(3091 S. K. m. 1, 14) (Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik m. 34)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından; ..... Mahallesi, 36 nolu mera parselinin 16.283,00m² lik kısmını sürmek ve ekmek suretiyle söz konusu taşınmaza tecavüz ettiğinden bahisle, 3091 sayılı Yasa uyarınca tecavüzün men'i yönünde tesis edilen 28/05/2015 ve 08 sayılı Develi Kaymakamlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada, dosyadaki tanık ifade tutanaklarından, dava konusu yerin ilgili kısmının öteden beri davacı tarafından kullanıldığının tanık ifadeleri ile de sabit olduğu, diğer bir ifade ile bu yerin 16.283 m² lik kısmının zilyetliğinin davacıda olduğu, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'un amacının da mevcut şeklinin zilyetliği koruduğu ilkesi ve aynı zamanda bunun yanında davacının taşınmazdaki zilyetliğinin kesildiğine dair bir delil bulunmadığı karşısında tesis edilen işlemde bu yönü ile de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/11/2015 gün ve E:2015/692, K:2015/1124 sayılı kararının; 36 nolu mera parselinin hazine adına tescil edildiği, tecavüzün önlenmesi kararının 3091 sayılı Yasaya uygun olarak verildiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdare Dava Dairesi'nce dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, ..... Mahallesi, 36 nolu mera parselinin 16.283,00m² lik kısmını sürmek ve ekmek suretiyle söz konusu taşınmaza tecavüz ettiğinden bahisle, 3091 sayılı Yasa uyarınca tecavüzünün men'i yönünde tesis edilen 28/05/2015 ve 08 sayılı Develi Kaymakamlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
3091 Sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkındaki Kanun'un 1. maddesinde; Bu Kanun; gerçek veya tüzelkişilerin zilyed bulunduğu taşınmaz mallarla kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlar." 14. Maddesinde; Başvuru sırasında, taraflar arasındaki taşınmaz mal anlaşmazlığı hakkında mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş veya anlaşmazlık dava konusu yapılmış ise bu Kanun hükümleri uygulanmaz." hükmü yer almaktadır.
Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkındaki Kanun'un Uygulanma şekli ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 34. Maddesinde ise başvuru sırasında, taraflar arasındaki taşınmaz mal anlaşmazlığı hakkında mahkemece bir ihtiyadi tedbir kararı verilmiş veya anlaşmazlık dava konusu yapılmış ise 3091 sayılı kanun hükümleri uygulanmayacağı, soruşturma memurunun soruşturma öncesinden, taşınmaz malla ilgili anlaşmazlığın taraflar arasında Medeni Kanuna göre mülkiyet hakkında dayalı bir müdahalenin men'i veya zilyetliğin ihlali nedeniyle açılmış bir tecavüzün ref'i davasına konu olup olmadığın, taşınmaz mal anlaşmazlığı hakkında mahkemelerce verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunup bulunmadığını araştıracağı, bu tür bir davanın açılmış olduğunun veya bir ihtiyati tedbir kararının verilmiş bulunduğunun anlaşılması halinde soruşturma hangi aşamada ise işlemler durdurulacağı ve bu Kanuna göre karar verilemeyeceği gerekçesi ile birlikte şikayetçiye yazılı olarak duyurulacağı, Mahkemeye yapılan taşınmaz malla ilgili başvuru Medeni kanuna göre müdahalenin men'i veya tecavüzün ref'i talebi dışında ise, bu durumun idarenin soruşturma yapmasına ve karar vermesine engel olmadığı, 3091 sayılı kanuna göre idari makam tarafından verilmiş bir önleme kararı varken, taraflarca taşınmaz mal anlaşmazlığına ilişkin dava açılmadan adli mercilerce ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ..... Mahallesi, 36 nolu mera parselinin, Develi Kadastro Mahkemesi'nin 23.06.2014 tarihli ve E:1991/62, K:2014/25 sayılı kararı ile Hazine adına tescil edildiği, anılan taşınmaza davacı tarafından ekilmek ve dikilmek suretiyle tecavüz de bulunulduğu yönündeki şikayet üzerine mahallinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 27.05.2015 tarihli fezlekeye istinaden dava konusu 28.05.2015 tarih ve 08 sayılı Kaymakamlık işlemi ile davacının tecavüzün men'ine karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İdare Mahkemesince, mahkemelerinin E:2015/784 sayılı dosyasında bulunan Develi Kadastro Mahkemesinin 23.06.2014 tarihli ve E:1991/62, K:2014/25 sayılı kararına göre 36 sayılı parselin davacı ile hazine arasında mülkiyetinin ihtilaflı olduğunun anlaşıldığı, bu durum karşısında mevzuat hükümleri ile başvuru sırasında taraflar arasındaki taşınmaz mal anlaşmazlığı dava konusu yapılmış ise 3091 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanamayacağı emredici olarak kural altına alındığından ve mülkiyet ihtilafı halen derdest olduğundan davalı idarenin men kararı vermesinde mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de; bu yorumuna katılmak mümkün değildir. Zira, anılan yönetmeliğin 34. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, mahkemelerce verilmiş ihtiyadi tedbir talebi dışında taşınmaz mala yapılan tecavüz iddialarında 3091 sayılı Yasanın uygulanamayacağı haller Medeni Kanuna göre müdahalenin men'i veya tecavüzün ref'i talebiyle mahkemeye başvurulması haliyle sınırlı olup, belirtilen davalar dışında Adli Yargı Mahkemelerinde açılan davaların bulunması, 3091 sayılı Yasa uyarınca işin esasına girilerek bir karar verilmesine engel teşkil etmemektedir.
Bu nedenle, Develi Kadastro Mahkemesinin 1991/62 Esasına kayıtlı olarak görülen davanın bahse konu yerle ilgili Medeni Kanuna göre müdahalenin meni veya tecavüzün ref'i davası olmaması nedeniyle idarece işin esasına girilerek karar verilebileceği tabiidir.
Açıklanan nedenlerle, dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/11/2015 gün ve E:2015/692, K:2015/1124 sayılı kararına karşı yapılan itiraz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından itiraz isteminin reddine ve kararın yukarıda anılan gerekçeyle onanmasına, aşağıda dökümü yapılan 32,00 TL yargılama giderlerinin itiraz edenin üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra itiraz edene iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme isteminde bulunma yolu açık olmak üzere, 05/10/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)