(2577 S. K. m. 11, 12, Geç. m. 8)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı hakkında alkollü olarak araç kullandığından bahisle düzenlenen trafik para cezası tutanağı ve sürücü belgesi geri alma tutanağına yaptıkları itiraz sonucu Sulh Ceza Mahkemesi tarafından iki tutanağında iptal edildiği ve kararın kesinleştiği, sahibi olduğu şirket adına kayıtlı .... plakalı aracı ehliyetine el konulduğu dönemde kullanmak durumunda kaldığı, bu nedenle kendisine ve sahibi olduğu şirket adına iki adet trafik para cezası kesildiği, ehliyetsiz araç kullanmaktan dolayı kesilen para cezaları ile alkollü araç kullanmaktan dolayı kesilen para cezasının yasal faizinden toplamından ibaret 3.872,00, TL maddi tazminat ile, alkol kullanmadığı halde kullanmış muamelesi görmekten dolayı manen yıpranması ve zarar görmesi nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesi istemiyle açılan davada; manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin, 1.827,00 TL'lik kısmının ehliyet yönünden reddine, 1.827,00 TL'lik kısmının reddine, 218,00 TL'lik kısmının kabulü ile bu tutarın davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin İstanbul 2. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 23.02.2016 tarih ve E:2015/1508, K:2016/352 sayılı kararın; davacı tarafından redde ilişkin kısmına, tazminat isteminin hukuka uygun olduğu tümünün kabulü karar verilmesi gerektiği iddiasıyla, davalı idarece, kabule ilişkin kısmın hukuka ve usule aykırı olduğu ileri sürülerek yapılan itirazdan ibarettir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalının temyiz itirazının Danıştaya hitaben yapıldığı bu nedenle itirazın görev yönünden reddi ile diğer itirazların da yasal dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddine, kararın kısmi kabul olan 218 TL'lik maddi tazminatın kabulüne ilişkin kararın onanması istenilmektedir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdare Dava Dairesi'nce 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanunu'nun 27. maddesi ile eklenen Geçici 8/1. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
Dava, Davacı hakkında alkollü olarak araç kullandığından bahisle düzenlenen trafik para cezası tutanağı ve sürücü belgesi geri alma tutanağına yaptıkları itiraz sonucu Sulh Ceza Mahkemesi tarafından iki tutanağında iptal edildiği ve kararın kesinleştiği, sahibi olduğu şirket adına kayıtlı .... plakalı aracı ehliyetine el konulduğu dönemde kullanmak durumunda kaldığı, bu nedenle kendisine ve sahibi olduğu şirket adına iki adet trafik para cezası kesildiği, ehliyetsiz araç kullanmaktan dolayı kesilen para cezaları ile alkollü araç kullanmaktan dolayı kesilen para cezasının yasal faizinden toplamından ibaret 3.872,00, TL maddi tazminat ile, alkol kullanmadığı halde kullanmış muamelesi görmekten dolayı manen yıpranması ve zarar görmesi nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. Maddesinde "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." kuralına yer verilmiştir.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem ve eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.
Dava dosyasının incelenmesinden; .... Dalgıçlık Su Altı Hizmetleri Ltd. Şti'ne ait .... plakalı araç davacının sevk ve idaresindeyken 11.05.2014 tarihinde trafik ekipleri tarafından yapılan kontrolde davacının 0,77 promil alkollü olduğunun belirlenmesi üzerine davacı hakkında sürücü belgesi geri alma tutanağı ve 727,00 TL para cezası kesilmesine ilişkin aynı tarihli para cezası tutanağının düzenlendiği, davacının söz konusu para cezasını 218,00 TL tutarındaki faizi ile birlikte toplam 945,10 TL olarak 12.11.2014 tarihinde ödediği, bilahare ehliyetine el konulduğu dönemde söz konusu aracı kullanmaya devam ettiği, 27.05.2014 tarihinde davacı ve dava dışı .... Dalgıçlık Su Altı Hizmetleri Ltd. Şti'ye 1.462,00'şer TL ayrı ayrı para cezası kesildiği, söz konusu para cezalarının faizleri ile birlikte 1.827,50'şer TL'den toplam 3655,00 TL olarak 12.11.2014 ve 28.11.2014 tarihlerinde ödendiği, daha sonra İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 24.04.2015 tarih ve 2015/471 değişik iş sayılı kararı ile davacının itirazının kabul edilerek 11.05.2014 tarihli para cezasının ve aynı tarihli sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaline karar verilmesi üzerine 3.872,00, TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın niteliği idari işleme dayalı bir tam yargı davası olmakla birlikte zararın doğmasına sebep olarak gösterilen sürücü belgesinin geri alma tutanağına karşı açılan davalarda Adli ve İdari yargı yerleri arasında çıkan olumsuz görev uyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesinin Sulh Ceza Mahkemesini görevli kılması üzerine sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin tutanağın iptaline Sulh Ceza Mahkemesi karar vermiştir.
Bu itibarla tazminat talebinin dayanağı olarak gösterilen tutanağın hukuka uygun olup olmadığını inceleyen ve sonuçlandıran yargı yerinin Sulh Ceza Mahkemesi olması karşısında yukarıda açıklanan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca uyuşmazlığın idari işlemden kaynaklanan bir tam yargı davası olarak görülmesi ve idari yargı yerleri tarafından çözümlenmesi olanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin tutanaktan kaynaklandığı anlaşılan tazminat davasının, tutanağa ilişkin uyuşmazlığı çözümleyen Adli Yargı Düzeni içinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasını çözümleyen idare mahkemesi kararında usul hükümlerine uyarlılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı itirazlarının kabulüne, İstanbul 2. İdare Mahkemesi Hakimliği'nin 23.02.2016 tarih ve E:2015/1508 K:2016/352 sayılı kararının bozulmasına, yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere 2577 sayılı Yasa'nın karar verildiği tarihte yürürlükte olan 45/4. maddesi uyarınca dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri Mahkemesince yeniden verilecek kararla hüküm altına alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine, 18.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)