İSTEMİN ÖZETİ: Davacının 2012 yılı defter ve belgelerinin sınırlı olarak incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2012/12. dönemine ilişkin cezalı olarak tarh edilen katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı; davacının hakkında sahte belge düzenlemekten vergi tekniği raporu bulunan .....'den aldığı sahte faturaları yasal defterlerine kaydederek indirim konusu yaptığının tespit edildiği, ..... hakkında düzenlenen 11/06/2013 tarih 2013-A-2546/18 sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; mükellefin çok küçük alış ve satışları dışındaki faturaların gerçek bir alım satıma dayanmadığı yönündeki beyanı, mal alışlarının büyük bir kısmının haklarında sahte fatura düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu düzenlenen veya olumsuz tespit bulunan firmalardan olması, herhangi bir taşıtı, demirbaşı ve işçisi olmadan bu kadar yüksek cirolara ulaşması, gelir vergisi beyannamesinde tespit edilen sermaye tutarı ile elde ettiği hasılat arasında büyük uyumsuzluk olması, fatura içerikleri ile davacının faaliyetinin uyumsuz olması karşısında, anılan şirketin davacıya düzenlediği faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığı sonucuna varıldığından, katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddeden Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 18/03/2016 günlü ve E: 2015/1857, K:2016/526 sayılı kararının; 6486 sayılı Kanunun 13. maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen Geçici 85. maddeden yararlanarak beyanda bulunduğu, tahakkuk eden verginin ödendiği, vergi inceleme elemanınca bu durumun dikkate alınmadığı, resen salınan vergi ve cezanın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının, 2012 yılı defter ve belgelerinin sahte belge kullanımı yönünden sınırlı incelenmesi neticesinde, ilgili yıl bir kısım emtia alımlarını sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ile belgelendirdiğine ilişkin olarak düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden sahte olduğu belirtilen faturalar üzerinden hesaplayarak indirim konusu yaptığı Katma Değer Vergisi'nin(KDV) reddi ve ilgili dönem KDV beyanlarının yeniden düzenlenmesi suretiyle 2012 yılı 12. dönemi için re’sen salınan cezalı KDV tarhiyatının kaldırılması istemiyle açılmıştır.
6486 sayılı Kanunun 13. maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen Geçici 85. Maddesinde; " Gerçek veya tüzel kişilerce, 15/4/2013 tarihi itibarıyla sahip olunan ve yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile varlığı kanaat verici bir belgeyle ispat edilen taşınmazlar, 31/7/2013tarihine kadar Türk Lirası cinsinden rayiç bedelle, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca faaliyette bulunan bankalara veya 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca faaliyette bulunan aracı kurumlara bildirilir ya da vergi dairelerine beyan edilir.
Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %2 oranında vergi tarh edilir ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir.
Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. Bu fıkra ile üçüncü fıkraya göre ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez.
Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Ancak, diğer nedenlerle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayan 1/1/2013 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları uyarınca gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, bu madde kapsamında beyan edilen tutarlar, bu tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi koşuluyla mahsup edilerek tarhiyat yapılır...
Bildirildiği veya beyan edildiği hâlde, 15/4/2013 tarihi itibarıyla yurt dışında bulunduğu kanaat verici belge ile tevsik edilemeyen para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar dolayısıyla beşinci fıkra hükmünden yararlanılamaz.
Bildirim veya beyanın yapıldığı tarihi takip eden ay sonuna kadar Türkiye’ye getirilmeyen veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmeyen para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları dolayısıyla beşinci fıkra hükmünden yararlanılamaz.
Hükmüne yer verilmiştir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin "1 Seri No'lu Yurt Dışındaki Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında " Genel Tebliğ 11.6.2013 tarih ve 28674 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz isteminin kabulü ile Ankara 2. Vergi Mahkemesince verilen 18/03/2016 gün ve E: 2015/1857, K:2016/526 sayılı kararın bozulmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın kabulüne, dava konusu tahakkukun kaldırılmasına, aşağıda dökümü gösterilen toplam 227,20-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde itiraz edene iadesine, 2577 sayılı yasanın geçici 8. maddesi gereği uygulanmasına devam olunan mülga 54. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)