(5510 S. K. m. 86, 102) (506 S. K. m. 79) (Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği Geç. m. 23)
İSTEMİN ÖZETİ: ……. Tic. Ltd. Şti’nin 01/08/1994 - 30/11/2003 dönemine ait iş yeri kayıt ve belgeleri ile yasal defterlerinin 15 gün içinde incelemeye ibraz edilmediği gerekçesiyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortaları Kanunu'nun 102/e-1 maddesi gereğince 11.743,00-TL idari para cezası tahakkuk ettirilmesine ilişkin 18/08/2014 tarih ve 11657821 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada; 01/08/1994 - 30/09/2003 dönemine ait kayıt ve belgelerinin 01/05/2004 tarihinde yürürlüğe giren mülga Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'ne göre 5 yıllık zamanaşımı süresine tabii olduğu, ancak 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihi itibariyle 2003/10 ve 11. aylara ait kayıt ve belgelerin 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu, 01/10/2008 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmayan kayıt ve belgelerin bu tarih itibariyle yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 2. fıkrasına göre arlık 10 yıllık zamanaşımına tabii olduğu, şirkete ait ibrazı istenilen kayıt ve belgelerden 2003/10 ve 11 aylara ait olanlar için henüz 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı halde istenilen defter ve belgelerin yasal süresi içinde ibraz edilmediğinden dolayı verilen para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 13/11/2015 gün ve E:2015/256, K:2015/1076 sayılı kararının; davacı tarafından, 28/08/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin geçici 23. maddesi hükmü uyarınca 2003 yılına ait defter ve belgelerin 5 yıllık zamanaşımı süresine tabii olduğu ileri sürülerek itirazen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, 5510 sayılı Yasa'nın 86. maddesinin 2. fıkrasında iş yeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yılbaşından başlamak üzere on yıl süreyle saklamak ve istenilmesi halinde onbeş gün iç zorunluluğunun getirildiği, davacı tarafın herhangi bir mücbir sebep olmaksızın kurumun istediği belgeleri zamanında ibraz etmeyerek İPC uygulanmasına sebep olduğu, haksız ve mesnetsiz itirazın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, ……………Tic. Ltd. Şti'nin 01/08/1994 - 30/11/2003 dönemine ait işyeri kayıt ve belgeleri ile yasal defterlerinin 15 gün içinde incelemeye ibraz edilmemesi gerekçesiyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102/e-1 maddesi gereğince 11.743,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 18/08/2014 tarih ve 11657821 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Mülga 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79. maddesinde, "İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalının sigorta primleri ve destek primi hesabına esas tutulan kazançlar toplamı ve prim ödeme gün sayıları ile bu primleri gösteren ve örneği yönetmelikle belirlenen asıl veya ek belgeleri ait olduğu ayı veya dönemi takip eden ayın sonuna kadar Kuruma vermekle ve Kurumca istenilmesi halinde iş yeri kayıtlarını ibraz etmekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren bir ay içinde yazılı olarak Kuruma bildirmekle yükümlüdür." hükmünün yer almasına karşın iş yeri kayıtlarının hangi süreyle saklanacağına ilişkin hükme yer verilmemiştir.
01/05/2004 tarihinde yürürlüğe giren mülga Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 30/1. maddesinde ise. "İşverenler, aracılar ve sigortalıyı devir alan işverenler işyeri ile ilgili tüm defter ve belgeleri, gerektiğinde istenilmesi halinde, Kurum denetim elemanı ile bilanço esası dışında defter tutan veya defter tutmak zorunda olmayan işyerleri için de sigorta yoklama memuruna göstermek üzere, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak 5 yıl süreyle saklamak zorundadırlar." hükmü yer almıştır.
5510 sayılı (01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren) Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesinin ikinci fıkrasında, işveren ve işyeri sahiplerinin; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl sureyle, tasfiye ve iflas idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorunda olduğu kurala bağlanmış, aynı Kanunun 102. maddesinin (e) bendinde de, bu Kanunun 86. maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüğü Kurumca yapılan yazılı ihtara rağmen onbeş gün içinde mücbir sebep olmaksızın tam olarak yerine getirmeyenlerden bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlar için aylık asgari ücretin oniki katı tutarında idari para cezası uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Öte yandan 28/08/2008 tarih ve 26981 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren mülga Sosyal Sigortalar Yönetmeliği’nin “İşyeri Kayıtlarının İbrazında Zamanaşımı” başlıklı geçici 23. maddesinde de, “Bu Yönetmeliğin 114. maddesinin birinci fıkrasında geçen defter ve belgeleri,
a) 10 yıl olan saklama süresi 2008 yılı için 5 yıl, 2009 yılı için 6 yıl, 2010 yılı için 7 yıl, 2011 yılı için 8 yıl, 2012 yılı için 9 yıl olarak,
b) 30 yıl olan saklama süresi ise 2008 yılı için 5 ve sonraki yıllarda 30 yıl tamamlanıncaya kadar her yıl birer yıl artırılarak uygulanır," hükmüne yer verilmiştir.
12/05/2010 tarihi ve 27579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin "işyeri kayıtlarının ibrazı" başlıklı 107/a maddesinde işyeri kayıt ve belgelerini saklama yönünden "işverenler, işyeri sahipleri ve alt işveren işyeri ile ilgili tüm defter ve belgeleri, istenilmesi halinde, Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurlarına göstermek üzere, ilgili bulundukları yılı takıp eden takvim yılından başlayarak 10 yıl süreyle, Kamu idareleri 30 yıl süreyle, tasfiye ve iflas idaresi memurları ise görevleri süresince saklamak zorundadırlar." hükmü bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece yapılan denetimde, davacı şirketin 01/08/1994 - 30/11/2003 dönemine ait yasa gereği tutulması zorunlu defter ve belgeler ile kayıtların 04/01/2013 tarihli yazı ile istenildiği, davacı tarafından 01/05/2004 tarihli mülga Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde kurala bağlanan saklama süreleri tamamlandığı ileri sürülerek defter ve belgelerin saklama ihtiyacı duyulmadığından incelemeye ibraz edilmeyeceğinin 17/01/2013 tarihli cevabi yazı ile bildirimi üzerine, yasa gereği tutulması zorunlu defter, belge ve kayıtların 15 gün içinde incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102/e-1 maddesi gereğince 18/08/2014 tarih ve 11657821 sayılı işlemle 11.743,00-TL idari para cezası verildiği, anılan işleme 29/08/2014 tarihinde yapılan itirazın komisyonca 24/10/2014 tarih ve 86 sayılı işlemle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin yerine getirilmesi zorunlu koşullarındandır. Hukuk devletinde yönetilenlerin hak ve yükümlülüklerinin önceden düzenleyici işlemlerle belirlenmesi gereklidir, idarenin tek yanlı düzenlemeleriyle getirilen kuralların, yine idarenin tek yanlı iradesi ile değiştirilmesinde hukuk devleti ilkelerine uygunluğunun ve hukuk güvenliği düşüncesine sıkı sıkıya bağlılığın varlığı esastır. Hukuk devleti gereklerinden biri de, hukuk güvenliği ilkesine uyulması, bir başka anlatımla hukuk kurallarının “belirlilik” ve "öngörülebilirlik" niteliklerini taşımasıdır. Hukuk güvenliği kişilerin gelecekle ilgili plan, düşünce ve kararlarında var olan hukuk kurallarına güvenerek hareket etmelerinin hukuken korunması gereğini ifade eder.
Anayasamızın 124. maddesi uyarınca, idareler, kendi görev alanlarını ilgilendiren yasa ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, her zaman yönetmelik, tebliğ, genelge çıkarabilme ve bu düzenlemelerle, değişen koşullar dikkate alınarak daha önceki düzenlemeler ile doğmuş bulunan objektif hukuki durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisine sahip bulunmaktadır. Ancak idareler, bu konudaki yetkilerini kullanırken önceki düzenlemeler kapsamında kişilerin kazanılmış haklarını ve haklı beklentilerini korumak zorundadır. Bu durum hukuk güvenliğinin ve hukuki istikrarın sağlanması açısından vazgeçilmez niteliktedir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinde; 01/05/2004 yılına kadar defter belge saklama yükümlülüğü ile ilgili bir kural bulunmadığı, anılan tarihte yürürlüğe giren yönetmelikle 5 yıl saklama yükümlülüğü getirildiği, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa ile saklama yükümlülüğünün 10 yıla çıkarıldığı, ayrıca 28/08/2008 tarihli yönetmelikle, 10 yıllık sürenin kademeli uygulanma kuralı getirildiği, bu yönetmeliğin 12/05/2010 tarihine kadar uygulandığı, bu tarihten sonra yürürlüğe giren yeni yönetmelikle koşulsuz 10 yıl kuralının geçerli olduğu, geçiş döneminde, idarenin kendi koyduğu kural gereği 10 yıllık sürenin kademeli uygulanacağı, buna göre de; 5 yıllık saklama süresinin esas alınarak, saklama süresi 2008'de dolan belgeler için sürenin yine 5 yıl olacağı, 5 yıl saklama süresi 2009'da dolan belgeler için sürenin 6 yıl olacağı, 2010'da dolan belgeler için 7 yıl olacağı. 2011'de dolan belgeler için 8 yıl olacağı, 2012'de dolan belgeler için 9 yıl olacağı sonucuna varılmakta olup, anılan kuralın şematik uygulanma şekli aşağıdaki gibi olacaktır.
Belge Saklama Süre Kademeli Saklama
Tarihi Süresi Sonu Saklama Süresi Sonu
-2003 5 Yıl 2008 5 Yıl 2008
-2004 5 Yıl 2009 6 Yıl 2010
-2005 5 Yıl 2010 7 Yıl 2012
-2006 5 Yıl 2011 8 Yıl 2014
-2007 5 Yıl 2012 9 Yıl 2016
-2008 İstisnasız 10 yıl kuralına tabi 2018
Hal böyle olunca, 2003 yılına ait belgelerin saklama süresi 2008 yılında, 2004 yılına ait belgelerin 2010 yılında, 2005 yılına ait belgelerin 2012 yılında, 2006 yılına ait belgelerin 2014 yılında, 2007 yılına ait belgelerin 2016 yılında saklama suresi sona erecektir. Doğal olarak 2008 ve sonrasına ait belgeler için 5510 sayılı Yasayla getirilen 10 yıllık süre yürürlükte olup, belgenin oluşma tarihini takip eden yıl başından itibaren 10 yıl saklanacaktır.
Ancak 12/05/2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği ile 28/08/2008 tarihli Yönetmelik yürürlükten kalkmış ve bu yönetmelikle saklama süreli için getirilen kademeli uygulama da son bulmuş olup, 12/05/2010 tarihinden itibaren koşulsuz 10 yıl saklama kuralı uygulanmaya başlanmıştır. Hal böyle olunca, yukarıdaki açıklamalar uyarınca 5 yıl ve 10 yıl kademeli saklama süresinin uygulanmasıyla, 2003 yılına ilişkin defter ve belgelerin saklama süresi 31/12/2008 tarihinde sona erdiğinden, 2010 tarihinde yürürlükte olan mevzuat uyarınca 10 yıl saklama süresine tabi olmayacaktır. Bu karşın, yukarıdaki tabloda da izah edildiği gibi, 2004-2007 yıllarına ait defter ve belgelerin 5 yıl ve kademeli saklama süresine göre son saklama tarihi 2010 ve devamı olduğundan artık mutlak 10 yıllık saklama süresine tabi olacaklardır.
Bu bağlamda ihtilaf ele alınacak olursa; davacıdan istenilen 1994-2003 yıllarına ilişkin belge ve defterlerin ibraz edilmediği gerekçesiyle ceza verilmiştir. Oysa yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacıdan istenilen en son 2003 tarihli defter ve belgeler olup, bunları saklama süresi 2008 yılında sona ermiştir. Defter-belge 04/01/2013 tarihinde istenildiğinden, saklama süresi sona eren defter-belgenin ibraz edilmeme suçu oluşmayıp bu sebeple verilen cezada hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı itirazının kabulüne, Konya 2. İdare Mahkemesinin 13.11.2015 tarih ve E:2015/256, K:2015/1076 sayılı kararının bozulmasına, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının dava konusu 18.08.2014 tarih ve 11657821 sayılı işleminin iptaline, aşağıda dökümü yapılan toplam 218.80-TL yargılama giderleri ile A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 990.00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Dairemizden karar düzeltme isteme yolu açık olmak üzere, 28.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)