(213 S. K. m. 112) (2577 S. K. m. 15, 45) (2576 S. K. m. 6) (UYM. MAH. 09.05.2016 T. 2016/159 E. 2016/260 K.) (UYM. MAH. 25.03.2019 T. 2017/602 E. 2019/247 K.)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, Konya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13119 esas sayılı dosyasında yapılan 31.07.2018 tarihli ihale ile satışa çıkarılan taşınmazın 420.000,00-TL bedel ile satın alındığı, bu satışa ilişkin olarak satış bedeli üzerinden %18 oranında hesaplanan 75.600,00-TL katma değer vergisinin kendisinden tahsil edildiği, alınması lazım gelen verginin ihale tarihi itibariyle %8 olması gerektiğinden bahisle icra müdürlüğü işlemine karşı İcra Hukuk Mahkemesine açılan davada, kesinleşen satış ilanında belirtilen oranlar üzerinden yapılan icra müdürlüğü işleminde yasaya aykırılık bulunmadığı şeklinde karar verildiği ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da ret edildiği, kendilerinden fazla alınan verginin 213. Sayılı Kanun'un 112/4. maddesi kapsamında tecil faizi ile birlikte ödenmesi amacıyla Mevlana Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne başvurulduğu, ilgili idare tarafından icra dairesine başvurulması gerektiğinden bahisle istemin ret edildiği, şikayet yolu ile davalı idareye yapılan başvurunun da 06.12.2019 tarih ve 170350 Sayılı işlem ile ret edildiği ileri sürülerek kendisinden fazla alınan 42.000,00-TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açtığı davanın; Konya 4. İcra Müdürlüğü tarafından, 2016/13119 esas sayılı dosyasındaki taşınmaz satışı işlemi sebebiyle alınması lazım gelen katma değer vergisi oranının %18 olması gerektiği yönündeki kararın, kanuna aykırılığı iddiasının şikayet yolu ile İcra Mahkemesinde çözümleneceği, mahkemenin incelemeyi, söz konusu icra dosyası üzerinde yaparak, anılan işlemin kanuna uygun olup olmadığı hususunda karar vereceği, adli yargılamanın bir parçasını oluşturan bu uyuşmazlığın, icra müdürlüğünün tesis ettiği bir işlemden kaynaklandığı gözetildiğinde, bu işlemin yasaya uygun olup olmadığının adli yargı yerince çözümlenmesinin gerektiği, uyuşmazlığın çözümünün vergi mahkemelerinin görevi alanına girmediği, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 09.05.2016 tarih ve 2016/244 ve 260 esas sayılı kararları ile 12.04.2019 tarihli 30743 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin hüküm uyuşmazlığının giderilmesine dair 25.03.2019 tarih ve 2017/602 esas ve 2019/247 karar sayılı ilamının da bu yönde olduğu gerekçesiyle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca davanın görev yönünden reddine ilişkin Konya 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 26/12/2019 gün ve E:2019/978, K:2019/1010 Sayılı kararın, İcra müdürlüğü işleminin şikayet yoluyla icra hakimliğine götürülmesi ve icra hakimliğinin daha önce kesinleşen taşınmaz satış ilanında belirtilen KDV oranına üzerinden icra müdürlüğünce yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar vermiş ve bu kararın istinaf merciince hukuka uygun görülmesi, artık davacının verginin yükümlüsü sıfatıyla vergi dairesine vergi hatalarının düzeltilmesi için başvuru yapmasına sebep olduğu, takip edilen usulde herhangi bir kanuna aykırı yön bulunmadığı, icra hakimliğinin şekli anlamda kesin kararına rağmen düzeltme şikayet yoluna başvurabileceği, red işlemine karşı vergi mahkemesinde iş bu dava açılabileceği, kendisine vergi borcu terettübeden gerçek kişi konumundaki davacı vergi dairesine düzeltme şikayet başvurusunda bulunması kanundan doğan hakkı olduğu, davacının adalet arayışının usule boğdurulmamasını esası yönüyle davacıdan %10 oranında fazla vergi alınıp alınmadığının incelenip karara bağlanması gerektiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacı tarafından kendisinden %8 yerine %18 oranında hesaplanmak suretiyle fazladan tahsil edilen KDV'nin yasal faiziyle beraber iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
2576 Sayılı yasanın 6.cı maddesinde "Vergi Mahkemeleri; a) Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b) (a)bendindeki konularda 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun uygulamasına ilişkin davaları, c) Diğer kanunla verilen işleri, çözümler" hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Konya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13119 esas sayılı dosyasındaki taşınmaz satışı işlemi sebebiyle davacıdan %18 oranında hesaplanan 75.600,00 TL katma değer vergisi tahsil edildiği, alınması lazım gelen verginin ihale tarihi itibariyle %8 olması gerektiğinden bahisle icra müdürlüğü işlemine karşı İcra Hukuk Mahkemesine açılan davanın, kesinleşen satış ilanında belirtilen oranlar üzerinden yapılan icra müdürlüğü işleminde yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle ret edildiği, bu kararın istinaf mercii tarafından onandığı, kendilerinden fazla alınan verginin 213. Sayılı Kanun'un 112/4. maddesi kapsamında tecil faizi ile birlikte ödenmesi amacıyla Mevlana Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne başvurulduğu, ilgili idare tarafından icra dairesine başvurulması gerektiğinden bahisle istemin ret edildiği, şikayet yolu ile davalı idareye yapılan başvurunun da 06.12.2019 tarih ve 170350 Sayılı işlem ile reddi üzerine de görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ışığında dosya içi belgeler tetkik edildiğinde, davanın konusunun "fazladan tahsil edilen KDV'nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddi işlemi" olduğu, katma değer vergisinin yukarıda yer verilen 2576 Sayılı Kanun'un 6. maddesinde düzenlenen "Vergi Mahkemeleri"nin görev alanına girdiğinin açık olduğu, nitekim dava konusu düzeltme-şikayet müessesenin de 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116-127 maddelerinde düzenlenmiş olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, bu haliyle vergi mahkemesinin görevine girdiği sabit olan konuda Konya 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 26.12.2019 tarih ve E:2019/978; K:2019/1010 Sayılı "görev ret" kararının kaldırılarak, dava dosyasının esası incelenmek üzere Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Konya 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 26/12/2019 gün ve E:2019/978, K:2019/1010 Sayılı kararın kaldırılmasına, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/5. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine, kaldırma kararı üzerine mahkemece verilecek kararla birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücreti de hüküm altına alınacağından bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, kesin olarak, 10/06/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
İstinafa konu mahkeme kararı hukuka uygun olduğundan, davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)