(213 S. K. m. 353) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına tek düzen hesap planına uyulmadığından bahisle 2014/1-3 dönemi için 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle açılan davada; "...muhasebeye ilişkin tutulması zorunlu defter ve belgelerdeki kayıtların mevzuatça öngörülen standartları sağlamaması nedeniyle kesin özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediği..." gerekçesiyle davanın reddi yönünde verilen İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nin 29/02/2016 tarih ve E:2015/438, K:2016/529 sayılı kararına, davacı vekili tarafından, belirtilen zorunlu kayıtların defter'i kebir için söz konusu olmayıp yevmiye defteri için böyle bir zorunluluğun bulunduğu, defter'i kebirdeki hatanın ise personelin dikkatsizliği sonucu oluştuğu ve inceleme sırasında sunulan ek veriler ve yapılan açıklamalarla noksanlığın giderildiği, vergi inceleme raporunda da sadece mahsup fişleri ile ilgili kısma yönelik bir eleştiri yöneltildiği ve kayıtların bütününe yönelik olumsuz bir durumun söz konusu olmadığı, işleme dayanak oluşturan raporun bu yönüyle çelişkili olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 353/6. maddesi uyarınca kesilen cezanın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek itiraz edilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 6545 sayılı Yasa ile eklenen geçici 8. maddenin 1. fıkrasının istinaf mahkemelerinin faaliyete başladığı tarihten önce verilen kararlar yönünden saklı tuttuğu kanun yolu hakkı sebebiyle 20/07/2016 tarihinden önce verildiği görülen başvuruya konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler çerçevesinde yapılan itiraz başvurusu hakkında 2577 sayılı Yasanın (6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki haliyle) 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
İtiraz, davacı adına tek düzen hesap planına uyulmadığından bahisle 2014/1-3 dönemi için 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle açılan davada "Ret" kararı veren Mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir.
213 sayıh VUK'nun Mükerrer 257. maddesi hükmüne göre Maliye Bakanlığı "Mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit ermeye, bu Kanuna göre tutulmakta olan defler ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva ezmesi zorunlu bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya..." yetkili kılınmış, anılan maddenin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak yapılan 1 Seri Nolu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'nde de işletmelerin muhasebe kayıtları tutarken kullanacakları usul ve esaslar belirlenmiştir.
Yine Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından, gerçek ve tüzel kişi tacirler tarafından fiziki veya elektronik ortamda tutulacak ticari defterlerin nasıl tutulacağını, defterlerin kayıt zamanını, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esaslarını belirlemek amacıyla çıkarılan ve 9 Aralık 2012 tarih ve 28502 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Ticari Defterlere İlişkin Tebliğin" Defteri Kebir başlıklı 7. maddesinde defteri kebirdeki kayıtların en az tarih - Yevmiye defteri madde ve sıra numarası - tutar - toplu hesaplarda yardımcı nihai hesapların isimlerini içermesinin şart olduğu belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirkete yönelik yapılan vergi incelemesi sonrası 2014 yılı Kurumlar Geçici Vergisi yönünden hazırlanan 02.06.2015 gün ve 2106/10 sayılı raporda "davacı şirketin 2014 hesap dönemi defleri kebir kayıtlarında açıklama kısmına ilgili mahsup fişi numarası dışında kayıtlara ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadan defterlerin yazdırıldığı" yönünde değerlendirmelere yer verildiği, anılan tespitler esas alınarak davacı şirketin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına, mali tablolara ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik standartlara uymadığından bahisle dava konusu özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmaktadır.
Ancak davacı şirket tarafından gerek dava dilekçesi gerek itiraz dilekçesi eklerinde sunulan defteri kebir kayıtlarının incelenmesinden; davacı şirket tarafından tutulan defteri kebir kayıtlarında yukarıda tarih ve sayısı yazılı ticari defterlere ilişkin tebliğde belirtilen asgari şartların yerine getirildiği, bunun dışında da ayrınca bir açıklama getirilmesi tebliğde istenmediğinden kesilen özel usulsüzlük cezasında yasal isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı itirazının kabulüne, İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nce verilen 29/02/2016 tarih ve E:2015/438, K:2016/529 sayılı kararın bozulmasına, davanın KABULÜNE, dava konusu özel usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına, ilk dava ve itiraz aşamasında davacı tarafından karşılanan ve aşağıda dökümü yapılan 194,20-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, dava açılış aşamasında davacıdan fazladan tahsil edilen 4,10-TL vekalet harcının istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliğin için dosyanın ilgili Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 6545 sayılı Yasa ile eklenen geçici 8. maddenin 1. fıkrasının istinaf mahkemelerinin faaliyete başladığı 20/07/2016 tarihinden önce verilen kararlar yönünden saklı tuttuğu kanun yolu hakkı sebebiyle bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde Dairemizde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)