İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, hakkında yapılan vergi incelemesi sonucunda; pos cihazlarının amacı dışında kullanılmak suretiyle elde ettiği faiz gelirine ilişkin banka ve sigorta muameleleri vergisi beyannamesini vermediğinin tespit edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2011/12 dönemine ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca adına kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açtığı davanın; davacı adına (03.11.2015 tarihli takdir komisyonu kararına istinaden) 2011/12 dönemine ilişkin tarh edilen vergi ziyaı cezalı banka muameleleri vergisine karşı Mahkemelerinin E:2016/178 no'lu dosyasında açılan dava özetle; "..., dava dosyasındaki bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olduğundan; alış satış yapılan firmalar nezdinde karşıt inceleme yapılmadan, maddi olay somut olarak ortaya konulmadan, hukuken itibar edilebilir yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın, (bir kısım kredi kartı çekimlerinin gerçek mal satışlarına ilişkin olabileceği, bir kısmının komisyon alınmadan, bir kısmının da davacının nakit ihtiyaçlarını karşılaması amacıyla çekebileceği yönündeki değerlendirmeler dikkate alınmadan) salt bir kısım şahıs ifadeleri ve ilgili dönem pos hasılatının yüksek olması nedeniyle kanaate dayalı olarak matrah takdiri yoluna gidildiği anlaşılmış, dolayısıyla davacının pos tefecilik faaliyetinde bulunduğu ve bu faaliyetinden elde etmiş olduğu faiz gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 2011/12 dönemine ilişkin olarak resen tarh olunan vergi ziyaı cezalı banka muameleleri vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davacının 2011 ve 2012 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen ve dava konusu vergi cezası işleminin dayanağı olan 27.03.2015 tarih ve 2015-A-3982/22 sayılı vergi tekniği raporu davacıya tebliğ edilmediğinden, davacının savunma hakkının engellendiği tartışmasız olup, sadece vergi/ceza ihbarnamesi ve takdir komisyonu kararının tebliğ edilmek suretiyle, işlemlerin dayanağı vergi tekniği raporunun davacıya tebliğ edilmemesi davacı hakkında tesis edilen işlemi hükümsüz kılacak nitelikte esasa etkili bir şekil hatası olduğundan bu nedenlede dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık bulunmamıştır." gerekçesiyle, 31.05.2016 tarih ve K:2016/854 sayılı kararıyla kabul edilerek, vergi ziyaı cezalı banka muameleleri vergisi tarhiyatının kaldırılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacı adına 2011/12 dönemine ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında da aynı gerekçelerle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne ilişkin Adana 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 31.05.2016 gün ve E:2016/177, K:2016/853 sayılı kararın, davacının 2011 ve 2012 takvim yılına ilişkin defter ve belgelerinin incelemek üzere 16.06.2015 tarih ve AGB-A-519/164-56 sayılı yazıyla talep edildiği, söz konusu yazının .....ye 17.06.2015 tarihinde memur eliyle tebliğ edilmesine rağmen 15 günlük yasal süre içinde defter ve belgeler ibraz edilmediği ve 2011/12 dönemine ilişkin beyannamelerin verilmediği dolayısıyla davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek itirazen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının 2011/12 dönemine ilişkin olarak adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 257. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendi uyarınca, Maliye Bakanlığına, vergi beyannameleri ve bildirimlerin internet ve diğer elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye yetki verilmiştir.
Anılan mükerrer 257. maddeyle verilen yetkiye dayanılarak Maliye Bakanlığınca çıkarılıp yürürlüğe konulan 340, 346, 357, 367, 373, 376 ve 386 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile de beyannamelerin elektronik ortamda verilmesine ilişkin düzenlemeler yapılmış, anılan tebliğlerle getirilen zorunluluklara uymayanlar hakkında 213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesinde yer alan cezaların uygulanacağı belirtilmiştir.
213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesinin 1. fıkrasında ise, bu Kanunun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257. maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257. madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan yükümlüler adına özel usulsüzlük cezası kesileceği, 2. fıkrasında, bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevlerinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belgelerin tayin edilen süresinde ibraz edilmemesi durumunda hakkında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu hükümlerine yer verilmiş, anılan maddeye 5904 sayılı Kanunun 22. maddesiyle eklenen ve 01.08.2009 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile, bu ödevlerin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca yapılan düzenleyici idari işlemlerle duyurulması halinde, ilgililere ayrıca yazılı olarak bildirilme şartının aranmayacağı belirtilmiş, 5398 sayılı Kanunun 23/b maddesiyle eklenen ve 21.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5. fıkrada da, elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezasının, beyannamenin kanuni süresinin sonundan başlayarak kanunda belirtilen süreler içinde verilmesi halinde belli oranlarda azaltılarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; hazır giyim ve hurda altın ticareti faaliyetiyle iştigal etmekteyken 21.03.2012 tarihi itibariyle mükellefiyeti sona eren davacının 2011 ve 2012 yılları hesap ve işlemlerinin pos tefeciliği yönünden incelenmesi neticesinde düzenlenen 14.08.2015 tarih ve 2015-A-519/118 sayılı vergi tekniği raporuyla; işyerinde bulunan POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerine ödünç para verme işleminde kullanmak suretiyle elde ettiği faiz gelirine ilişkin banka muameleleri vergisi beyannamesini vermediğinden bahisle takdir komisyonuna sevk edildiği ve adına 2011/12 dönemlerine ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı hakkında geçmişe dönük olarak banka ve sigorta muameleleri vergisi mükellefiyeti açılmış ise de; davacının geçmişe dönük olarak beyanname vermesine hukuken ve fiilen imkan olmadığından, 213 sayılı Vergi Usul kanunundan doğan yükümlülüklerin, ancak mükellefiyet tesisi ve bu hususun bildiriminden itibaren başlaması gerektiği sonucuna varılmış olup; henüz banka ve sigorta muameleleri mükellefi olmadığı dönemlere ilişkin olarak elektronik ortamda beyanname vermesi gerektiğinden haberdar olmayan davacı adına, beyanname vermediğinden hareketle hareketle 2011/12 dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz isteminin REDDİNE, itiraza konu mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, itiraz aşamasında yapılan 50,00-TL yargılama giderlerinin itiraz eden üzerinde bırakılmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)