(2709 S. K. m. 73) (213 S. K. m. 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126) (2577 S. K. m. 15, 45) (5393 S. K. m. 15) (2464 S. K. m. 97)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, satın alınan ve toplu taşıma faaliyetlerinde kullanılan …. (yeni …) plaka no.lu aracın eski sahibinden devri sırasında, davalı idarece davacıdan 21.10.2013 tarihinde 14.902,80 TL tutarında tahsil edilen araç devir-temlik ücretinin tarafına iadesi istemiyle V.U.K'nun 116-126. maddelerine dayanılarak Zeytinbağı Belediye Başkanlığına çektiği 13.08.2015 tarihli (5-beş gün süreli) ihtara (düzeltme) başvurusuna cevap verilmemesi üzerine üst mercie yapılan 25.08.2015 tarihli (şikayet) başvurusunun da cevap verilmemek suretiyle zımnen reddi üzerine zımni ret işleminin iptali ile ödenen tutarın iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Bursa 2. Vergi Mahkemesince özetle; İptal davası açılabilmesinin ön koşulunun, dava konusu edilen işlemin, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu icrai bir işlem olması olduğu, icrai işlemlerin ise Kamu gücü ve kudretinin, üçüncü kişiler üzerinde ayrıca bir başka işlemin varlığına gerek olmaksızın, doğrudan doğruya çeşitli hukuki sonuçlar doğuracak etki gösteren işlemler olduğu, icrai nitelikteki işlemlerin aynı zamanda uygulanması zorunlu nihai bir işlem olması gerektiği, buna karşı idarenin iç işlemlerinin, görüş belirten, hazırlayıcı ve uygulama ile ilgili işlemlerin, idari başvuru yolları tükenmemiş ve yasalarla yargı denetimi dışında bırakılan işlemlerin iptal davasına konu edilemeyecekleri idari yargılama hukukunun bilinen ilkesi olduğu, Olayda ise davacının ticari plaka tahsis ücretini ödedikten sonra iptali ve iadesine karar verilmesi istemiyle dava açtığının görülmekte olduğu, böyle bir durumda düzeltme ve şikayet yoluna başvurulması, bu yolla bir çözüme ulaşılamaması halinde tesis edilen olumsuz işlemin iptali istemiyle dava açılması gerektiği, ortada bu nitelikte bir işlem bulunmadığı gibi, yukarıda tanımlanan ve ilgili yasal düzenlemede belirtilen nitelikte bir işlemin veya cebren tahsil usulleri çerçevesinde tesis edilen bir işlemin de dava konusu edilmediğinin anlaşıldığı, tek başına tahsilat işleminin de idari davaya konu edilebilirliğinin bulunmadığı ayrıca Bursa Bölge İdare Mahkemesi E:2013/531 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle ve 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi gereğince verilen "davanın reddine" ilişkin 18.05.2016 tarih ve E:2016/386,K:2016/857 sayılı kararın; ilk davanın Bursa 1.Vergi Mahkemesinde E:2015/1146 'dan açıldığı, E:2015/1146 sayılı davada 11.11.2015 tarihli kararla "dava dilekçesinin merciine tevdiine" karar verilip dilekçemiz idareye gönderilmesine karşın idarece bir cevap verilmemesi üzerine 01.02.2016 tarihinde bakılan davayı açtıklarından Mahkeme kararının yazılı gerekçesinde hukuka uyarlık bulunmadığı davacı tarafından ileri sürülerek kararın bozulması isteminden ibarettir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesi'nce, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davacının 06.06.2016 tarihli itiraz dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesi uyarınca birlikte incelenerek işin gereği görüşüldü:
İtiraz; Davacı tarafından satın alınan ve toplu taşıma faaliyetlerinde kullanılan N1 (yeni N2 plaka no.lu aracın eski sahibinden devri sırasında, davalı idarece davacıdan 21.10.2013 tarihinde 14.902,80 TL tutarında tahsil edilen devir- temlik ücretinin tarafına iadesi istemiyle V.U.K'nun 116-126. maddelerine dayanılarak Zeytinbağı Belediye Başkanlığına çektiği 13.08.2015 tarihli (5-beş gün süreli) ihtara (düzeltme) başvurusuna cevap verilmemesi üzerine üst mercie yapılan 25.08.2015 tarihli (şikayet) başvurusunda zımnen reddi üzerine zımni ret işleminin iptali ile ödenen tutarın iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Bursa 2. Vergi Mahkemesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca verilen "davanın reddine" ilişkin 18.05.2016 tarih ve E:2016/386, K:2016/857 sayılı kararın, istemin özeti bölümünde yazılı iddialarla bozulması istemine ilişkindir.
Dava dosyasında bulunan davalı idare savunması ve eki belgelerin incelenmesinden, …. Küçük Otobüs Minibüs ve Kamyonetçiler Taşıyıcı Kooperatifi üyesinin kooperatifte bulunan hissesini davacının devir alması, devir sözleşmesini belediyeye bildirmesi üzerine, davalı idarenin, sözleşme ile birlikte 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesinin Belediyelere verdiği yetki ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi hükmü ile Bursa, Mudanya İlçesi, (kaldırılarak Mudanya belediyesine bağlanmış olan ) Zeytinbağı Belediye Başkanlığı ile ……Küçük Otobüs Minibüs ve Kamyonetçiler Taşıyıcı Kooperatifi arasında imzalanan Protokolün 17. Maddesinde yer alan, ".....önceki protokollerde yer alan araç devir ücretlerinin yeniden değerleme oranında artımı ile hesaplanacak miktarın belediye veznesine yatırıldıktan sonra faaliyetine devam edecektir. Aksi halde faaliyete izni verilmeyecektir" şeklindeki hükmüne dayanarak davacıdan araç devir- temlik ücreti tahsil ettiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Vergi Ödevi" başlıklı 73.maddesinin 3. fıkrasında, Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hüküm altına alınmış ve hukuk devleti olmanın gereklerinden biri olan "Vergide Kanunilik" ilkesi benimsenmiştir. Bu hükme göre Vergilerin kanunla konulup kanunla kaldırılabileceği kabul edilmiş bulunmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun "Belediyenin yetki ve imtiyazları" başlıklı 15. maddesinin (f) bendinde, toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek yetkisine sahip olduğu; yine aynı maddenin (p) bendinde ise kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek hususunda belediyelerin yetkileri bulunduğu hükme bağlanmakla, belediyelerin bu yetkilerinin sadece kanunda öngörülen hizmetlerin ifası ile sınırlı olduğu görülmektedir.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun, (04.12.1985 gün ve 3239 sayılı Kanunun 125. maddesi ile) değişik 97. maddesinde ise Belediyelere, "2464 sayılı bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet (...) için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili oldukları" hükmüne yer verilmiş, bu düzenleme ile de ilgililerin isteği üzerine, belediyece ifa edierek davacıya bir hizmet sunulmuş olması durumunda ancak yapılan bu hizmet için bir ücret talep edebileceği anlaşılmaktadır.
Bakılan olayda, Davacı tarafından satın alınan ve toplu taşıma faaliyetlerinde kullanılan …… (yeni ….. plaka no.lu aracın eski sahibinden devri sırasında, davalı idarece davacıdan 21.10.2013 tarihinde 14.902,80 TL tutarında tahsil edilen araç devir-temlik ücretinin, yasa ile belirlenerek davacının belediyeye ödemesi gereken bir bedel olmadığı gibi davacının istemi üzerine belediyenin davacıya sunduğu herhangi bir hizmet de söz konusu olmadığına göre davalı idarenin 2464 sayılı Yasanın 97. maddesine dayanarak davacıdan ücret adı altında bir bedel tahsil etmesinin yasal dayanağının bulunmadığı anlaşıldığından davacıdan devir temlik ücreti istenilmesinde ve ödenen devir temlik ücretinin tarafına iadesi istemiyle idareye yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine dair dava konusu işlemde yasal isabet görülmediğinden davacı itirazının kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacının yaptığı İTİRAZIN KABULÜNE, Bursa 2. Vergi Mahkemesinin verdiği itiraza konu18/05/2016 gün ve E:2016/386; K:2016/857 sayılı KARARIN BOZULMASINA, Davanın Kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ve devir temlik ücreti adı altında alınan tutarın davacıya iadesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi uyarınca aşağıda dökümü gösterilen dava ve itiraz aşamasına ilişkin 228,20 TL yargılama gideri ile AAÜT uyarınca belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, davacıdan 29,20 TL maktu karar harcının tahsili için ilgili Edirne Vergi Dairesi Başkanlığına harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,, artan posta avansının hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Mahkememize karar düzeltme yolu açık olmak üzere 26/12/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)