(2577 S. K. m. 45, 49) (7338 S. K. m. 10) (213 S. K. m. 116, 117, 118, 124, 268, 297, 378) (1319 S. K. m. 29)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, muris C. B.'nın vefatı üzerine 28.06.2013 tarihinde verilen ilk veraset ve intikal vergisi beyannamesi üzerine 20130704...001 sayılı tahakkuk fişi ile adına tahakkuk ettirilen 18.336,20-TL veraset ve intikal vergisinin, verginin bildirdikleri hatalı matrah üzerinden tahakkuk ettirildiğinden bahisle tahakkukun doğru matrah üzerinden yapılması için düzeltme-şikayet yolu ile 10.01.2014 tarihinde yapılan başvurunun davacı hakkında 09.02.2015 tarih ve 2015-A-599/1 sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlendikten sonra Maliye bakanlığı Gelir idaresi Başkanlığınca 26.08.2015 tarih ve E:82421 sayılı işlemle reddi üzerine, hatalı matrah üzerinden adına tahakkuk ettirilen veraset ve intikal vergisinin kaldırılarak veraset ve intikal vergisinin, gayrimenkullerin emlak vergisine esas olan değer ile değerlemesi suretiyle verginin yeniden hesaplanarak yeniden tahakkuk ettirilmesi için tahakkuk fişinin iptali istemiyle açılan davada, Tekirdağ Vergi Mahkemesince özetle, dava konusu 20130704...001 sayılı 18.336,20-TL tutarlı tahakkuk fişinin varislerce verilen veraset ve intikal vergisi beyannamesi üzerine düzenlendiği, davacının belirtilen beyannamede veraseten intikal eden gayrimenkulleri emlak vergisine esas değer ile değerlendirip beyan etmediği halde, bu beyanının, yaptığı başvuru ile davalı idarece resen dikkate alınarak düzeltilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının kendi beyanı üzere yapılan tarhiyatta hata bulunduğundan söz edilemeyeceğinden idareye yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle verilen 17/06/2016 günlü, E:2015/605,K:2016/351 sayılı ''davanın reddine'' ilişkin kararın, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 10/1-b maddesinde gayrimenkullerin ticari işletmeye dahil olsun veya olmasın Emlak Vergisine esas olan değerle değerleneceğine ilişkin açık hüküm bulunduğu ileri sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. ve 49. maddeleri uyarınca bozulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi isteminden ibarettir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: İtiraz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davacının 15/08/2016 havale tarihli itiraz dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca birlikte incelenerek işin gereği görüşüldü:
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinde, Veraset ve İntikal Vergisinin matrahının, intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre bulunan değerleri olduğu, mükellefler ilk tarhiyatta nazara alınmak üzere Veraset ve İntikal Vergisi mevzuuna giren malları aşağıda belirtilen değerleme ölçülerinden faydalanarak, belirtilmeyenler bakımından ise Vergi Usul Kanununun servetleri değerleme ile ilgili 3 üncü bölümündeki esaslara göre değerlemek ve beyannamelerinde göstermek zorunda oldukları, mükellefler isterlerse ölüm günü itibariyle çıkaracakları bilançoyu esas alarak öz sermayelerini tespit edebilecekleri, öz sermaye veya ticari varlık, bu maddedeki esaslara göre bu maddede hüküm olmayan hallerde Vergi Usul Kanununun iktisadi işletmelere dahil kıymetleri değerleme ile ilgili 2'nci bölümündeki esaslara göre tespit olunacağı, b) bendinde, gayrimenkullerin ticari işletmeye dahil olsun veya olmasın Emlak Vergisine esas olan değerle değerleneceği düzenlemesine yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (V.U.K'nun) servetleri değerleme ile ilgili 297. maddesinde ticari sermayeye dahil olsun olmasın bilumum binalarla arazinin vergi değeri ile değerleneceği hükme bağlanmış 268. Maddesinde ise vergi değeri; Emlak Vergisi Kanununun 29. maddesine göre tesbit edilen değeri olduğu hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Kanun'un 378. maddesinin 2. fıkrasında ise mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları, ancak, bu Kanunun vergi hatalarına ilişkin hükümlerinin saklı olduğu hükme bağlanış olup buna göre uyuşmazlığın, Vergi Usul Kanunu'nun vergi hatalarına ilişkin hükümlere göre çözümlenmesi gerekmektedir.
213 sayılı Kanun'un 116. maddesinde, vergi hatası, vergiye müteallık hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlandığı, 117. maddesinde hesap hatalarının, 1-matrah hataları, 2- vergi miktarında hata, 3-verginin mükerrer olması hali, şeklinde sayıldığı, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra maddede sayılan vergi hatalarından dolayı idareye yapılacak düzeltme ve şikayet başvurularına ilişkin hususların ise 116 ila 124 maddelerde düzenlenmiş bulunmaktadır.
İncelenen dosyadan, davacının murisi ve B.. Kollektif Şirket'inde %50 ortaklık payı bulunan C. B.'nın 02.03.2013 tarihinde vefatı üzerine 28.06.2013 tarihinde verilen veraset ve intikal vergisi beyannamesinde gayrimenkullerin 7338 sayılı Yasanın öngördüğü şekilde emlak vergisi değeri üzerinden beyan edilecek yerde, ölüm tarihindeki şirket bilançosu üzerinden hesaplanan öz sermaye değeri üzerinden beyanda bulunduklarının varislerce anlaşılması üzerine ve dava süresi de geçmiş bulunduğundan davalı idareye düzeltme- şikayet yoluyla yapılan 10.01.2014 tarihli başvuru üzerine olayın vergi incelemesine sevk edildiği 09.02.2015 tarih ve 2015-A-599/1 sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlendiği, bu raporda davacı başvurusunun reddinin önerildiği, Maliye Bakanlığı Gelir idaresi Başkanlığının 26.08.2015 tarih ve E:82421 sayılı işlemle şikayet başvurusunun reddi üzerine, hatalı matrah üzerinden adına tahakkuk ettirilen veraset ve intikal vergisinin kaldırılarak, gayrimenkullerin ticari işletmeye dahil olsun veya olmasın Emlak Vergisine esas olan değerle değerleyerek oluşacak doğru matrah üzerinden verginin yeniden tahakkuk ettirilmesi için tahakkuk fişinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı, vergi matrahında hata bulunduğunu ileri sürmekte olduğundan, Mahkememizce verilen 15.05.2017 tarihli ara kararımıza alınan cevap ve eki bilgi ve belgeler ile incelenen tüm dosya kapsamından, davacının veraset intikal vergisi beyanının, V.U.K'nun 116-117 maddelerinde yer verilen "vergi matrahında hata" kapsamında olduğu bu durumda VUK'nun 378. maddesinin 2. fıkrası hükmü gereğince kendi beyanı da olsa idareye yapılan başvurunun VUK'nun 118-124. maddeleri kapsamında düzeltme-şikayet başvurusunda bulunabileceğinin kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizce, davacının, veraset ve intikal vergisi beyanının -vergi hatası- kapsamında olduğunun kabul edilmesi suretiyle işin esasının incelenmesine gelince; yukarıda hükmü yazılı 7336 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 10/b maddesinde, gayrimenkullerin ticari işletmeye dahil olsun veya olmasın Emlak Vergisine esas olan değerle değerleneceği hükmü karşısında, davacının düzeltme şikayet başvurusunun incelenmesi gerekirken, Mahkemenin, davacının öz sermaye değeri üzerinden beyan ettiği hatalı veraset ve intikal vergisi matrahına ilişkin hatalı vergi tahakkukunun varislerin kendi beyanları üzerine tahakkuk ettirildiği ve kendi beyanları olduğundan düzeltme şikayet yoluna başvurulamayacağı, bu nedenle de idarece düzeltme şikayet başvurusunun esasının incelenmeksizin reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin hükmünde yasal isabet bulunmadığından, davacı itirazının kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacının yaptığı İTİRAZIN KABULÜNE, Tekirdağ Vergi Mahkemesinin itiraza konu 17/06/2016 tarih ve E:2015/605, K:2016/351 sayılı KARARIN BOZULMASINA, Davanın Kabulüne, dava konusu işlemin İPTALİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi uyarınca aşağıda dökümü gösterilen dava ve itiraz aşamasına ilişkin 277,70 TL yargılama gideri ile AAÜT uyarınca belirlenen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, artan posta avansının hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesi’ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)