(2709 S. K. m. 38) (5510 S. K. m. 102) (6360 S. K. Geç. m. 1) (5237 S. K. m. 20) (2577 S. K. m. 2, 14, 15)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından; aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süre içinde kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi uyarınca 7.902,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 03.04.2015 tarih ve 5293406 sayılı işlemin ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin 13.05.2015 tarih ve 69 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; işleme konu para cezasına itirazın reddine ilişkin 13.05.2015 tarih ve 69 sayılı işlemin Dereiçi Belediye Başkanlığı adına tesis edildiği, cezaların şahsiliği prensibi uyarınca Dereiçi Belediye Başkanlığı adına tesis edilen para cezasının davacı belediyeden tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle idari para cezası verilmesine ilişkin Dereiçi Belediye Başkanlığı adına tesis edilen dava konusu 13.05.2015 tarih ve 69 sayılı işlemin iptalini istemede davacı belediyenin kişisel ve güncel bir menfaat bağının bulunmadığı açık olduğundan anılan işlem yönünden davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, Dereiçi Belediye Başkanlığı Bozkır Belediyesi adına tesis edilen 03.04.2015 tarih ve 5293406 sayılı işleme ilişkin kısmı yönünden ise, Anayasal dayanağı olan "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ilkesi uyarınca hiç kimseye, işlemediği fiilin cezai sorumluluğu yüklenemeyeceği, 6360 sayılı Kanunun geçici 1/3. maddesinin hak, alacak ve borçların devrini içeren hükmü de, anılan anayasal kuralın aksine bir düzenlemeyi içermediği, İdari para cezasının alacak veya borç vasfını haiz olabilmesi için de kesinleşip tahsili mümkün hale gelmiş olması gerekmekte olduğu, uyuşmazlık konusu olayda ise henüz kesinleşip tahsil aşamasına gelmiş idari para cezasından söz edilemeyeceği açık olduğu gerekçesiyle, dava konusu 03.04.2015 tarih ve 5293406 sayılı işlemin iptaline, 13.05.2015 tarih ve 69 sayılı işlem bakımından davanın ehliyet nedeniyle reddine ilişkin Konya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/02/2016 gün ve E:2015/600, K:2016/233 sayılı kararına, davacı idare tarafından; yerel mahkeme kararı aleyhlerine ilişkin hususların hukuka aykırılık olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38/7. maddesinde ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 20. maddesinde kurala bağlanan "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ilkesi, herkesin fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın suçu işleyenlerle iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğunun yükletilmeyeceği, hiç kimsenin işlemediği suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet edemeyeceğini ifade etmekte olduğu, ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan bu ilkenin idari para cezaları için de geçerli olduğunda kuşku bulunmadığı, bu yüzden Dereiçi Belediyesinin işlediği suç davacı belediyeye yükletilemeyeceği, davalı idare tarafından, davacı belediye hakkında tesis edilen tüm işlemler usul ve yasaya uygun olduğu, hukukun temel ilkelerinden olan "Hiç kimse kendi kusuruna dayanarak hak sahibi olamaz" ilkesine göre davacı tarafın kendi kusuruyla hak sahibi olması, davalı kurumun ise kusuru bulunmaması ve iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermemesine rağmen bir kısım yargılama giderlerine mahkum edilmesi hukuka aykırı olduğu; davalı idare tarafından ise, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
(DAVALI) SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenlerin iptal davası açabileceği hükmü getirilmiş olup, aynı kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin, Danıştay’da daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından, ehliyet yönünden inceleneceği esasına yer verilmiş, ilk inceleme üzerine verilecek karar başlıklı 15. maddenin 1/b fıkrasında da; davada ehliyet bulunmaması halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarece, dava dışı işveren Dereiçi Belediye Başkanlığının 5510 sayılı Kanun kapsamında incelenmesi esnasında, ilgili kayıtların davacı belediyeden istenilerek incelemenin davacı belediye nezdinde yapılması kapsamında tesis edilen, işçilerin aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi uyarınca 7.902,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 03.04.2015 tarih ve 5293406 sayılı işlemin ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin 13.05.2015 tarih ve 69 sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, 6360 sayılı Kanun uyarınca 30.03.2014 tarihi itibariyle Dereiçi Belediye Başkanlığının tüzel kişiliği kaldırılarak davacı belediyenin mahallesine dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu idari para cezasına ilişkin 03.04.2015 tarih ve 5293406 sayılı işlem, işlem tarihinden çok önce tüzel kişiliği 6360 sayılı Kanun uyarınca kaldırılan Dereiçi Belediye Başkanlığı adına düzenlenmiş ise de, adres kısmında davacı Bozkır Belediyesinin adresi yazılarak davacı belediyeye tebliğ edildiği görülmekle, söz konusu para cezasının davacıdan tahsili yoluna gidilmiştir. Diğer yandan, bu işlemin kendisine tebliğ edilmesi üzerine, davacı belediye tarafından 5510 sayılı Kanun uyarınca itiraz edilmiş ve itirazının da yine dava konusu 13.05.2015 tarih ve 69 sayılı işlem ile reddedilmiş ve söz konusu işlem de yine Dereiçi Belediye Başkanlığı adına düzenlenmiş ancak, davacı belediye başkanlığına tebliğ edilmiştir. Ayrıca, 03.04.2015 tarih ve 5293406 sayılı işlem ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin 13.05.2015 tarih ve 69 sayılı işlemin aynı idari para cezasına ilişkin olup birlikte değerlendirmesi gerekmektedir.
Bu durumda, tüzel kişiliği kaldırılan ve kendisine bağlı mahalle haline getirilen belediyeye ilişkin kayıt ve belgeler kapsamında, idarece tespit edilen aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süre içinde kuruma verilmediğinden bahisle tesis edilen dava konusu idari para cezasının, davacı belediyeye tebliğ edilerek, davacı belediyeden tahsiline yöneltildiği hususu karşısında, dava konusu idari para cezasının iptalini istemede, davacı belediyenin meşru, güncel ve hukuki menfaati bulunduğundan, itiraza konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer yandan, itiraza konu karar bozularak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine iade edileceğinden, davalı idare itirazı hakkında bu aşamada bir karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle itirazın kabulüne, Konya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/02/2016 gün ve E:2015/600, K:2016/233 sayılı kararın bozulmasına, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda dava dosyasının yeniden karar verilmek üzere Mahkemesine iadesine, 02/03/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)