(6183 S. K. m. 54) (213 S. K. m. 12, 113, 114)
İSTEMİN ÖZETİ: Davalı idareye vergi borcu bulunan ...'ın kanuni mirasçısı olduğundan bahisle tahakkuk ettirilmiş muhtelif vergilerden müteşekkil kamu alacağının tahsili amacıyla miras hissesi oranında davacı adına düzenlenen 12.05.2015 tarih ve ....., 41, 42, 43 ana takip dosya numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davanın kabulüne hükmeden Sakarya Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 22/04/2016 gün ve E:2015/385, K:2016/408 Sayılı kararına davalı idarece itiraz edilerek; kararın hukuka uygun olmadığı iddia olunarak bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Altıncı Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idarece yapılan itiraz hakkında gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; davalı idareye vergi borcu bulunan ...'ın kanuni mirasçısı olduğundan bahisle tahakkuk ettirilmiş muhtelif vergilerden müteşekkil kamu alacağının tahsili amacıyla miras hissesi oranında davacı adına düzenlenen 12.05.2015 tarih ve ....., 41, 42, 43 ana takip dosya numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
İtiraza konu kararın davaya konu 2015... Sayılı ödeme emrinin 2004/5,6 dönemleri katma değer vergisi ve gecikme zammına dair kısımlarıyla ilgili hüküm fıkrasına yönelik itiraz yönünden;
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu'nun 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği, hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 7. maddesinde; borçlunun ölümü halinde, mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında da bu kanun hükümlerinin tatbik edileceği, borçlunun ölümünden önce başlamış olan muameleye devam olunacağı belirtilmiştir.
213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 12. maddesinde; ölüm halinde mükelleflerin ödevlerinin mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçeceği, ancak mirasçılardan her birinin ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu oldukları kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 113. maddesinde; "Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır.
Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder." hükmü,
114. maddesinde de; Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.
Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkür komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder." hükmü yer akmaktadır.
Ancak, bu maddenin ikinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi'nin 15/10/2009 tarihli ve E:2006/124, K.: 2009/146 Sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, 01.08.2010 tarih ve 27659 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6009 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesiyle 213 Sayılı Kanun'un 114. maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek, “Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.” düzenlemesi getirilmiş, aynı Kanun'un 62. maddesinde, bu hükmün 1/7/2010 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Olayda davaya konu 12.05.2015 tarih ve 2015/40 Sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2004/5,6 dönemleri katma değer vergisinin, takdir komisyonu kararına istinaden yapılan tarhiyattan kaynaklandığı, takdire sevkin 13.09.2009 tarihinde yapıldığı, Anayasa mahkemesi'nin yukarda anılan kararı uyarınca takdire sevkin zamanaşımını kesmesi olanaklı bulunmadığından, 2004 yılına dair olan cezalı vergilere ait vergi/ceza ihbarnamelerinin tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra 28.09.2010 tarihinde muris ...'a tebliğ edilmiş olduğu görüldüğünden, davaya konu 2015/6 Sayılı ödeme emrinin 2004/5,6 dönemleri katma değer vergisine dair kısmının tarh zamanaşımına uğramış borç sebebiyle düzenlenmiş olması sebebiyle hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
İtiraza konu kararın davaya konu ödeme emirlerinin kalan kısımlarıyla ilgili hüküm fıkrası yönünden;
Davacı adına 30.07.2014 tarihinde vefat eden ...'ın mirasçısı olması sebebiyle davaya konu ödeme emirlerinin düzenlendiği, ödeme emirleri içeriği borcun 2005 ila 2007, 2010, 2011, 2012, 2013 yıllarına dair olduğu, 2005, 2006, 2007 yıllarına dair olarak takdir koisyonu kararına istinaden yapılan cezalı tarhiyata dair vergi/ceza ihbarnamelerinin 28.09.2010 tarihinde muris ...'a tebliğ edildiği, süresinde ödenmediği gibi davaya konu da yapılmayarak kesinleştiği, davaya konu ödeme emirleri içeriği diğer borçların da muris ... tarafından verilen beyannamelere istinaden tahakkuk eden ve süresinde ödenmeyen damga vergileri olduğu görülmektedir.
213 Sayılı ve 6183 Sayılı Kanun'un yukarda anılan hükümlerinde belirtildiği üzere, ölüm halinde mirası reddetmemiş mirasçıların ölenin vergi borçlarından miras hisseleri oranında sorumlu olacağı, borçlunun ölümünden önce başlamış olan muameleye devam edileceği belirtilmekte olup, davaya konu ödeme emrinin usulüne uygun şekilde kesinleşmiş amme alacağının tahsili için davacının miras hissesi oranında düzenlendiği anlaşıldığından, davaya konu ödeme emirlerinin bu kısımlarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davalı idare itirazının kısmen kabulüne, Sakarya Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin itiraza konu edilen 22/04/2016 gün ve E:2015/385, K:2016/408 Sayılı kararının; davaya konu ..... Sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2004/5,6 dönemleri katma değer vergisi ve gecikme faizi dışında kalan kısımlarıyla ilgili hüküm fıkrası yönünden bozulmasına, bu kısım yönünden davanın reddine, davalı idare itirazının kısmen reddine, davaya konu 2015... sayılı ödeme emrinin 2004/5,6 dönemleri katma değer vergisi ve gecikme faiziyle ilgili hüküm fıkrasının yukarda belirtilen yazılı gerekçe ile onanmasına, dava kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlandığından davadaki haklılık oranına göre 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesine göre belirlenen aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından ödenen 95,70-TL yargılama giderlerinden 83,70-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan 12,00-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından ödenen 59,40-TL itiraz yargılama giderinin 7,00-TL'lik kısmının davalı idare üzerinde bırakılmasına, kalan 52,40-TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, ayrıca davacıdan 31,40-TL karar harcı alınmasına, artan posta avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)