(213 S. K. m. 86, 148, 149, 150, 256, 257, Mük. m. 257, 355)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına, 2014/1-12 hesap dönemi Ba-Bs formlarını elektronik ortamda vermediğinden bahisle 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. Maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istemiyle açılan davayı; 2004/13 seri nolu uygulama iç genelgesi ile mükellefiyet kayıtlarının re'sen terkin edilmesine ilişkin nasıl işlem yapılacağı ve aşamaları açıklanmış olup, bu hükümler idarenin iç işleyişiyle ilgili faaliyetlerin etkin ve doğru bir biçimde işletilebilmesi amacıyla ihdas edildiği, fakat, söz konusu hükümlerin Vergi Usul Kanunu'nun işe başlama ve terk hallerinin vergi dairesine duyurulmasını mükellefe bir "ödev" olarak yüklediği ve "bildirim" esasını getirdiği ilkesini bertaraf etmeyeceğinin açık olduğu, faaliyetini terk ettiğini idareye bildirim mecburiyeti olan ve buna ilişkin hiç bir beyanda bulunmayıp idarenin mükellefiyetini re'sen terkin etmesini bekleyen davacı adına, 2014/ 1-12 dönemleri Ba-Bs formlarını elektronik ortamda vermemesi nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden Ankara 5. Vergi Mahkemesi'nin 31/12/2015 gün ve E:2015/1408, K:2015/2828 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara 4. Vergi Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanunun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257. maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257. madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan mükellefler hakkında özel usulsüzlük cezası kesileceği hükmüne yer verildikten sonra, aynı maddenin ikinci fıkrasında, bu hükmün uygulanması için bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulaması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu açıklanmış, anılan fıkranın sonuna 03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5904 sayılı Kanunun 22. maddesi ile eklenen cümle ile de, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartının aranmayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun mükerrer 257. maddesinde, Maliye Bakanlığının, devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesine izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı uygulatmaya yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, anılan maddenin verdiği yetkiye istinaden 04.02.2010 tarih ve 27483 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 396 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve Mükerrer 257. maddelerinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak daha önce yayımlanan 350, 362 ve 381 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile bilanço esasına göre defter tutan mükelleflere belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmiş olduğu açıklamasına yer verildikten sonra, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin mal ve hizmet alımları ile mal ve hizmet satışlarının 2010 yılı ve müteakip yıllarda bildirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadlerinin bu Tebliğin konusunu oluşturduğunun belirtildiği. Tebliğin 1. maddesinde, bildirme yükümlülüğünün, bilanço esasına göre defter tutan mükellefleri kapsadığı, 2.1. maddesinde, yükümlülük kapsamındaki mükelleflerin mal ve/veya hizmet alış/satışlarının aylık dönemler itibariyle bildirilmesi gerektiği, 3.1.1. maddesinde, bilanço esasına göre defter tutan ve 376 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre beyannamesini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükelleflerin (376 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükelleflerine beyannamelerini elektronik ortamda gönderme zorunluluğu getirilmiştir.), Ba ve Bs bildirim formlarını da elektronik ortamda vermek zorunda oldukları, 1.2.1. maddesinde, bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışlarının, bunlara ilişkin belgenin türüne (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs bildirim formlarına dahil edileceği, 3.2.4. maddesinde, bildirim verme yükümlülüğü bulunan, ancak tüm alış ve satışları belirtilen haddin altında kalan mükelleflerin, söz konusu formları Tablo II dışındaki tüm bilgileri doldurmak suretiyle vermek zorunda oldukları, 4.1. maddesinde, bildirim formlarını bu Tebliğde belirlenen süreler içinde vermeyen, eksik veya yanıltıcı bildirimde bulunan mükellefler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355. maddesi hükmü uyarınca cezai işlem uygulanacağı, 5. maddesinde ise, bu Tebliğde belirtilen usul ve esasların, Ocak 2010 dönemi ve sonraki aylık dönemlere ilişkin olarak verilecek bildirimler için uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davalı idarece 09/12/2014 tarihinde davacı G…. Genel İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin işyeri adresinde yapıldığı belirtilen yoklamada davacı şirket ortağı tarafından firmanın bir faaliyetinin olmadığı ve vergi mükellefiyetinin devam ettiğinin ifade edildiği, davacı şirketin mükellefiyetinin 09/12/2014 tarihi itibarıyla re'sen terkin edildiği, davacının mükellefiyetinin terkin tarihi olan 09/12/2014 tarihine kadar devam ettiğinin kabul edilerek verilmesi gereken beyannameleri vermediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesine dayanılarak dava konusu olan özel usulsüzlük cezalarının kesildiği, bilahare davacı şirket tarafından verilen ve sırasıyla 05/12/2014, 12/12/2014 tarihinde davalı idare kayıtlarına giren dilekçelerle, işçi çalıştırmadıkları, iş yeri kirası olmadığından (ikamet adresi işyeri adresi olarak beyan edildiğinden) stopaj beyanları olmadığı yönünde başvuruda bulunulduğu, yoklama tutanağında da 09/02/2011 tarihinde hisse devredildiği ve fiili faaliyetinin olmadığı beyanıyla tespit yapıldığı, ancak hangi tarihten itibaren gayrifaal olunduğu yönünde net bir ifadeye ver verilmediği anlaşılmaktadır.
Ba-Bs formları mükelleflerin katma değer vergisi, gelir/kurumlar vergisi beyanlarının oto-kontrolünün sağlanmasına yönelik hazırlanmış bir vergi güvenlik müessesesidir. Bu formların idarece izlenmesi ile mükelleflerin mal/hizmet alım ve satımları ile KDV beyanları çapraz kontrole tabi tutulabilecektir. Bu formların elektronik ortamda verilmesinin zorunlu kılınmasının amacı öncelikle belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımları ile bu limitin altında kalsa bile yapılan alış ve satışların kayıt altına alınması ve böylelikle vergi güvenliğinin sağlanmasıdır. Yani öncelikle bir mal alım- satımının yapılmış olması ve bunun da kayıt altına alınması için ilgili formların verilmesi gerekmektedir.
Kaldı ki uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan 396 no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Bildirime İlişkin Hadler" başlıklı 1.2.2. maddesinde, 2010 yılı ve takip eden yıllara ilişkin yapılacak alım-satımlarda uygulanacak sınır belirtildikten sonra 1.2.2. maddesinde, bu haddin üzerindeki mal ve hizmet alımlarının Ba-Bs formu ile bildirileceği, bu limitin altında kalan alış ve satışların bildirildiği kısmın formdan çıkarıldığı, 3.2.4. maddesinde ise limitin altında kalan alış ve satışlar için de formların verilmesi gerektiği belirtilmiş, ancak hiçbir mal alım-satımında bulunulmadığı durumlarda ilgili formların verilmesini zorunlu kılan bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
396 No'lu Tebliğin yukarıdaki düzenlemeleri ile Ba-Bs formlarının getiriliş amacı birlikte dikkate alındığında, ilgili formların verilmesinin zorunlu tutulduğu durumun, limit altında olsa dahi bir mal alım- satımının bulunması hususuna bağlandığı ve hiçbir mal alım-satımında bulunulmadığı durumlarda kayıt altına alınacak bir alım-satım söz konusu olmadığından bu formların verilmesinin zorunlu olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda; ilgili dönemlerde davalı idarece mal alım-satımında bulunduğuna dair bir tespit de yapılmamış olan davacı hakkında Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesine göre ceza kesilebilmesi için öngörülen yasal şartların gerçekleşmediği sonucuna varılmakla, aksi gerekçeyle kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı itirazının kabulü ile Ankara 5. Vergi Mahkemesi'nin 31/12/2015 gün ve E:2015/1408, K:2015/2828 sayılı kararın bozulmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8'inci maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 45'inci maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu özel usulsüzlük cezası kesilmesine ilişkin işlemlerin iptaline, aşağıda gösterilen 184,20-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde itiraz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)