(213 S. K. m. 352) (2464 S. K. m. 12, 14, 16, 96) (2577 S. K. m. 54, Geç. m. 8) (Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği m. 1, 5)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olarak tarh edilen ilan ve reklam vergilerinin ve 213 sayılı Vergi Usul Kanun'unun 352. maddesi uyarınca beyanname vermeme nedeniyle kesilen usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, 2464 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ilan ve reklam vergisi genel itibariyle beyana dayanan bir vergi olmakla birlikte, idarece mükelleflerin izinsiz ilan ve reklam faaliyetinde bulunduğunun tespiti halinde, beyan edilmesi gereken vergiye ilişkin matrah takdir edilerek tarhiyat yapılması ve tarhiyatın usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilerek tahakkukun kesinleşmesinin gerektiği, dosyada yer alan ve idarece sunulan bilgi ve belgelerden, davacı tarafından ilgili dönemde herhangi bir beyanname verilmediği ve idare tarafından ilan ve reklam vergisinin konusunu oluşturacak herhangi bir somut tespit yapılmadığı, bu itibarla, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olarak davacı adına tarh edilen ışıksız ilan ve reklam vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanun'unun 352. maddesi uyarınca beyanname vermeme nedeniyle kesilen usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabulü yolunda karar veren Antalya 2. Vergi Mahkemesinin 16/09/2015 tarih ve E:2014/829, K:2015/1392 sayılı kararını; 2013, 2014 dönemlerine ilişkin olarak davalı idare tarafından, kendi sorumluluğunda bulunan alanda yapılan panoramik ölçümler sonucunda davacıya ait olduğu tespit edilen tabela için 65,00TL (m2 birim değeri) değeri üzerinden hesaplanan toplam 130 TL ilan ve reklam vergisinin davacı adına vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilmesi ve beyanname verilmediğinden bahisle 17,00TL 1.derece usulsüzlük cezası kesilmesi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, uyuşmazlık konusu olayda, Anayasa Mahkemesinin 29/12/2011 gün ve E.2010/62, K:2011/175 sayılı kararı uyarınca 6487 sayılı Yasayla değiştirilen 2464 sayılı Kanunun 96/A maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen 48 m2/TL vergi tutarının uygulanması sonucu tarhiyatın bu tutara isabet eden kısmının hukuka uygun olup, 48 m2/TL'nin üzerinde kalan kısmının kaldırılması gerektiği, öte yandan ilgili dönem beyannamesinin davacı tarafından verilmediği anlaşıldığından davacı adına kesilen usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık, davanın kabulü yolundaki vergi mahkemesi kararında da yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle kısmen onayan, kısmen bozan Antalya (Kapatılan) Bölge İdare Mahkemesinin 10.03.2016 gün ve E:2016/200, K:2016/1162 sayılı kararının; levhanın Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 1.2.3. ve 5/2. maddelerine, Meslek Kuralları Yönetmeliğinin 7/b-8. maddelerine ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunun İstisna ve Muaflıklar başlıklı 14. maddenin 5. bendinde göre uygun olduğu, 01.03.2016 tarihinde ilgili belediye memurları tarafından yapılan kontrollerde dava konusu olan levhanın panoromik ölçümünün hatalı olduğunun tespit edildiği ileri sürülerek düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 6545 sayılı Kanunun 27. maddesiyle eklenen geçici 8. maddenin 1. fıkrası uyarınca gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen sebepler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin 1.fıkrası hükmüne uygun bulunduğundan, davacının karar düzeltme isteminin kabulüyle, Antalya (Kapatılan) Bölge İdare Mahkemesince verilen 10.03.2016 gün ve E:2016/200, K:2016/1162 sayılı kararın kaldırılmasına karar verilerek, davalı idarenin itiraz başvurusu yeniden incelendi;
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 12. maddesinde, belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklamın, ilan ve reklam vergisine tabi olduğu, 16. maddesinde, vergiye tabi ilan ve reklamlarda, ilan ve reklam işinin mükellefçe yapılması halinde ilan veya reklam işinin yapılmasından önce mükellef tarafından, ilan ve reklam işinin bu işi mutad meslek olarak ifa edenler tarafından yapılması halinde ilan ve reklam işini yapanlarca ilan veya reklamın yapıldığı ayı takip eden ayın 20 nci günü akşamına kadar verilecek beyanname üzerine, tarh ve tahakkuk ettirileceği, 14. maddesinin 5. bendinde, gerçek veya tüzel kişilere ait işyerlerinin içine veya dışına asılan iş sahibinin kimliği ile işin mahiyetini gösteren ve alanı ½ metrekareyi aşmayan ışıksız levhaların ilan ve reklam vergisinden müstesna olduğu, alanı ½ metrekareyi aşan levhaların, aşan kısım üzerinden vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, avukatlık faaliyetinde bulunan davacının işyerinde davalı idare tarafından 2013 yılında yapılan panaromik kontrolde 3,5 m2 ışıksız tabela tespit edilmesi nedeniyle davacı adına, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin ilan ve reklam vergilerinin tarh edildiği ve beyanname verilmediğinden bahisle 1. derece usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından kararın düzeltilmesi dilekçesi ekinde sunulan davalı idare tarafından 01.03.2016 tarih ve 05660/114 seri/cilt nolu yoklama fişi ile davacının işyerinde yapılan tespitte; söz konusu tabela ile ilgili yapılan panoramik ölçümün hatalı olduğu, tabelanın yarım metre (0,50) ışıksız olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Bu durumda avukat olan davacının ad ve soyadı ile işini gösteren ve alanı ½ metrekareyi aşmayan ışıksız levha 2464 sayılı kanunun yukarıda hükmü yazılı 14. maddesinin 5. bendi gereğince ilan ve reklam vergisinden müstesna olduğundan adına tarh edilen ilan ve reklam vergisi ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanun'unun 352. maddesi uyarınca beyanname vermeme nedeniyle kesilen usulsüzlük cezasında yasal isabet bulunmadığından davanın kabulü yolunda verilen Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının karar düzeltme isteminin kabulüyle yeniden incelenen davalı idare itirazının reddine, Antalya 2. Vergi Mahkemesinin 16/09/2015 tarih ve E:2014/829, K:2015/1392 sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçe ile onanmasına, aşağıda dökümü bulunan davacı tarafından yapılan 134,40-TL yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, itiraz aşamasında davalı idarece yapılan 110,10-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 31,40.-TL karar harcının davalı idareden tahsili için ilgili Vergi Dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, artan posta ücretinin karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 06/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANTALYA
2. VERGİ MAHKEMESİ
ESAS NO: 2014/829
KARAR NO: 2015/1392
DAVANIN ÖZETİ: Davacı tarafından, adına, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olarak tarh edilen ışıksız ilan ve reklam vergilerinin ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanun'unun 352. maddesi uyarınca beyanname vermeme nedeniyle kesilen usulsüzlük cezasının; hukuka aykırı olduğu, kendisine ait ışıksız tabelanın Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olduğu, reklam yasağı olan avukatlardan ilan ve reklam vergisinin alınamayacağı, ilan ve reklam vergisi alınabilmesi için mesleğin reklam yasağı içermemesi gerektiği ve avukatların reklam yasağına aykırı davranılması halinde disiplin soruşturması uygulandığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 14. maddesi uyarınca 1/2 m2'yi aşan tabelaların vergiye tabi olduğu, avukat tabelalarının vergiden istisna olduğuna dair kanunda bir hüküm bulunmadığı yapılan tarhiyatların ve kesilen cezanın hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Antalya 2. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce dava dosyası incelenerek işin gereği düşünüldü:
Uyuşmazlık, davacı adına 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olarak tarhedilen ışıksız ilan ve reklam vergileri ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanun'unun 352. maddesi uyarınca beyanname vermeme nedeniyle kesilen usulsüzlük cezasına ilişkindir.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 12.maddesinde, belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklamın, ilan ve reklam vergisine tabi olduğu, 16.maddesinde, vergiye tabi ilan ve reklamlarda, ilan ve reklam işinin mükellefçe yapılması halinde ilan veya reklam işinin yapılmasından önce mükellef tarafından, ilan ve reklam işinin bu işi mutad meslek olarak ifa edenler tarafından yapılması halinde ilan ve reklam işini yapanlarca ilan veya reklamın yapıldığı ayı takip eden ayın 20 nci günü akşamına kadar verilecek beyanname üzerine, tarh ve tahakkuk ettirileceği, 14.maddesinin 5.bendinde, gerçek veya tüzel kişilere ait işyerlerinin içine veya dışına asılan iş sahibinin kimliği ile işin mahiyetini gösteren ve alanı ½ metrekareyi aşmayan ışıksız levhaların ilan ve reklam vergisinden müstesna olduğu, alanı ½ metrekareyi aşan levhaların, aşan kısım üzerinden vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 15.maddesinde; "a) Metrekare üzerinden yapılan hesaplamalarda, yarını metrekareye kadar olan kesirler yarım metrekareye, yarım metrekareyi aşanlar ise tam metrekareye tamamlanır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davalı idare tarafından 2013 yılında yapılan panaromik kontrolde davacıya ait 3,5 m2 ışıksız tabela tespit edilmesi nedeniyle davacı adına, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin ilan ve reklam vergilerinin tarh edilmesi ve beyanname verilmediğinden bahisle 1. derece usulsüzlük cezası kesilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan 2464 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca İlan ve Reklam vergisi genel itibariyle beyana dayanan bir vergi olmakla birlikte, idarece mükelleflerin izinsiz ilan ve reklam faaliyetinde bulunduğunun tespiti halinde, beyan edilmesi gereken vergiye ilişkin matrah takdir edilerek tarhiyat yapılması ve tarhiyatın usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilerek tahakkukun kesinleşmesi gerekmektedir.
Dosyada yer alan ve idarece sunulan bilgi ve belgelerden, davacı tarafından ilgili dönemde herhangi bir beyanname verilmediği ve idare tarafından ilan ve reklam vergisinin konusunu oluşturacak herhangi bir somut tespit yapılmadığı görülmektedir.
Bu itibarla, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olarak davacı adına tarh edilen ışıksız ilan ve reklam vergisi ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanun'unun 352. maddesi uyarınca beyanname vermeme nedeniyle kesilen usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, dava konusu ilan ve reklam vergileri ile usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına, aşağıda dökümü yapılan 91,20-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idareden 27,70-TL'den az olmamak üzeri reddedilen tutar üzerinden binde 4,55 oranında nisbi karar harcı alınmasına ve tahsili için bağlı olduğu vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, artan posta giderinin kararı kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Antalya Bölge İd0are Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere, 16/09/2015 tarihinde karar verildi. (¤¤)