(5434 S. K. m. 12, 89)
İSTEMİN ÖZETİ: Davalı idare tarafından, Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen 16.06.2016 tarih ve E:2013/1362; K:2016/1750 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesince dosya incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, 1989-1994 yılları arasında Kaman Belediye Başkanı olarak görev yapan davacı tarafından, Emekli Sandığı ile ilgilendirilmek için açtığı davanın lehine sonuçlandığı ileri sürülerek Emekli Sandığına tâbi olarak geçen 5 yıl, 3 ay hizmet süresine karşılık gelen 12.967,50-TL emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davacının gerekli koşulları taşıdığı gerekçesiyle Emekli Sandığı ile ilgilendirildiği, 5434 sayılı Yasanın 6270 sayılı Yasa ile değişik 89. maddesi uyarınca hizmet birleştirmesi suretiyle emekli aylığı bağlanan iştirakçilere her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığının emekli ikramiyesi olarak ödeneceği, bu itibarla ikramiye ödenmesi için aranan şartları taşıdığı anlaşılan davacıya 5 tam fiili hizmet yılı için emekli ikramiyesi ödenmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, aylık bağlama tarihi olan 01.08.1998 tarihi itibariyle hak ettiği ikramiye tutarı olan 646,03-TL'nın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olarak verildiği ileri sürülerek bozulması istenilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 5 yıl belediye başkanlığı ve 2 ay vekil öğretmenliği bulunan davacıya sigortalı hizmet süresiyle birlikte 2829 sayılı Yasa uyarınca 01.08.1998 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davacı tarafından 1989-1994 yılları arasında Kaman Belediye Başkanı olarak görev yaptığı sürenin Emekli Sandığı ile ilgilendirilmesi için yaptığı başvurunun reddi üzerine açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Ankara 12. İdare Mahkemesinin 23.03.2012 tarih ve E:2010/2681; K:2012/425 sayılı kararın, Danıştay Onbirinci Dairesinin 08.05.2015 tarih ve E:2012/7899; K:2015/2043 sayılı kararıyla; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 24.12.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5272 sayılı Kanun'un 85. maddesi ve bu Kanunun Anayasa Mahkemesince iptali üzerine 13.7.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile değişik 12. maddesinin (II) işaretli fıkrasının (n) bendinde, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi görevlerde bulunmadan veya bu kuruluşlara tabi olarak çalışmakta iken illerin daimi komisyon üyeliğine veya belediye başkanlığına seçilen ve atananlar ile Sandıktan veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli, yaşlılık veya malullük aylığı almakta iken belediye başkanlığına seçilen ve atananların, istekleri üzerine istek dilekçelerinin Sandık kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden ay başından itibaren emekli kesenekleri kendilerince, karşılıkları kurumlarca ödenmek ve emekli aylıkları Sandıkla ilgilendirildikleri tarihten itibaren kesilmek suretiyle Sandık ile ilgilendirileceklerinin kurala bağlandığı, 5434 sayılı Kanun'un 12. ve devamında yer alan maddeleri incelendiğinde; Sandık iştirakçiliğinin, ilgililerin çalışma süresince kural olarak re'sen veya olayda olduğu kimi durumlarda ise, yine çalışma süresince fakat talep üzerine Sandık ile kurulan bağı ifade ettiği ve çalışma süresinin sona ermesinden sonra, aksine bir düzenleme bulunmadıkça böyle bir bağın kurulmasının mümkün olmadığı, davacının belediye başkanlığı görev süresinin 5393 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce sona ermiş olması ve anılan Kanun hükümlerinde, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce belediye başkanlığı yapmış olanların da Sandıkla ilgilendirilmelerine imkan tanıyan bir düzenlemeye yer verilmemiş olması karşısında, davacının anılan Kanun hükümleri uyarınca geçmişe dönük olarak Sandıkla ilgilendirilmesi mümkün bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu; Ankara 12. İdare Mahkemesinin 16.06.2016 tarih ve E:2016/2497; K:2016/2191 sayılı kararıyla, Danıştay Onbirinci Dairesinin bozma kararına uyularak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının Sandıkla ilgilendirilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Ankara 12. İdare Mahkemesi kararının Danıştay Onbirinci Dairesince bozulduğu ve anılan Mahkemece bozma kararına uyularak davanın reddedildiği göz önünde bulundurulduğunda, belediye başkanlığı görevinden dolayı Sandıkla ilgilendirilmeyen ve belediye başkanlığı görevi dışında emekli ikramiyesi ödenebilmesi için Emekli Sandığına tabi yeterli hizmeti bulunmayan, bir başka deyişle, 5434 sayılı Yasa'nın 89. maddesinde öngörüldüğü üzere en az 1 yıl süreyle Emekli Sandığına tabi çalışması bulunmayan davacıya emekli ikramiyesi ödenmemesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, aksi yönde verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare itirazının KABULÜNE, Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen 16.06.2016 tarih ve E:2013/1362; K:2016/1750 sayılı kararın BOZULMASINA, davanın REDDİNE, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarece itiraz aşamasında yapılan 33,00-TL yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)