İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına, 2009 yılı hesap ve işlemlerinin POS tefecilik faaliyeti yönünden incelenmesi neticesinde düzenlenen 25.02.2015 tarih ve 2015-A-1587/4 sayılı vergi tekniği raporuna istinaden takdir komisyonu kararı doğrultusunda üç kat vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergisi, katma değer vergisi, gelir vergisi ve gelir geçici vergisi tarh edilmesine ilişkin işlemleri; olayda ifadesi alınan 36 kişinin beyanlarına başvurularak, bu beyanlar doğrultusunda davacının ortalama % 2 oranında tefecilik komisyonu elde ettiği ve %1,5 banka komisyonu ödediği kabul edilerek, hangi satışların gerçek hangi satışların tefecilik faaliyetine ilişkin olduğu konusunda somut ve objektif kriterlere dayanan bir ayrıma gitmeden, yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın varsayımdan hareketle belirlenen matrah üzerinden tarh olunan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 28/04/2016 gün ve E:2015/992, K:2016/671 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara 4.Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 5. maddesinde, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği öngörülmüştür
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 3/C maddesinin 4/A fıkrası uyarınca, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunca verilen 25.07.2016 tarih ve 2016/1 sayılı kararla, Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari ve Vergi Dava Daireleri arasındaki iş bölümü belirlenmiş olup, anılan karar gereğince, gelir vergisi ve gelir geçici vergisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilecek kararlar hakkında yapılacak başvuruların Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince, banka ve sigorta muameleleri vergisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında yapılacak başvuruların ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesince ve katma değer vergisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında yapılacak başvuruların ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince incelenip sonuçlandırılması kurala bağlanmıştır.
Bu yasal düzenlemelere göre, birden fazla işleme aynı dilekçe ile dava açılıp açılamayacağı hususunun, işlemler hakkında gerçekleşecek yargılama süreçleri yönünden de aralarında bağlılığın ya da sebep-sonuç ilişkisinin var olup olmadığı gözetilerek tayin edilmesi gerekir.
Dava dosyasının ve yukarda yer verilen düzenlemelerin birlikte incelenmesinden; davaya konu banka ve sigorta muameleleri vergisi, katma değer vergisi, gelir vergisi ve gelir geçici vergisi tarhiyatlarının sebebi aynı fiillere dayanmakla birlikte, dayandıkları mevzuatın farklı olmasının farklı hukuki değerlendirmeyi gerektirmesinin yanı sıra, haklarında çıkan uyuşmazlıkların çözüme bağlanması bakımından takip edilecek yargılama safhalarının da ayrı yargı yerleri nezdinde sürdürüleceği, bu nedenle, aynı dilekçede dava konusu edilebilecek işlemlerden olmadıkları sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, banka muameleleri vergisi, katma değer vergisi, gelir vergisi ve gelir geçici vergisine karşı ayrı dilekçelerle (üç) dava açılması gerektiği halde, aynı dilekçede dava edilmeleri üzerine, bu husus dikkate alınmadan her üç dava konusunda da işin esası hakkında karar veren mahkeme kararında usule uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, itiraz isteminin kabulüyle, Ankara 5. Vergi Mahkemesinin 28.04.2016 gün ve E:2015/992, K:2016/671 sayılı kararının bozulmasına, belirtilen hususlar dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilgili Mahkemesine gönderilmesine, 19/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)