(213 S. K. m. 131) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından "Hal kayıt sistemine bildirimde bulunmadan" toptan mal alım ve satımı yapıldığının hakkında düzenlenen 31.08.2015 tarih ve 1083 sayılı Cezalı Hal Rüsum Tutanağı" ile tespiti üzerine bu Tutanağa 27.09.2015 tarihli dilekçesiyle idareye yaptığı itiraza rağmen, 5957 sayılı Sebze Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunu’nun Uygulama Yönetmeliğinin 47/1.(a) maddesine dayanılarak davacıdan 3.987,50 TL cezalı hal rüsumu istenmesi yolunda alınan Bursa Büyükşehir Belediye Encümeni'nin 27.10.2015 tarih ve 5347 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, Bursa 2. Vergi Mahkemesince özetle; Yoklama tutanağının, 213 sayılı Yasanın 131. maddesinde sayılan kişiler nezdinde düzenlenerek onlardan birine imza ettirilmesi yada yükümlü veya yetkili adamının bulunmadığı bir sırada düzenlenen bu tutanağın yukarıda anılan yasa hükmünün ikinci fıkrasında açıklandığı şekilde polis, jandarma muhtar veya ihtiyar meclisi üyelerinden birine imzalatılması gerekirken yükümlünün yetkili adamı olmadan davalı idareyi temsil eden zabıta memuruna imzalatılan tutanakla yapılan tespit yükümlüyü bağlamayacağından, bu tutanağa dayanılarak cezalı hal rüsumu kesilmesinde yasaya uyarlık görülmediği gerekçesiyle verilen ''davanın kabulüne'' ilişkin 12/05/2016 günlü, E:2016/192; K:2016/801 sayılı kararın; davacı tarafından; dava kabulle sonuçlandığı halde tarafına vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek vekalet ücreti yönünden, davalı idare idare tarafından ise, 5957 sayılı Kanun özel yasa niteliğinde olup bu Yasaya göre Zabıta personelinin denetimleri tek başına yapma yetkileri bulunduğu, Yasanın, 8/8. maddesi ile Kanuna dayanılarak yayımlanan 07.07.2012 tarihli Yönetmeliğin 47. maddesi gereği hal kayıt sistemine bildirilmeden toptan mal alım ve satımı yapılmasının hal rüsümunun cezalı alınmasını gerekli kıldığından mahkeme kararında yasal isabet bulunmadığı ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca kararın esastan bozulması isteminden ibarettir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davacıya ait 30.05.2016 tarihli, davalı idareye ait 03.06.2016 tarihli itiraz dilekçeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45.maddesi uyarınca birlikte incelenerek tarafların itirazları hakkında işin gereği görüşüldü:
İtiraza konu, Bursa 2. Vergi Mahkemesi, verdiği 12/05/2016 günlü, E:2016/192, K:2016/801 sayılı "davanın kabulüne" ilişkin kararının, dayandığı gerekçe ve yöntem, yasa hükümlerine uygunluk taşıdığından, yapılmış olan itiraz yerinde görülmediğinden, davalı idarenin, kararın esastan bozulması yolundaki itirazının reddi gerekmiştir.
Davacının yaptığı itiraza gelince; İtiraza konu, Bursa 2. Vergi Mahkemesi, verdiği 12/05/2016 günlü, E:2016/192, K:2016/801 sayılı karar ile "davanın kabulüne" şeklinde hüküm kurmasına bu hüküm davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesini gerekli kılmasına karşın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olduğu görüldüğünden, karara avukatlık ücreti yönünden davacının yaptığı itirazın ise kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı itirazının kabulüne, Davalı idare İtirazının reddine, Bursa 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 12/05/2016 günlü, E:2016/192, K:2016/801 sayılı kararın davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi nedeniyle KISMEN BOZULMASINA, esasa ilişkin hükmün gerekçesi hukuka uygun olduğundan KISMEN ONANMASINA, AAÜT uyarınca 1.000,00-TL avukatlık ücretinin davalı idarede alınarak davacı tarafa verilmesine, itiraz aşamasında davalı idare tarafından karşılanan 84,50 TL başvurma harcı ile 31,20 TL giderin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 84,50 TL başvurma harcı ile 33,00 TL posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretlerinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflardan ilgilisine iadesine, davalı idareden 31,40 TL karar harcı alınması için Bursa Vergi Dairesi Başkanlığına Harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Mahkememize karar düzeltme yolu açık olmak üzere 12/01/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
İncelenen dosyadan; Davacı kooperatif hakkında düzenlenen 31.08.2015 tarih ve 01088 sayılı "Cezalı Hal Rüsum Tutanağı" ile ...... plakalı araç ile taşınmakta olan 12760 kg kavun ürünü için Toptancı Hal Kayıt Sisteminde künye kaydına rastlanmaması yani "Hal kayıt sistemine bildirimde bulunmaksızın" toptan mal alım ve satımı yapıldığının tespit edildiğinden, Yönetmeliğin 47. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.987,50-TL cezalı hal rüsumu istenilmesine ilişkin Bursa Büyükşehir Belediyesi Encümeni'nin 27.10.2015 tarih ve 2015/5347 sayılı davaya konu kararın alındığı, bu kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri (29/05/1981-17354 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren) Kanunun, "Vergi Usul Kanununun Uygulaması" başlıklı 102. maddesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanununda belirtilen vergi inceleme yetkisi hariç olmak üzere; 1. Belediye Gelir Şube Müdürü, Gelir Şube Müdürü olmayan yerlerde Belediye Hesap İşleri Müdürü, Hesap İşleri Müdürü olmayan yerlerde Muhasebeci, Vergi Dairesi Müdürü sıfat ve yetkisini haizdir. 2. Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük malmemuruna verilmiş görev ve yetkiler, Belediye Gelirleri Kanunu uygulaması yönünden Belediye Başkanı tarafından kullanılır." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yazılı bu yasa hükmüne bağlı olarak verildiği anlaşılan Bursa 2. Vergi Mahkemesinin itiraza konu kararı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 131. maddesinde, "yoklama mahallinde yükümlü veya yetkili adamının bulunmaması yahut imzadan çekinmesi hallerinde yoklama fişlerinin polis, jandarma, muhtar ve ihtiyar heyeti üyelerinden biri tarafından imzalanması gerektiğinin belirtildiği, dava konusu encümen kararını dayanağı olan "Cezalı Hal Rüsum Tutanağı" nın, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 131. maddesinde belirtilen şekilde düzenlenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle "davanın kabulüne" karar verildiği görülmektedir.
5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında (26/03/2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan bu Kanunun; a) 15 inci maddesi yayımı tarihinde, b) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası yayımı tarihinden itibaren üç yıl sonra, c) Diğer maddelerinin 01/01/2012 tarihinde yürürlüğe girdiği) bu Kanun ile Kanunun uygulanmasına ilişkin çıkarılan bir dizi uygulama Yönetmeliklerinde yer alan "amaç" başlıklı hükümlerin incelenmesinden, Sebze ve Meyve ticaretinin kaliteli, standartlara ve gıda güvenirliğine uygun olarak serbest rekabet şartları içinde yapılmasını sağlamak, toptancı hal içinde ve dışında işlem gören sebze ve meyvelere ilişkin bilgileri elektronik ortamda tutmak, izlemek ve duyurmak, meslek mensupları ile diğer ilgilileri kayıt altına almak bunlara yönelik veri tabanı oluşturmak ve toptancı haller arasında ortak bilgi paylaşımını ve iletişiminin sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Sebze ve meyve ticaretine ilişkin konulara yönelik takip edilecek yol ve tesis edilecek işlemler bakımından da 5957 sayılı Yasada belirtilen yukarıda yazılı amacın gerçekleştirilmesi bakımından bu konulara ilişkin özel mevzuat durumunda bulunan 5957 sayılı Yasa ile Yasanın uygulamasına ilişkin yapılan düzenlemelerin uygulanması gerektiği hususunun, özel yasanın genel yasaya önceliğine ilişkin genel hukuk kuralı gereğince kabulü gerekir.
5957 sayılı Kanunun, "Tanımlar" başlıklı 2/g maddesinde, Künye: Malların üretim yerini, cinsini, miktarını, hangi üretici ve işletmeye ait olduğunu, varsa sertifika bilgilerini ve Bakanlık ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca uygun görülecek diğer hususları ihtiva eden barkodlu etiketi veya bu bilgileri içeren belgeyi ifade edeceği, "DENETİM" başlıklı 17/5. maddesinde, "Belediyeler, yetki alanlarıyla sınırlı olmak kaydıyla bu Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri ile Bakanlık düzenlemeleri çerçevesinde gerekli denetim ve uygulamaları yapmakla görevli ve yetkilidir. Denetim yapmakla görevli, yetkili belediye personelinin talebi üzerine, kolluk kuvvetlerince gerekli yardım sağlanır." hükmü yer almaktadır.
Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Haller Hakkında (07.07.2012 tarih ve 28346 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan) YÖNETMELİK'te yer alan "Bildirim" başlıklı 41. maddesinde (1) Bildirim; bildirim miktarı veya üzerindeki malların üretildiği yerden veya girdiği gümrük kapısının bulunduğu yerden her ne sebeple olursa olsun sevkinden önce bildirimciler tarafından sisteme yapılan beyan işlemi olduğu, (5) Bildirim işlemi: a) Toptancı haline doğrudan başvurularak yapılacak bildirimlerde, bildirimcinin veya yetkilendirdiği kişinin beyanına göre toptancı halinde görevli personelce, b) Sistem internet sayfası üzerinden çevrimiçi yapılacak bildirimlerde, doğrudan bildirimcilerce, c) Çağrı merkezi üzerinden telefonla yapılacak bildirimlerde ise, bildirimcinin beyanına göre çağrı merkezinde görevli personelce, sistem üzerinden yapılır. (7) Bildirim işlemi, sistem tarafından istenilen bilgilerin tamamının doldurulmasıyla tamamlanır. Alıcı ve fiyat gibi hususların belli olmaması nedeniyle tamamlanamayan bildirim işlemi, eksik bu bilgilerin daha sonradan beyan edilmesi ile tekemmül eder. Bildirimi tamamlanmadığı halde satışa sunulan mallar hakkında 47 nci maddeye göre işlem yapılacağı hükümleri, "Künye" başlıklı 42. maddesi (1) Bildirim yapıldıktan sonra, sistem tarafından bu işleme ilişkin bir künye oluşturulur. Künye, malın üretim yerini, cinsini, miktarını, hangi üretici/işletmeye ait olduğunu, varsa sertifika bilgilerini ve Bakanlıkça uygun görülen diğer hususları içerir. (2) Her bir künye için sistem tarafından özgün bir künye numarası üretilir. Bu numara ve Bakanlıkça belirlenecek diğer bilgiler, bildirimde bulunulan mal miktarına göre ilgililer tarafından sistem üzerinden belge veya barkodlu etiket olarak basılır. Bakanlık, barkodlu etiket kullanımını zorunlu kılabilir ve sistem üzerinden basılacak etiket adedini uygulama veya standartları dikkate alarak sınırlandırabilir. Hükümleri yer almaktadır.
Meyve ve Sebze Ticareti ile Hal Kayıt Sistemi Hakkında TEBLİĞ"nin, "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (n) fıkrasında Sistem: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı büyesinde elektronik ortamda kurulan ve internet tabanlı çalışan merkezi hal sistemini ifade ettiği, aynı Tebliğ de, "sisteme kayıt", "bildirim", "künye ve "künye numarası", "bildirimcilerin yükümlülükleri", "Hal rüsumü", "cezalı hal rüsumu", maddelerinden sonra 12. maddesinde "Belediyenin görev yetki ve sorumlulukları" ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş, c) bendinde; yetki alanı içinde kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli denetimleri yapmak yapılan denetim sonucunda mevzuata aykırı eylemleri tesbit edilenlere idari para cezalarına ilişkin bu Tebliğde belirtilen diğer iş ve işlemleri yapmak olarak belirtilmiş bulunmaktadır.
Bakılan olayda ise; Belediye görevlilerince düzenlenen ve davaya konu encümen kararının dayanağı olan "Cezalı Hal Rüsum Tutanağı"nın incelenmesinden, bu Tutanağın, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde elektronik ortamda kurulan ve internet tabanlı çalışan merkezi Hal sistemi olarak ifade edilen "Toptancı Hal kayıt sistemine" yukarıda belirtilen usullerden herhangi birini kullanarak davacının bir başvuruda bulunup bir künye alıp almadığının diğer bir ifade ile de Elektronik sistemde bir kaydı bulunup bulunmadığının tesbiti ve kayıt altına alınmasına ilişkin bir fiili durum tesbitine ilişkin bir Tutanak olduğu anlaşıldığından, yukarıda yazılı ve olayına özel mevzuat niteliğinde olan 5957 sayılı Kanun ile Toptancı Hal mevzuatı hükümleri birlikte değerlendirildiğinde ise, İtiraza konu Mahkeme kararı gerekçesinde yazıldığı üzere bu Tutanağın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 131. maddesinde belirtilen şekilde düzenlenmemesinin davacının bildirimde bulunmadığı, künye almadığı tesbitini geçersiz kılacak bir eksiklik niteliğinde olduğu kabul edilemeyeceğinden, Mahkemenin, "yoklama mahallinde yükümlü veya yetkili adamının bulunmaması yahut imzadan çekinmesi hallerinde yoklama fişlerinin polis, jandarma, muhtar ve ihtiyar heyeti üyelerinden biri tarafından imzalanması gerektiğine" ilişkin gerekçesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Kaldı ki davacının, 31.08.2015 tarih ve 01088 sayılı "Cezalı Hal Rüsum Tutanağı"nın düzenlenmesinden sonra davalı belediye Zabıta Müdürlüğüne verdiği 27.09.205 tarihli dilekçesinde ...... plakalı araç ile taşınmakta olan 12760 kg kavun ürünün satış noktasına ulaşınca hemen Hal kayıt sistemine bildiriminin yapılıp alınan ...... künye ile satışa sunulduğu da beyan edildiğine göre davacının, malın sevkinden önce hal kayıt sistemine bildirimde bulunmadığı dolayısıyla Toptancı Hal'inden bir künye belgesi almadığı sabit olduğundan, davacıdan cezalı hal rüsumu istenmesine ilişkin dava konusu belediye encümeni kararında mevzuatına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin yaptığı itirazın kabulü ile Mahkemesince verilen "davanın kabulüne ilişkin kararının bozulmasına, davanın reddine" karar verilmesi gerektiği görüşü ile davalı idarenin itiraz isteminin reddine ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)