(2577 S. K. m. 45) (1136 S. K. m. 164, 168)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, oğlu .....'ya sağlık kurulu raporu gereği aldığı 2 adet işitme cihazı bedelinin tamamı olan 3.600,00 -TL'nin tarafına ödenmesi gerekirken, davalı kurumca 1.008,00 -TL'nin ödendiğinden bahisle, aradaki 2.592,00 -TL farkın yasal faizi ile birlikte tazminen ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacının tazminat isteminin kabulüne, eksik ödenen (3.600,00 TL-1.008,00 TL) 2.592,00 -TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 05/11/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin olarak Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen 08.01.2016 gün ve E:2015/1555; K:2016/20 sayılı kararın; davalı idarece esasa ilişkin olarak, davacı tarafından davayı vekille takip etmelerine ve dava lehlerine sonuçlanmasına rağmen, kararda lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kararın bu yönünden bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, itiraz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin, geçici 8. madde uyarınca uygulanmasına devam olunan önceki hükmü gereği dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, oğlu .....'ya sağlık kurulu raporu gereği aldığı 2 adet işitme cihazı bedelinin tamamı olan 3.600,00 -TL'nin tarafına ödenmesi gerekirken, davalı kurumca 1.008,00 TL'nin ödendiğinden bahisle, aradaki 2.592,00 -TL farkın yasal faizi ile birlikte tazminen ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davalı idarece 22/06/2012 tarih ve 28331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu 2010 Sağlık Uygulama Tebliği'nin "7.3.7 İşitme Cihazları" başlığı ekinde programlanabilir dijital işitme cihazı bedeli olarak 420 TL fiyat belirlendiği, davacıya iki kulak için %20 katılım payı kesilerek 1.008,00 TL ödenmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu savunulmakta ise de; davacının hastalığının sürekli olduğu, sosyal devlet ilkesi gereğince devletin herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek gibi görevlerinin olduğu hususlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacıya yapılan eksik ödeme işleminde hukuka uygunluk bulunmadığından, davacının tazminat isteminin kabulüne, eksik ödenen (3,600,00-TL -1,008,00 -TL) 2,592,00-TL'nin, davalı idareye başvuru tarihi olan 05.11.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiş olup, anılan kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Buna karşın; davacı tarafın davayı vekille takip etmesine ve Mahkemece davacının tazminat isteminin kabulüne karar verilmesine rağmen, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
3136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 02.05.2002 tarih 4667/76 sayılı Kanun'la değişik 164. maddesinde "Avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağ veya değeri ifade edeceği belirtilmiş, aynı Kanunun "Avukatlık Ücret Tarifesinin Hazırlanması" başlıklı 02.05.2001 tarih ve 4667/81 sayılı Kanun'la değişik 168. maddesinde; "Avukatlık Ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." hükmüne yer verilmiş, Avukatlık Ücret Tarifesinin 5. maddesinde ise hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukatın, tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanacağı kuralı yer almıştır.
Olayda, davacı avukatla temsil edildiğine ve İdare Mahkemesi'nce davacının tazminat isteminin kabulüne karar verildiğine göre, davacı lehine hüküm kurulan tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, yargı yerleri ile icra iflas dairelerinde yapılan ve konusu para olmayan veya para ile değerlendirilmeyen hukuki yardımlara ödenecek ücretle ilgili ikinci kısmının, ikinci bölümde, idare mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının vekalet ücretine yönelik itirazının KABULÜ ile Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 08.01.2016 gün ve E:2015/1555; K:2016/20 sayılı kararın, vekalet ücreti yönünden BOZULMASINA; davalı idarenin esasa ilişkin itiraz isteminin ise REDDİNE, anılan kararın vekalet ücreti dışında kalan kısımlar yönünden ONANMASINA, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.000,00 -TL vekalet ücreti ile mahkeme safhasına ait 256,85-TL yargılama gideri ile itiraz aşamasında davacı tarafından yapılan 150,40-TL olmak üzere toplam 407,25-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın isteği halinde kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın tebliği izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)