiş olması ile davacının savunma hakkının kısıtlanarak adil yargılanma hakkının ihlal edilmiş olduğu anlaşıldığından, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığından davacı itirazının kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı itirazının kabulüne, Sakarya Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin itiraza konu edilen 31/12/2015 gün ve E:2015/586; K:2015/893 sayılı KARARIN BOZULMASINA, DAVANIN KABULÜNE, dava konusu vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergilerinin kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi uyarınca aşağıda dökümü gösterilen dava ve itiraz aşamasına ilişkin 235,40 TL yargılama gideri ile AAÜT uyarınca belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, davacıdan 29,20 TL maktu karar harcının tahsili için ilgili Edirne Vergi Dairesi Başkanlığına harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, artan posta avansının hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
AZLIK OYU: İtiraz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, itiraz isteminin reddedilerek kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum. (¤¤)