(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: İnşaat müteahhitliği yapan T. Y. adlı kişiden 1(tam hisse) mesken, (1/2) hisse ile bir dükkanı 10.07.2009 tarihinde satın alan davacının, müteahhidin alım satıma taraf olduğu gayrimenkul satışlarına ilişkin düzenlediği fatura bedelleri ile tapu devrinde beyan edilmiş bedeller arasında farklar olduğunun Vergi Tekniği ve Vergi İnceleme Raporlarıyla tesbit edildiğinden bahisle bu fark tutar üzerinden, davacı adına, 21.06.2013 tarih ve 2013..02 sayılı vergi/ceza ihbarnamesi ile tarh ve tebliğ edilen 2009/07.ay dönemine ait 5.936,00-TL Tapu harcı ile 1.484,00-TL vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada, Tekirdağ Vergi Mahkemesince özetle; müteahhit T. Y.'in 2007-2011 yılları arası gayrimenkul satış bedeli beyanlarının doğruluğunun tesbiti bakımından 07.02.2013 tarihli, 2013-A-706/14 sayılı Vergi Tekniği Raporu ile bu raporun eki Trakya Umum Emlak Müşavirleri Derneğince düzenlenen 17.12.2012 tarihli, 2012/187 sayılı rayiç değer konulu Rapor, ayrıca 2009 yılı gelir vergisi ve gelir geçici vergileri ile ilgili düzenlenen 07.02.2013 günlü, 2013/A-706/21 ve 22 sayılı Vergi İnceleme Raporlarında, müteahhidin 2009 yılında satışını gerçekleştirdiği taşınmazlar için gerçek satış bedelinden düşük tutarlı faturalar düzenlediği, davacıya satışı yapılan taşınmazların gerçek toplam satış bedelinin 705.116,80-TL olduğu tespitinin yer aldığı, bu tesbitlere dayalı müteahhit adına 2009 yılı için yapılan vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatı ile geçici vergiye kesilen vergi zıyaı cezası ve özel usulsüzlük cezalarına karşı müteahhit tarafından 2013/2217 Esasta Mahkemelerinde açılan davada ise özetle, taşınmaz satışları için düzenlenen faturaların gerçek satış değerlerinden düşük tutarlı düzenlendiği yolundaki inceleme elemanınca yapılmış tesbitlerin doğruluğunun Mahkemelerince de kabul edilmek suretiyle tarhiyatın, vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi zıyaı cezası yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 20.02.2014 tarih ve E:2013/2217,K:2014/129 sayılı kararla "davanın bu kısmının reddedildiği"nin görüldüğü, yine 2009 yılı gelir vergisi ile gelir geçici vergi tarhiyatlarına esas alınan matrah esas alınarak yine müteahhit adına yapılan 2009 yılı vergi ziyaı cezalı tapu harcı tarhiyatına açılan bir diğer davada Mahkemelerince19.03.2016 tarih ve E:2013/2413, K:2014/780 sayılı kararla bu davanın da reddine karar verildiği de anlaşıldığından, müteahhit hakkında Mahkemelerince yukarıda belirtilen davalarda kurulmuş "ret" hükümleri karşısında, yapılan vergi incelemesi sonucunda 2009 yılında davacıya satışı yapılmış gayrımenkullerin inceleme ile tesbit edilen gerçek satış bedelinin 705.116,80-TL olduğu tesbit edilmiş bulunduğundan, davalı idarece tesbit edilen bu bedel ile beyan edilmiş bedel arasındaki fark matrah üzerinden davacı adına yapılan dava konusu vergi ziyaı cezalı tapu harcında hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle verilen 07.05.2014 tarih E:2013/2435, K:2014/1333 sayılı "davanın reddine" ilişkin kararın; Mahkemece, müteahhit T. Y.'in açtığı davaların reddedilmiş olduğundan hareketle bakılan davanın reddine karar verilmiş ise de, 2009 yılı gelir vergisi ve gelir geçici vergiye ait vergi ziyaı cezasına ilişkin verilmiş davanın reddine ilişkin kararının müteahhit tarafından yürütmenin durdurulması istemli olarak temyiz edildiği, Danıştay 4. Dairesi tarafından da (E:2014/3254) sayılı dosyadan 12.06.2014 tarihinde "yürütmenin durdurulmasına" karar verildiği, bir başka dönem olan 2008/1,6 ve 9. ay'a ilişkin Tapu harcı ve vergi ziyaı cezası için de Danıştay 9. Dairesi (E:2014/5070) tarafından 24.06.2014 tarihinde de "yürütmenin durdurulmasına" karar verildiği sabit olduğu halde Müteahhidin açtığı bu davalar kesinleşmeden Tekirdağ Vergi Mahkemesince bakılan davanın karara bağlanmasında hukuki isabet bulunmadığı davacı tarafından ileri sürülerek itirazen bozulması isteminden ibarettir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, davacının 18.06.2014 tarihli itiraz dilekçesi ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü.
İtiraz; Davacının, inşaat müteahhitliği yapan T. Y. adlı kişiden 1(tam hisse) mesken, (1/2) hisse ile bir dükkan satın alan davacının, müteahhidin alım satıma taraf olduğu gayrimenkul satışlarına ilişkin düzenlediği fatura bedelleri ile tapu devrinde beyan edilmiş bedeller arasında farklar olduğunun Vergi Tekniği ile Vergi İnceleme Raporlarıyla tesbit edildiğinden bahisle bu fark tutar üzerinden, davacı adına, 21.06.2013 tarih ve 2013..02 sayılı vergi/ceza ihbarnamesi ile tarh ve tebliğ edilen 2009/07.ay dönemine ait 5.936,00-TL Tapu harcı ile 1.484,00-TL vergi ziyaı cezası kaldırılması istemiyle açılan davada, Tekirdağ Vergi Mahkemesince verilen 07.05.2014 tarih E:2013/2435, K:2014/1333 sayılı davanın reddine" ilişkin kararın, istemin özetinde yazılı iddialarla itirazen bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
İncelenen dosyadan; Müteahhit T. Y.'in gayrimenkul satış bedeli beyanlarının doğruluğunun tesbiti bakımından 07.02.2013 tarihli, 2013-A-706/14 sayılı vergi tekniği raporu ile bu raporun eki Trakya Umum Emlak Müşavirleri Derneğince düzenlenen 17.12.2012 tarihli, 2012/187 sayılı rayiç değer konulu Rapor, ayrıca 2009 yılı gelir vergisi ve gelir geçici vergileri ile ilgili 07.02.2013 günlü, 2013/A-706/21 ve 22 sayılı vergi inceleme raporlarının düzenlendiği bu raporlar ile davacının alım satımına taraf olduğu gayrimenkul satışlarına ilişkin düzenlediği fatura bedelleri ile tapu devrinde beyan edilen tutar arasında farklar olduğu ayrıca müteahhidin işletme envanterindeki bazı gayrimenkulleri kiraya vererek elde ettiği kira geliri bulunduğunun tesbit edildiğinden bahisle bu raporlara dayanılarak müteahhit adına 2009 yılı için vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatı ile gelir geçici vergi üzerinden vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezaları kesildiği, belirtilen bu tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin müteahhit T. Y.'e tebliği üzerine Müteahhidin 2009 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile gelir geçici vergiye ait ceza ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açtığı davada Mahkemenin verdiği "özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne, 2009 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile gelir geçici vergisine ait vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine" ilişkin Tekirdağ Vergi Mahkemesinin 20.02.2014 tarih ve E:2013/2217, K:2014/129 sayılı kararına karşı Müteahhit T. Y.'in yaptığı temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesince özetle; müteahhit hakkında gayrimenkul satışlarına ilişkin gerçek hasılatın gizlenmiş olduğu yönündeki yapılan bir ihbar üzerine, müteahhidin 2007 ila 2011 yıllarında yaptığı gayrimenkul satışlarından elde ettiği gelir ile aynı yılda elde ettiği kira gelirlerinin tesbiti bakımından yapılan vergi incelenmesi sonucunda, müteahhidin, muhtelif daire satışları için düşük tutarlı fatura düzenleyerek hasılatını eksik beyan ettiği, ayrıca bir kısım kira gelirini beyan etmediğinin tesbit edildiğinden bahisle tarhiyat yapıldığı, aynı incelemede müteahhitten gayrimenkul almış olan kişilerin alış fiyatı ile ilgili olarak ta beyanlarının alındığı, bu kişilerin alış fiyatları ile ilgili beyanları ile müteahhidin düzenlediği satış faturalarında yer alan tutarların birbirini doğruladığı, fatura tutarı ile alıcıları ifadeleri arasında bir bedel farkı bulunmadığı halde inceleme elemanı tarafından da gayrimenkul alıcısı durumundaki bu kişilerin beyanlarının aksini ortaya koyacak hukuken geçerli bir tesbit yapılmaksızın, Trakya Umum Emlak Müşavirleri Derneğinden taşınmazların satış tarihindeki değerlerinin sorulması ve gelen verilere ve elde edilen bilgilere göre kayıtlı satış bedelinin %80 satılan malların maliyeti oranı esas alınarak matrah farkı bulunduğu, aynı inceleme raporunda bir kısım kira gelirinin beyan edilmediğine ilişkin tespitin doğruluğunun ise inceleme Tutanağındaki beyan ile de davacı tarafından kabul edildiğinin görüldüğü, sonuç olarak, müteahhidin gayrimenkul satışları ile ilgili beyan ettiği matrahın oluşmasına vesile olan ve olayla ilgisi açık ve tabii bulunan müteahhitten gayrimenkul satın almış olan kişilerin satış bedeli konusundaki ifadelerinin birbirini doğrulamasına karşın, birbirini doğrulayan bu karşılıklı ifadelerle tespit edilmiş bedel dışında, gayrimenkullerin daha fazla bir fiyatla satıldığını ortaya koyacak biçimde idarece yapılmış somut bir tespit bulunmaması karşısında re'sen takdir nedeni bulunmaksızın gayrimenkul satışlarından matrah farkı oluştuğundan bahisle yapılmış olan (2009 yılı Gelir vergisi Gelir geçici vergisi) tarhiyatının; "gayrimenkul satışlarından doğan matrah farkına dayalı kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, bu matraha dayalı yapılmış olan gelir vergisi, gelir geçici vergi tarhiyatına yönelik Mahkeme kararının bu matraha ilişkin kısmına yönelik hükmünde yasal isabet görülmediği, diğer taraftan, davacının işletme envanterindeki bazı gayrimenkulleri kiraya vererek elde ettiği geliri beyan etmemesinden doğan matrah farkına gelince, vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporları ile bu hususa ilişkin olarak somut tesbit bulunduğu, davacı tarafından bu konuya bir itirazda da bulunulmadığı gibi her hangi bir bilgi veya belgelerle aksini ortaya koyarak ispatlayamadığından mahkeme kararının, kira gelirinden doğan matraha ilişkin kısmında ise hukuka aykırılık görülmediği gerekçesine dayalı olarak verdiği 11.11.2014 tarih ve E:2014/3298, K:2014/6677 sayılı kararıyla, "Mahkeme kararının kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına" şeklindeki kararına davalı idarenin yaptığı karar düzeltme başvurusunun da aynı Dairenin verdiği 09.06.2016 tarih ve E:2015/3272, K:2015/3072 sayılı kararıyla reddedilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, dava dosyası ile müteahhit T. Y. tarafından, 2009 yılında yaptığı gayrimenkul satışlarından dolayı adına 2009 yılı için yapılan vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile gelir geçici vergine ait kesilen vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle Tekirdağ Vergi Mahkemesinde E:2013/2217 esasa kayden açılmış dava ile bu davanın temyiz incelemesinde Danıştay Dördüncü Dairesinin verdiği 11.11.2014 tarih ve E:2014/3298, K:2014/6677 sayılı kararın birlikte değerlendirilmesinden; müteahhidin 2009 yılındaki gayrimenkul satışları ile ilgili beyan ettiği matrahın oluşmasına vesile olan ve olayla ilgisi açık ve tabii bulunan müteahhitten gayrimenkul satın almış olan kişilerin satış bedeli konusundaki ifadelerinin birbirini doğrulamakta olduğu, birbirini doğrulayan bu karşılıklı ifadelerle tespit edilmiş bedel dışında gayrimenkullerin daha fazla bir fiyatla satıldığını ortaya koyacak biçimde idarece yapılmış somut bir tespitin de bulunmamasına karşın, vergi incelemesi ile müteahhit hakkında gayrimenkul satışlarına ilişkin gerçek hasılatın beyan edilmediği iddiası ile bulunan matrah farkı üzerinden davacı adına 2009 yılı için yapılan davaya konu vergi ziyaı cezalı tapu harcı tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının itiraz isteminin kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının yaptığı İTİRAZIN KABULÜNE, Tekirdağ Vergi Mahkemesince verilen 07/05/2014 tarih ve E:2013/2435, K:2014/1333 sayılı " davanın reddine" ilişkin KARARIN BOZULMASINA, davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı tapu harcı tarhiyatının kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi uyarınca aşağıda dökümü gösterilen 220,70-TL yargılama gideri ile Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 1.100,00TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, itiraz aşamasında yürütmenin durdurulması istemine ait davacının yatırdığı 52,40-TL harcın, istemi halinde davacıya iadesine, posta ücretinden artanının ise kararın kesinleşmesinden sonra davacıya resen iadesine, kararın taraflara tebliği için dava dosyasının ilgili Mahkemeye gönderilmesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içinde İstanbul Bölge idare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)