(2560 S. K. m. 1, 21, Ek m. 5) (488 S. K. m. 1, 3, 8, 24) (213 S. K. m. 3, 116, 117, 118, 122, 124)
İSTEMİN ÖZETİ: Mersin Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ve davacı şirket üzerinde bırakılan ihale nedeniyle 2009-2010-2011 yılları hakedişlerinden kesinti yolu ile ödenen toplam 10.524,27-TL ihale karar pulu damga vergisi bedelinin yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin düzeltme şikayet başvurusunun davalı idarece reddine dair 17.06.2015 tarih 58133 sayılı işlemin iptali ile ödenen vergilerin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada; 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1'inci maddesinde, İSKİ'nin, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olduğu, 21'inci maddesinin a bendinde, İSKİ'nin görevleri için kullandığı taşınmaz malları, tesisleri, işlemleri ve faaliyetlerinin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu, Ek 5'inci maddesinde ise, bu Kanunun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı hükümleri karşısında, Mersin Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uygulaması açısından özel bütçeli idareler kapsamında değerlendirileceği, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 8. maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğunun belirtildiği, ihalenin davacı şirket üzerinde bırakılmasına ilişkin karar, ihale sözleşmesinin aksine, Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nce tek taraflı olarak imzalanan bir karar olduğundan, uyuşmazlığa konu ihale karar pulu bedelinin, Kanunun 24. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, damga vergisinden muaf kuruluşlarca kişilerin (1) sayılı tabloda yer alan işlemleriyle ilgili olarak düzenlenen ve sadece bu kurumların imzasını taşıyan kağıtlara ait verginin tamamının kişiler tarafından ödeneceğine ilişkin hüküm gereğince davacı şirket tarafından ödenmesi gerektiği, dava konusu şikayet başvurusunu reddeden 17.06.2015 tarih 58133 sayılı davalı idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen Mersin 1. Vergi Mahkemesinin 03.03.2016 gün ve E:2015/1108; K:2016/507 sayılı kararının; ihale kararından doğan damga vergisinin mükellefinin MESKİ olduğu, MESKİ'nin her türlü vergiden muaf olduğu ve Maliye Bakanlığı tarafından istihkaklardan kesinti yapmak üzere yetkilendirilmediği, Damga Vergisi Kanununun 3. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sadece resmi daireler tarafından imza edilen ihale kararlarında, işlemin tarafı olmakla birlikte kağıtta imzası bulunmayan kişilerin mükellefiyetinden bahsedilemeyeceği, davacı şirketin hakedişlerinden ihale karar pulu damga vergisi adı altında kesinti yapılmasının usulsüz ve yasaya aykırı olduğu, somut olayda vergilendirme hatası bulunduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 6545 sayılı Kanunun 27. maddesiyle eklenen geçici 8. maddenin 1. fıkrası uyarınca gereği görüşüldü:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116’ncı maddesinde “vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.” olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un hesap hatalarını düzenleyen 117’nci maddesinin 2’nci fıkrasında, vergi miktarında hatalar; vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanması veya gösterilmesi olarak belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 122’nci maddesinde mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri; 124’üncü maddesinde ise, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığı'na müracaat edebilecekleri belirtilmiştir.
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, Kanundaki kağıt teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade edeceği; 3. maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisinin kişilerce ödeneceği; 8. maddesinde, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu; 24. maddesinin 2. fıkrasında ise, damga vergisinden muaf kuruluşlarca kişilerin (1) sayılı tabloda yer alan işlemleriyle ilgili olarak düzenlenen ve sadece bu kurumların imzasını taşıyan kağıtlara ait verginin tamamının kişiler tarafından ödeneceği, ancak bu kağıtlara ait verginin hiç ödenmemesi veya noksan ödenmesi halinde vergi ve cezanın tamamından kişilerle birlikte kurumların müteselsilen sorumlu olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı tablonun "II-Kararlar ve Mazbatalar" başlıklı bölümünün 2. bendinde "ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları" damga vergisine tâbi kağıtlar arasında sayılmıştır.
Yukarıda yer verilen Vergi Usul Kanunundaki düzenlemelere göre düzeltme yolu, vergiye ilişkin hesaplarda, matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyette, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olup vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenebilmesi gerekir.
Başka bir anlatımla, idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hataları, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 sayılı Kanunun 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarıdır.
Olayda, düzeltme ve şikayete konu uyuşmazlığın esası; davacı şirket tarafından üstlenilen ihale nedeniyle şirketten damga vergisi tahsil edilip edilemeyeceğinin tespitine bağlı olup, sözkonusu belirlemenin ise, ilgili mevzuatın değerlendirilmesi ve yorumlanmasını gerektirdiği açıktır.
Bu bakımdan, hukuki bir sorun teşkil eden ve sözü edilen mevzuatın yorumu sonucunda çözülebilecek nitelikte olan uyuşmazlığa ilişkin iddialar, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 117 ve 118. maddelerinde tanımlanan hesap ve vergilendirme hatalarından hiçbirinin konusuna girmediğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, itiraz isteminin reddine; Mahkeme kararının yukarıda yazılı gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yapılan 143,90-TL itiraz yargılama giderlerinin itiraz edenin üzerinde bırakılmasına, 31,40-TL karar harcının itiraz eden davacıdan tahsili için ilgili Vergi Dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra itiraz edene iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)