(3091 S. K .m. 1)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı idareye ait iş aracının; İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ....... Mahallesi, ....... Caddesi, 56 pafta, 7 ada, 69 parsel, No:14 sayılı yerde bulunan akaryakıt istasyonunun çıkışına terk edildiğinden bahisle 3091 sayılı Kanun gereği tecavüz ve müdahalenin men'ine ilişkin 13.03.2015 tarih ve 2015/5 sayılı kararın iptali istemiyle açılan davada; ".......... Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından 02.03.2015 tarihinde kaymakamlığa sunulan dilekçede; Beşiktaş, A3, 56 pafta, 7 ada, 69 parselde bulunan akaryakıt istasyonunun, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden alınan yapı ruhsatına istinaden yenileme çalışmasının yapıldığı ancak; Beşiktaş Belediye Başkanlığı tarafından hiçbir haklı ve yasal dayanak olmaksızın çalışmalarının fiilen engellendiği, işyeri çalışanlarının tehdit, hakaret ve zorlamalara maruz kaldığı, Beşiktaş Belediye Başkanlığına ait bir iş aracının söz konusu taşınmazın çıkısına terkedildiği ve giriş-çıkışları kapattığından bahisle 3091 sayılı Kanuna göre gereğinin yapılmasının istenildiği, bunun üzerine mahallinde yapılan tahkikat sonucu düzenlenen 13.03.2015 tarihli fezlekede, taşınmazın ....... Kulubü'ne ait olduğu, .......'a 10 yıl önce kiralandığı, ....... A.Ş.'ye İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yıkım ardından yapı ruhsatı verildiği, ancak malikin muvafakatının olmadığını belirten şikayeti ile inşaat çalışma saatleri dışında ve gece çalışma izinleri olmadığının tespit edilmesi üzerine belediye yetkilileri tarafından uyarıldıkları, uyarılmalarına rağmen çalışmaya devam ettikleri, dilekçede belirtilen iş makinasının olay mahallinde bulunmadığı, ....... Kulubünün söz konusu yerle ilgili olarak kendi rızası olmadan müşteki ....... A.Ş.'nin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden alınan 21.01.2015 tarih ve 2015/01 sayılı yapı ruhsatı ile ilgili işlemler hakkında İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 03.03.2015 tarih ve 2015/420 esas sayılı yürütmeyi durdurma kararına rağmen söz konusu yerdeki inşai faaliyete devam ettiği, 3194 sayılı İmar Kanunu Planlı Tip İmar Yönetmeliği'nin yapı ruhsatı işleri başlıklı 57.maddesinde "parsel malik veya maliklerinin ruhsat ve eki onaylı projelere muvafakatı alınmaksızın yapı ruhsatı düzenlenemez." hükmü olduğu, Beşiktaş Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü çalışanlarının yapılan şikayetler üzerine görevlerini yerine getirmeye çalıştıklarının anlaşıldığı ve 3091 sayılı Kanuna bağlı Yönetmeliğin "Kanunun Kapsamı Dışında Kalan Başvurular" başlıklı 21.maddesinde; "Anlaşmazlık konusunun 3091 sayılı Kanunla çözümlenmesi mümkün olmayan hukuki mahiyette bulunması,..." hükmüne istinaden talebin reddinin önerildiği ve Beşiktaş Kaymakamlığı tarafından tesis edilen 13.03.2015 tarih ve 2015/5 sayılı işlem ile de, dosyadaki belge ve ifadelerden, şikayet edenin 3091 sayılı Kanunda ki tanıma uygun zilyet olduğu ve belediye başkanlığının varsa imara aykırılık durumunda yasal görev-yetki ve sorumluluğu içerisinde mühürlemek, ceza vermek vb. değil, giriş-çıkış noktalarına araç-iş makinası koymak gibi 3091 sayılı Kanunda ve Yönetmeliğinde tanımlanan nitelikte müdahalede bulunduğu anlaşıldığından dolayı müdahalenin men'ine karar verilmesi üzerine söz konusu müdahalenin meni kararının iptali amacıyla bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, bu durumda, şikayet edenin 3091 sayılı Kanundaki tanıma uygun zilyet olduğu ve söz konusu yerin davacı tarafından taşınmazın giriş ve çıkış noktalarına araç ve iş makinası koyulmak üzere fuzulen işgal ettiğinin sabit olması karşısında Beşiktaş Kaymakamlığı tarafından müdahalenin men'i yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar veren İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 10/11/2015 tarih ve E:2015/615, K:2015/2323 sayılı kararının davacı tarafından; İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ....... Mahallesi, ....... Caddesi, 56 pafta, 7 ada, 69 parsel, No:14 sayılı yerde bulunan taşınmazda yapılacak yenileme çalışmaları için yapı ruhsatı düzenlendiği, ruhsat sahibi şirket tarafından davalı idareye verilen şikayet dilekçesi üzerine 3091 sayılı Kanun kapsamında soruşturma yapıldığı, idarelerinin taşınmaza yönelik zilyedliği ihlal edici herhangi bir müdahalesinin bulunmadığı, İmar Kanunundan kaynaklanan görev ve yetkilerin kullanıldığı, daha sonra İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nde açılan davada ruhsatla ilgili olarak 03/03/2015 tarih ve E:2015/420 sayılı kararla yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu nedenle davaya konu işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla itirazen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı belediye başkanlığının bahse konu taşınmazla ilgili olarak imar mevzuatına ilişkin yetkilerini kullanması gerekirken çalışma alanının giriş ve çıkışlarına araç koymak suretiyle müdahalede bulunduğunun soruşturma sonucunda anlaşılması üzerine tesis olunan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla itiraz talebinin reddi ve itiraza konu kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesi'nce; dava dosyasında bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı idareye ait iş aracının; İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ....... Mahallesi, ....... Caddesi, 56 pafta, 7 ada, 69 parsel, No:14 sayılı yerde bulunan akaryakıt istasyonun çıkışına terk edildiğinden bahisle 3091 sayılı Kanun gereği tecavüz ve müdahalenin men'ine ilişkin 13.03.2015 tarih ve 2015/5 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 1.maddesinde; bu kanunun amaç ve kapsamı gerçek ve tüzel kişilerin zilyed bulunduğu taşınmaz mallara yapılan tecavüz ve müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlamak olarak belirtilmiştir.
3091 sayılı Yasanın amacı, taşınmaz mallar üzerindeki tecavüz ve müdahale olaylarında yerel güvenlik ve düzeni sağlamak ve devam ettirmek amacıyla idari tedbir alınmasından ibarettir. Bu kanunun mülki idare amirlerine tanıdığı yetki yalnızca zilyedliğin korunmasına ilişkin olup soruşturmanın yalnızca zilyedlik yönünden yapılacağı, uyuşmazlığın adli yargı yerine intikalinden önce geçici bir tedbir niteliğinde verilmiş olan kararlarda üstün hakkın göz önüne alınmayacağı açıktır.
3091 sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 10.maddesinde; zilyetliğin, taşınmaz mallardan bir yarar sağlamak üzere olanları fiilen hakimiyet altında bulundurma şeklinde tanımlanmış, zilyed, taşınmaz maldan bir yarar sağlamak üzere o taşınmaz malı fiilen hakimiyeti altında bulunduran gerçek ve tüzel kişiler olduğu; 11.maddesinde de, tecavüz taşınmaz malı zorla veya zilyedinden habersiz olarak işgal etmek veya ele geçirmek olarak tarif edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, ....... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 02.03.2015 tarihinde kaymakamlığa sunulan dilekçede; Beşiktaş, A3, 56 pafta, 7 ada, 69 parselde bulunan akaryakıt istasyonunun, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden alınan yapı ruhsatına istinaden yenileme çalışmasının yapıldığı ancak; Beşiktaş Belediye Başkanlığı tarafından hiçbir haklı ve yasal dayanak olmaksızın çalışmalarının fiilen engellendiği, işyeri çalışanlarının tehdit, hakaret ve zorlamalara maruz kaldığı, Beşiktaş Belediye Başkanlığı'na ait bir iş aracının söz konusu taşınmazın çıkısına terkedildiği ve giriş-çıkışları kapattığından bahisle 3091 sayılı Kanuna göre gereğinin yapılmasının istenildiği, bunun üzerine mahallinde yapılan tahkikat sonucu düzenlenen 13.03.2015 tarihli fezlekede, taşınmazın ....... Kulubü'ne ait olduğu, müşteki .......'a 10 yıl önce kiralandığı, ....... A.Ş.'ye İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yıkım ardından yapı ruhsatı verildiği, ancak malikin muvafakatının olmadığını belirten şikayeti ile inşaat çalışma saatleri dışında ve gece çalışma izinleri olmadığının tespit edilmesi üzerine belediye yetkilileri tarafından uyarıldıkları, uyarılmalarına rağmen çalışmaya devam ettikleri, dilekçede belirtilen iş makinasının olay mahallinde bulunmadığı, ....... Kulubünün söz konusu yerle ilgili olarak kendi rızası olmadan ....... A.Ş.'nin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden alınan 21.01.2015 tarih ve 2015/01 sayılı yapı ruhsatı ile ilgili işlemler hakkında İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 03.03.2015 tarih ve 2015/420 esas sayılı yürütmeyi durdurma kararına rağmen söz konusu yerdeki inşaai faaliyete devam ettiği, 3194 sayılı İmar Kanunu Planlı Tip İmar Yönetmeliği'nin yapı ruhsatı işleri başlıklı 57.maddesinde, "Parsel malik veya maliklerinin ruhsat ve eki onaylı projelere muvafakatı alınmaksızın yapı ruhsatı düzenlenemez." hükmü olduğu, Beşiktaş Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü çalışanlarının yapılan şikayetler üzerine görevlerini yerine getirmeye çalıştıklarının anlaşıldığı ve 3091 sayılı Kanuna bağlı Yönetmeliğin "Kanunun Kapsamı Dışında Kalan Başvurular" başlıklı 21.maddesinde; "Anlaşmazlık konusunun 3091 sayılı Kanunla çözümlenmesi mümkün olmayan hukuki mahiyette bulunması,..." hükmüne istinaden talebin reddinin önerildiği ve Beşiktaş Kaymakamlığı tarafından tesis edilen 13.03.2015 tarih ve 2015/5 sayılı işlem ile de, dosyadaki belge ve ifadelerden, şikayet edenin 3091 sayılı Kanunda ki tanıma uygun zilyet olduğu ve belediye başkanlığının varsa imara aykırılık durumunda yasal görev-yetki ve sorumluluğu içerisinde mühürlemek, ceza vermek vb. değil, giriş-çıkış noktalarına araç-iş makinası koymak gibi 3091 sayılı Kanunda ve yönetmeliğinde tanımlanan nitelikte müdahalede bulunduğu anlaşıldığından dolayı müdahalenin men'ine karar verilmesi üzerine söz konusu müdahalenin men'i kararının iptali amacıyla bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığa konu olayda; müşteki tarafından yapılan inşaat alanının girişine davacı idare tarafından araç konulmak suretiyle taşınmaz üzerindeki zilyedliğinin engellendiği öne sürülmüş ise de, 3091 sayılı Yasa uyarınca Kaymakamlığa yapılan başvuru üzerine mahallinde yapılan incelemede inşaat alanında davacıya ait herhangi bir araç bulunmadığının belirtildiği, davacı tarafından soruşturma öncesi inşaat alanı girişine araç konulduğu hususunun kabul edilmediği gibi bu konuda soruşturma sırasında yapılmış somut bir tespitin de olmadığı, davacı idare tarafından inşaatla ilgili olarak yapılan işlemlerin hafta sonu çalışma izni ile hafriyat kamyonlarının taşıma izinlerinin olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğunun belirtildiği, böylece davacının inşaat alanına eylemli olarak müdahalede bulunduğu hususu açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığından müdahalenin men'i yolunda verilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu işleme karşı açılan davanın reddine ilişkin itiraza konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; itiraz isteminin kabulüne, İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 10/11/2015 tarih ve E:2015/615, K:2015/2323 sayılı kararının bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü gösterilen 296,90 TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yersiz alınan 124,60 TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, posta ücretinden artan kısmın kararın kesinleşmesini takiben mahkemesince davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen 15 gün içerisinde Dairemiz nezdinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)