(2577 S. K. m. 54, Geç. m. 8)
İSTEMİN ÖZETİ: 2013 yılı hesap ve işlemleri incelenen davacının anılan yıl içerisinde kullandığı bir kısım faturaların sahte olduğunun inceleme raporu ile tespit edildiği, ayrıca serbest meslek erbabı olarak çalıştırdığı doktorlar tarafından hastane adına düzenlenen serbest meslek makbuzlarında yer alan katma değer vergisi indirimlerinin yasal olmadığının belirlendiğinden bahisle, söz konusu faturalarda yazılı katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi sonucu adına 2013/1 ila 12. dönemleri için re'sen tarh olunan vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine karşı açılan davayı; davacıya eleştiri konusu faturaları düzenleyen .... Trizm Medikal Gıda Kuyumculuk Halı İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında hazırlanan 20/10/2014 tarih ve 2014-A-252/43 Sayılı Vergi Tekniği Raporunda yer alan tespitlerin, adı geçen mükellefin davacı adına düzenlediği uyuşmazlığa konu faturaların sahte olduğunu hukuken geçerli şekilde açıkça ortaya koymadığı sonucuna varıldığı; tarhiyatın ücretli çalışan doktorlar tarafından düzenlenen serbest meslek makbuzlarındaki katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan kısmına gelince, davacı şirket hakkında düzenlenen 10/09/2015 tarihli ve 2015-A-4107/49 Sayılı Vergi Tekniği Raporunda, şirkete ait hastane bünyesinde ücretli olarak çalışan ve aynı zamanda da serbest meslek erbabı ve gelir vergisi mükellefi olarak faaliyetlerini yürüten 4 doktorun, 2013 yılının belirli aylarında davacı şirket adına serbest meslek makbuzları düzenledikleri ve KDV hesapladıkları, hesaplanan bu vergilerin de davacı şirket tarafından indirime konu edildiği, ancak 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 221 Seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ve 40 numaralı Vergi Usul Kanunu Sirküleri uyarınca, doktorların bir işverene bağlı olarak ücret karşılığında çalıştıkları özel kurumlar adına, serbest meslek makbuzu düzenleyemeyecekleri ve bu şekilde katma değer vergisi hesaplayamayacaklarının tespit edildiğinin anlaşıldığı, aynı raporun "III/A-6-Doktorlar ile ilgili yapılması gereken işlemler" bölümünde, söz konusu doktorların gelir vergisi mükellefi olduğu, düzenledikleri serbest meslek makbuzlarını gelir vergisi beyannamelerinde serbest meslek kazancı olarak beyan ettikleri, davacı şirket için hesapladıkları katma değer vergilerini de KDV beyannamelerinde yer verdiklerinin belirlendiğinin belirtildiği, dolayısıyla, doktorlar tarafından düzenlenen serbest meslek makbuzlarında yer alan katma değer vergilerinin vergi dairesine beyan edildiği, bu şekilde, yansıtmalı bir vergi olan katma değer vergisinin, serbest meslek makbuzunu düzenleyenlerce vergi dairesine ödendiği ve böylece devletin herhangi bir vergi kaybının da olmadığı, ayrıca, vergi dairesine beyan edilmiş olan vergilerin, davacı kurumun katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden tarh edilmesinin, vergide mükerrerlik doğuracağından hukuka uygun olduğundan söz edilemeyeceği, buna göre, cezalı tarhiyatın, davacı şirket bünyesinde ücretli olarak çalışan doktorlar tarafından düzenlenen serbest meslek makbuzlarıyla hesaplanan katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle hesaplanan kısmında da hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle kabul ederek, dava konusu cezalı tarhiyatı kaldıran, Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi'nin 29/06/2016 gün ve E:2016/142, K:2016/658 Sayılı kararının; usul yönünden, tarhiyat öncesi uzlaşmanın sağlanamaması üzerine cezalı tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin davanın açıldığı tarihte henüz davacıya tebliğ edilmediği, dolayısıyla ortada kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunmadığından davanın incelenmeksizin reddi gerektiği, esastan ise, hakkında hazırlanan inceleme raporuna dayanılarak davacı adına yapılan işlemlerin yasal olduğu ileri sürülerek bozulması ve davanın reddedilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRKMİLLETİADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince dava dosyası incelendi, gereği görüşüldü:
KARAR: Eskişehir 1. Vergi Mahkemesince verilen 29/06/2016 gün ve E:2016/142, K:2016/658 Sayılı karar usul ve hukuka uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, itiraz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, itiraz giderlerinin itiraz edenin üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istenilmesi halinde Mahkemesince itiraz edene iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereği uygulanmasına devam olunan mülga 54. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)