(4760 S. K. m. 8) (213 S. K. m. 3, 30, 134, 341, 344, 359)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, 2010 takvim yılına ait işlemlerinin incelenmesi sonucu bir kısım alış faturalarının sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğunun tespit edildiğinden bahisle söz konusu faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan, 2010/11. ve 12. dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının kaldırılması istemiyle açtığı davanın; davacının fatura aldığı Ç.. Madeni Yağ İm. İth. İhr. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun Mahkemelerince değerlendirilmesinden; davacı şirketin genel faaliyet yapısı, şirketin iş yerine 30/11/2011 tarihinde Mersin Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliğince yapılan fiili baskında tespit edilen hususlar ve fabrika yetkililerince fabrikaların bahçesinde kamyona yüklenen ve fabrikaların bahçesinde bulunan toplam 2576 adet bidonun fatura ve sevk irsaliyelerinin olmadığının belirtilmesi, şirketin fiili envanter durumu ile kaydi envanter durumunun örtüşmemesi, kapasite raporuyla örtüşmeyen üretiminin olması, yine üretim olarak gösterdiği miktarlarla örtüşmeyen elektrik sarfiyatı gibi hususların birlikte değerlendirilmesinden şirketin 2010 yılında gerçekte madeni yağ üretimi yapmadığı dolayısı ile anılan mükellefin uyuşmazlık konusu dönemde davacıya satıldığı iddia olunan ürünleri üretmediğinin sabit olduğu, bu mükellef tarafından ihtilaf konusu faturalara konu ürünlerin davacıya satılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, buna göre, yukarıda ayrıntılı olarak yapılan değerlendirmeler ışığında ihtilaf konusu faturaların muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu, fatura düzenleyen mükellefe banka üzerinden yapılan ödemelere ilişkin kaydi olarak yapılan işlemlerin tek başına faturaya konu ürünlerin alışını ispat için yeterli olmayacağı, söz konusu faturalara ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak yapılan katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasının ise; davacı tarafından sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanılmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verildiğinden, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliğinde olduğu sonucuna varılan faturalara isabet eden katma değer vergisi tarhiyatının bir katı oranında kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine dair Konya 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 02/06/2016 gün ve E:2015/522, K:2016/732 sayılı kararın, Ç… Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun özel tüketim vergisi ile ilgili olduğu, bu şirketin sahte fatura düzenlemesine ilişkin olmadığı, fatura bedellerini şirketin pos cihazından bizzat kendi kredi kartlarını kullanmak suretiyle ödediği, ödemelerinin nakliye faturaları ile uyumlu olduğu, incelemenin eksik yapıldığı, Mahkemece usul ve hukuka aykırı şekilde karar verildiği, dolayısıyla kararın bozulması gerektiği iddia edilerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, şu kadar ki vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu; 30. maddesinde, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunacağı; 134. maddesinde, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu; 341. maddesinde, vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi olduğu; 344. maddesinde, mükellef veya sorumlu tarafından 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin vergi ziyaı suçu olduğu, vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde ziyaa uğrattıkları verginin üç katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29/1-a maddesinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri; 34/1. maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği hükmüne yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre; belgelerin ve defter kayıtlarının, vergi kanunlarında ve bu kanunların vermiş olduğu yetkiye dayanılarak yürürlüğe konulan idari düzenlemelerde öngörülen biçimsel kurallara uygun bulunması ve belgelerin temsil ettiği vergiyi doğuran olayla ilgili diğer biçimsel işlemlerin noksansız yerine getirilmiş olması, örneğin mükellefiyet tesisi, belge bastırma izni alınması, sevk irsaliyesi düzenlenmesi, çek verilmesi, borsa tescilli gibi işlemlerin yapılması, düzenlenen belgelerin ve bu belgelere dayanılarak gerçekleştirilen defter kayıtlarının vergilendirme muamelelerine esas alınması için yeterli değildir. Ayrıca; söz konusu biçimsel işlemlerin, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti ile uyumlu olması da gereklidir.
Vergilendirmeye esas alınan belge ve kayıtların gerçek mahiyetle uyumlu olduğunun söylenebilmesi ise; biçimselliklerin ötesine geçilerek, belgeyi düzenleyenin iştigal konusu, satmış göründüğü emtia veya yapmış olduğu hizmet bakımından organizasyonu, ekipmanı, işin gerektirdiği sayıda işçinin olup olmadığı, emtia alımların gerçekliği, alım-satım için zorunlu veya bu işlemlerin doğal sonucu olan diğer işlemlerin gerçekleştirilme biçimi, ekonomik durumu ile vergilendirme döneminde yapmış göründüğü işin hacmi arasındaki ilişki, kredi kullanıp kullanmadığı, vergisel ödevlerin yerine getirilmesindeki özen gibi unsurlardan hareketle yapılacak inceleme sonuçlarının, ortada gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifası olduğunu göstermesine bağlıdır.
Gerçekleşmemiş teslim ve hizmetler karşılığında bir katma değer vergisi ödenmesi ve bunun sonucu olarak da bir vergi indirimi söz konusu edilemeyeceğinden, vergi indirimine dayanak teşkil eden faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığının açıklığa kavuşturulması uyuşmazlığın çözümü açısından önem arz etmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 2010 yılı hesaplarının incelenmesi sonucunda hakkında vergi tekniği raporu tanzim edilmiş Ç… Madeni Yağ İml.İth. İhr. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. isimli mükelleften aldığı ve sahte olduğu iddia edilen faturaları ilgili dönem defterlerine kaydettiğinin tespit edildiğinden bahisle söz konusu faturalardaki KDV indirimlerinin reddi suretiyle adına bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacıya sahte fatura düzenlediği ileri sürülen Ç… Madeni Yağ İml. İth. İhr. Nak. San. Ltd. Şti. hakkında 28/08/2013 tarih ve 2013-A-2152/34 sayılı ÖTV Kanunun 8/1. maddesi kapsamında düzenlenen Vergi Tekniği Raporunda özetle; şirketin madeni yağ imalatı ve satışı faaliyetinde bulunduğu, şirketin Mersin Ticaret ve Sanayi Odasından geçerlilik süresi 04.08.2013 olan 03.08.2010 tarih ve 168 sayılı yenileme amaçlı kapasite raporu aldığı, bu raporda şirketin makine ve tesisatında madeni yağ üretimi için 1 adet 10,6 tonluk lityum sabunlu gres üretim tankı, 1 adet 10,6 tonluk kalsiyum sabunlu gres üretim tankı, 6 adet 20 tonluk madeni yağ üretim tankı, 3 adet 10,6 tonluk madeni yağ üretim tankı, 2 adet 52 tonluk dinlendirme tankı, 10 adet 52 tonluk stok tankı ve diğer alet ve cihazlar bulunduğunun, özel yağlar ve müstahzarların yıllık kapasitesinin 4.000 ton, akışkanlığı düzenleyici müstahzarın 13.500 ton olduğunun belirtildiği, Ocak- Aralık 2010 dönemi YMM Üretim Tasdik Raporunda, şirketin kendi imalatı dışında imalatı yapılan ürünleri ticari mal olarak alış satışını da yaptığının, ticari mal olarak alınıp satılanların üretim tasdik raporuna konu edilmediğinin belirtildiği, şirketin 2010 yılında hem üretiminde kullandığı katkı maddesi alımı hem de ticari mal alımları yaptığı, üretim reçetelerine göre üretimde kullanılan ürünlerin akışkanlığı düzenleyici müstahzar, sentetik tiner, HDP polimer ve santana olduğu, diğerlerinin ticari mal olarak alınıp satıldığı, şirketin alımda bulunduğu firmalar hakkında yapılan tespitlere yer verilerek mal alımında bulunduğu firmaların bir kısmı hakkında sahte fatura düzenledikleri hususunda vergi tekniği raporu bulunduğu, bir kısmının da özel esaslara alınan mükelleflerden olduklarının belirtildiği, mükellefin dönem başı stok miktarları dönem içi alımları dikkate alındığında kaydi envanter dengesinin tutmadığı, her ne kadar şirketin YMM üretim tasdik raporu mevcut olsa da, mükellefin ithal ettiği baz yağları üretime dahil etmediğinin ortaya çıktığı; mükellef şirket madeni yağ üretiminde bulunacağından bahisle Ticaret ve Sanayi Odalarından alınan kapasite raporlarında yer alan madeni yağların karışım oranları belirtildiği, üretilen her bir madeni yağda %70’in altında baz yağ geri kalan maddenin ise katkı maddelerinden oluştuğu, mükellef şirket 2009 yılında 350.000 kg diğer katkı maddesi ile 2.185.073 kg B… Kimya'dan alınmış görünen santana isimli katkı maddelerini üretime dahil ettiği, mükellef şirketin üretimde kullandığını beyan ettiği katkı maddelerinin yaklaşık %80‘nin santana isimli üründen oluştuğu, Bilgin Kimya hakkında incelemenin gerek teknik takiple gerekse defter ve belgeler üzerinden yapıldığı, özellikle Ç.. firması ile ilgili olarak yapılan tespitlerde yapılan alışverişin madeni yağ alım satımı ile ilgili olmadığı, gerçekte üretim yapılmadığı, kayıtları ve stok dengesini tutturmak için de sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olarak düzenlenen faturalarda Santana vb. gibi her nevi yağ olarak düzenlendiği ancak, fatura muhteviyatının akaryakıt olarak kullanılan motorin olduğu, yine şirket tarafından akışkanlığı düzenleyici müstahzarı hem üretime dahil ettiği hem de doğrudan satışını yaptığı ancak, mükellefin Mart ayında hakkında sahte fatura düzenleme yönünden incelemesi bulunan Y… Petrol Ürünleri firmasından 260.500- kg akışkanlığı düzenleyici yağ müstahzarı alımında bulunulduğu, bunun üretim reçetelerine göre 227.880-kg’lık kısmını üretime dahil etmiş, 38.272-kg’nı ise doğrudan sattığı ancak, 5.652-kg’lık ürün için mevcut stoklarda olmadığı halde ya üretime dahil edilmediği ya da mevcut miktardan fazla fatura düzenlendiği, yine mükellefin Haziran ayında alımda bulunduğu 357.620-kg akışkanlığı düzenleyici müstahzarlar ile ilgili olarak satıcı firma olan Orta Doğu Ltd. Şti. hakkında gerçek faaliyetinin bulunmadığı, düzenlediği tüm faturaların sahte olduğunun tespit edildiği, şirketin ilk imalatını 2010 Temmuz ayında yaptığı ancak alımlar ile dönem başı stoklar karşılaştırıldığında stok dengesizliği bulunduğu, Ağustos ayında bu stok dengesizliği miktarı 39.256,16-kg olduğu, özellikle Eylül ve sonraki dönemlerde dönem başında olması gereken akışkanlık müstahzar üretimi yok iken yani stoklarda böyle bir malın olmadığı durumda bu malın satılması ya da üretime dahil edilmesinin olanaksız olduğu, yine şirketin işyerinde 16.11.2011 tarihinde yapılan fiili envanter sonrasında akışkanlığı düzenleyici müstahzar madde ile ilgili hesaplamalarda; envanterin yapıldığı tarihte akışkanlığı düzenleyici müstahzar madde miktarı “0” olup, bu tarihten sonra dönem içi alınan miktar 1.041.152-kg, satılan miktarın ise 232.656-kg olduğu, olması gereken dönem sonu stok miktarı 808.496-kg iken şirketin dönem sonu stok listesinde bu miktarın 1.154.614-kg olarak gösterildiği, şirketin gayesinin madeni yağ üretimi olmadığı, amacı dışında kullanılan baz yağların imalata giriyormuş gibi gösterilerek yapılan faaliyeti sahte belgeler ile kamufle etmek olduğu, mükellef şirketin 2010 yılı elektrik tüketimine bakıldığında yapılan üretim miktarı ile kullanılan elektrik miktarının uyumsuz olduğunun görüldüğü, oysa elektrik tüketiminin üretim ile doğru orantılı olarak artması gerektiği, mükellef şirketin Mart döneminde yaptığı üretim Nisan döneminde yaptığı üretimin yaklaşık 30 katı olmasına rağmen Mart ve Nisan dönemlerinde kullanılan elektrik tüketiminin neredeyse aynı miktarda olduğunun görüldüğü, Eylül döneminde üretilen ürün miktarı Mayıs ve Haziran döneminde üretilen ürün miktarının üçte biri ile yaklaşık yarısı kadar olmasına rağmen kullanılan elektrik miktarı Eylül döneminde daha fazla olmakla, bu durum mükellef şirket tarafından kullanılan elektriğin sabit giderler ile orantılı olduğu, mevsimsel olarak değişkenlik gösteren ısınma, soğuma, aydınlanma vs. için kullanılan elektriği gösterdiği anlaşılmakla birlikte, mükellef şirketin gerçekte üretim yapmadığını, şirketin 2010 yılı hem kaydi envanteri hem de YMM tasdik raporuna göre yurt içinden baz yağ alışı bulunmadığı, mevcut envantere göre düzenlenen satış faturalarının sahte faturalar olduğu, genel olarak şirketin 2010 yılı faaliyetine bakıldığında şirketin kullanmış olduğu katkı maddelerinin çeşitlilik gösterdiği fakat bunlardan sadece santana kullanılarak üretimi yapıldığı taahhüt edilen Dokumaya Elverişli Müstahzar, Makine Cihaz ve Taşıtların Yağlanmasında Kullanılan Müstahzar, Ağır mineral yağlar için müstahzar ve enjektör temizleyici müstahzar isimli malların aslında hiç üretilmediği, yani bu ürünler için düzenlenen faturaların asıl faaliyeti kamufle etmek için düzenlediği kanaati oluştuğu, mükellef şirketin belirtilen katkı maddesi dışında diğer katkı maddeleri kullanılarak üretimi yapıldığı taahhüt edilen ürünlerle ilgili olarak ise üretim reçetelerinde %95 baz yağ+ %5 katkı maddesi kullanıldığı, katkı maddesi olarak %1 yine santana ve diğer katkı maddeleri kullanıldığı, sadece santana isimli katkı maddesi karışımı haricindeki diğer üretim reçeteleri ile ilgili olarak O. Akdeniz Gümrük ve Ticaret Müdürlüğünden istenen bilgide, gönderilen üretim reçetelerine göre belirtilen ürünlerin 27.10 grubunda değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, mükellef şirketin genel olarak faaliyet yapısı, mal aldığı firmalar hakkında yapılan olumsuz tespitler, 2011 yılında mükellef şirketin iş yerinde yapılan fiili tespit bütünüyle göz önüne alındığında önceki yıllarda olduğu gibi ithal ettiği baz yağları doğrudan ya da basit bir karışımla akaryakıt olarak kullanım amaçlı piyasaya sürdüğü ve elde ettiği hasılatı sahte madeni yağ faturaları ile kamufle ettiği belirtilmiştir.
Aynı raporda mükellef şirketin iş yerinde 16.11.2011 tarihinde fiili envanter yapıldığı, ve iş yerinde 15.000 kg heavy neutral, 240.000 kg spindle oil baz yağın bulunduğu, üretildiği ya da ticari mal olarak alınan madeni yağa rastlanılmadığı, oysa şirketin 15.11.2011 tarih ve 912 nolu yevmiye kaydında 4.910.763,56 TL tutarında akışkanlık düzenleyici maddeye ilişkin üretim kaydı bulunmadığı, şirket hakkında 2007, 2008, 2009 yılları ile ilgili yapılan işlemler ve düzenlenen VTR ile tespit edilen hususların da göz önüne alındığı ve mükellef şirketin 2010 ve 2011 yıllarında da esas faaliyetinin madeni yağ üretmek olmadığı, ithal ettiği baz yağları doğrudan ya da basit bir karışımla akaryakıt olarak kullanım amaçlı piyasaya sürdüğü ve elde ettiği hasılatı için sahte madeni yağ faturaları düzenlediği, mükellef şirket 2010 yılında hem bir kısım ürünleri doğrudan alıp sattığı hem de söz de üretilen ürünler için satış faturaları düzenlediği, 2010 yılı hesaplarının incelenmesi neticesinde gerçekte madeni yağ üretiminin olmadığı, ÖTV Kanunun 8/1 maddesinde yer alan tecil-terkin hükümlerinden yararlanarak ithal ettiği baz yağları amacı dışında kullandığı ve söz konusu baz yağları doğrudan ya da basit bir karışımla akaryakıt olarak kullanım amaçlı piyasaya sattığı ve elde ettiği satış hasılatını ise kamufle etmek için sahte madeni yağ faturaları düzenlediği, şirketin öncelikle üretim sonucu düzenlemiş olduğu faturaların sahte faturalar olduğu ve bu şirketten mal alışı bulunan aralarında davacının da bulunduğu mükellefler hakkında vergi incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Olayda, Ç..Madeni Yağ Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporu'nda şirketin mal aldığı bir kısım şirketler hakkında olumsuzlukların bulunduğu ve şirketin kaydi envanteri ile üretim reçetelerine göre bir kısım madeni yağları üretmesinin olanaklı olmadığı tespitlerine yer verilerek şirketin düzenlediği faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyla yanıltıcı belge olduğu kabul edilmiş ise de; anılan şirketin 2010 yılında ticari faaliyette bulunmadığı, madeni yağ üretebilecek kapasitesinin bulunmadığına yönelik herhangi bir tespitin olmadığı, aksine raporda elektrik tüketiminin olduğu, teneke ve bidon alışları bulunduğu belirtilerek geçerlilik süresi devam eden yenileme amaçlı kapasite raporu ve yıllık üretim kapasitesine ilişkin verilere yer verildiği, öte yandan şirketin baz yağ alışlarının gerçek olduğu kabul edilerek, üretiminde kullandığı katkı maddesi alımlarının yapıldığı bir kısım mükellefler hakkında olumsuzluklara yer verildiği, ancak ilgili şirketlerin bir kısmı hakkında henüz düzenlenen bir rapor bulunmadığı, dolayısıyla tüm alımlarının sahte olduğundan bahsedilemeyeceği, şirketin üretiminde kullandığı bu katkı maddelerini doğrudan ticari mal olarak alıp sattığı belirtildiği halde, Ç..Madeni Yağ Mak.San. ve Tic.Ltd.Şti. tarafından davacıya düzenlenen "akışkanlığı düzenleyici maddenin" hangi kapsamda olduğuna dair açıklayıcı bir bilgiye yer verilmediği gibi bu maddelerin gerçek olmadığına ilişkin bir tespitte de bulunulmadığı, bunların adı geçen mükellef tarafından doğrudan alınarak davacıya satılan madde de olabileceği, bu hususlar belirlenmeksizin yapılan incelemenin eksik ve tahmine dayalı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, şirketin baz yağı ithalatının varlığı, kapasite raporları, üretim tasdik raporlarının bulunması ve uyumsuzluklar bulunsa da kaydi envanter sonuçlarının şirketin hiç madeni yağ üretimi olmadığını ortaya koymaması ve davacıların anılan şirkete ödemelerinin banka ve finans kurumları aracılığıyla yaptığı tespit edilmesine karşın, davacı nezdinde incelemenin maksadını gerçekleştirecek şekilde ayrıntılı şekilde yapılarak faturalar muhteviyatı madeni yağların alınmadığı hususunda açık bir belirleme yapılmaması karşısında; vergi tekniği raporundaki tespitlerin Ç..Madeni Yağ Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı adına düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığını ortaya koymadığı, bu itibarla davacının adı geçen şirketten temin ettiği faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle 2010/11 ve 12. dönemlerine ilişkin olarak adına yapılan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itirazın kabulüne, itiraza konu Konya 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 02/06/2016 gün ve E:2015/522, K:2016/732 sayılı kararın bozulmasına, davanın kabulüne, dava konusu 2010/11 ve 12. dönemlerine ilişkin bir kar vergi ziyaı cezalı tarhiyatların kaldırılmasına, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 219,20-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, artan posta ücretinin karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)