(2577 S. K. m. 45) (Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmelik m. 47)
İSTEMİN ÖZETİ: Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmeliğin 47/1-a bendine aykırı hareket ederek merkezi hal kayıt sistemine bildirmeden mal satışı yaptığından bahisle 31.08.2015 tarih ve 9262 sayılı yazı ile davacılar adına bildirilen cezalı hal rüsumu tahakkukunun iptali istemiyle açılan davanın; davalı idarece merkezi hal kayıt sistemine bildirmeden mal satışı yapıldığı gerekçesiyle davacı şirket hakkında dava konusu cezalı hal rüsumu tahakkuk işlemi tesis edilmiş ise de; dava konusu tahakkuk işlemine dayanak cezalı hal rüsumu tutanağına bakıldığında, tespit edildiği belirtilen hususların davacının imzası alınmaksızın sadece zabıta memuru ve sözleşmeli personeller imzası ile kayıt altına alındığı, tespit edildiği belirtilen hususlar hakkında davacının ifadesine başvurulmadığı, konu ile ilgili davacıdan açıklayıcı izahat istenmediği, davacı tarafından dava dilekçesinde tahakkuka konu mallara ilişkin hal rüsumunun ödendiği belirtilmesine rağmen, davalı idarece gerek tespit anında tutulan tutanakta gerekse savunma dilekçesinde ve eki belgelerde söz konusu hususa değinilmediği, dava konusu tahakkuk işlemi tesis edilirken davacının ilgili mallara ilişkin hal rüsumunu da ne kadar ödediği hususlarında yapılmış herhangi bir inceleme bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafından bilgisayar sistemi çalışmadığı için gerekli bildirimin 1 gün sonra verildiğinin belirtildiği, davalı idarece söz konusu mal beyannamesinin verilmediği yönünden de herhangi bir iddiada bulunulmadığı görülmüş olup, bu haliyle davacı adına yapılan dava konusu cezalı hal rüsumu tahakkuku işleminde yasal isabet görülmediği gerekçesiyle kabulüne ilişkin 29/04/2016 günlü, E:2015/2052, K:2016/956 sayılı İstanbul 2. Vergi Mahkemesi kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, davacı şirketin merkezi hal kayıt sistemine bildirmeden mal satışı yaptığının tespiti üzerine cezalı hal rüsum tutanağı tanzim edildiği ve Belediye Encümeni tarafından cezalı hal rüsumu alınması kararı verildiği, bu sebeplerle davacı şirket adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca bozulması, davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yöntem ve Yasaya uygun nitelik taşıyan Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idare itirazının reddi anılan kararın onanması gerektiği yolundadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince dava dosyası incelenip, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45.maddesi uyarınca davalı idare itiraz istemi hakkında işin gereği görüşüldü:
İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen nihai kararların itiraz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45.maddesinin atıfta bulunduğu 49.maddesinde öngörülen bozma nedenlerinden birinin varlığına bağlı olup, İstanbul 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 29/04/2016 günlü, E:2015/2052, K:2016/956 sayılı karar ve dayandığı gerekçe yöntem ve yasa hükümlerine uygunluk taşıdığından itiraz isteminin REDDİ ile anılan kararın ONANMASINA, itiraz aşamasında yapılan 44,00-TL yargılama giderinin itiraz eden davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, davalıdan 29,20-TL karar harcı alınması için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'na Harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesi’ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24/01/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU:
İncelenen dosyadan; Davacı kooperatif hakkında düzenlenen "Cezalı Hal Rüsum Tutanağı" ile Toptancı Hal Kayıt Sistemine incir ürünü için eksik künye bildirimi yani bildirimde bulunmaksızın toptan mal alım ve satımı yapıldığının tespit edildiğinden, Yönetmeliğin 47. maddesi uyarınca cezalı hal rüsumu istenilmesine ilişkin Bursa Büyükşehir Belediyesince davaya konu Encümen kararının alındığı, bu kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri (29/05/1981-17354 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren) Kanunun, "Vergi Usul Kanununun Uygulaması" başlıklı 102. maddesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanununda belirtilen vergi inceleme yetkisi hariç olmak üzere; 1. Belediye Gelir Şube Müdürü, Gelir Şube Müdürü olmayan yerlerde Belediye Hesap İşleri Müdürü, Hesap İşleri Müdürü olmayan yerlerde Muhasebeci, Vergi Dairesi Müdürü sıfat ve yetkisini haizdir. 2. Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler, Belediye Gelirleri Kanunu uygulaması yönünden Belediye Başkanı tarafından kullanılır." hükmü yer almaktadır.
Bursa 2. Vergi Mahkemesinin itiraza konu kararı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na yapılan bu atıf nedeniyle Vergi usul Kanunun 131. maddesinde, "yoklama mahallinde yükümlü veya yetkili adamının bulunmaması yahut imzadan çekinmesi hallerinde yoklama fişlerinin polis, jandarma, muhtar ve ihtiyar heyeti üyelerinden biri tarafından imzalanması gerektiğinin belirtildiği, dava konusu encümen kararını dayanağı olan "Cezalı Hal Rüsum Tutanağı" nın, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 131. maddesinde belirtilen şekilde düzenlenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle "davanın kabulüne" karar verildiği görülmektedir.
5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında (26/03/2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan bu Kanunun yürürlükteki a)15 inci maddesi yayımı tarihinde, b) 6. maddesinin beşinci fıkrası yayımı tarihinden itibaren üç yıl sonra, c) Diğer maddelerinin 01/01/2012 tarihinde yürürlüğe girdiği belirtilmiştir.
5957 sayılı Kanun ile kanun uygulanmasına ilişkin çıkarılan bir dizi uygulama Yönetmeliklerinde yer alan "Amaç" başlıklı hükümlerinin incelenmesinden, Sebze ve Meyve ticaretinin kaliteli, standartlara ve gıda güvenirliğine uygun olarak serbest rekabet şartları içinde yapılmasını sağlamak, toptancı hal içinde ve dışında işlem gören sebze ve meyvelere ilişkin bilgileri elektronik ortamda tutmak, izlemek ve duyurmak, meslek mensupları ile diğer ilgilileri kayıt altına almak bunlara yönelik veri tabanı oluşturmak ve toptancı haller arasında ortak bilgi paylaşımını ve iletişiminin sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Sebze ve meyve ticaretine ilişkin konulara yönelik takip edilecek yol ve tesis edilecek işlemler bakımından da 5957 sayılı Yasada belirtilen yukarıda yazılı amacın gerçekleştirilmesi bakımından bu konulara ilişkin özel mevzuat durumunda bulunan 5957 sayılı Yasa ile Yasanın uygulamasına ilişkin yapılan düzenlemelerin uygulanması gerektiği hususunun ''özel Kanun genel Kanunu şeklindeki genel hukuk kuralı'' gereğince kabulü gerekir.
Özel Kanun durumundaki 5957 sayılı Kanunun, "Tanımlar" başlıklı 2/g maddesinde, Künye: Malların üretim yerini, cinsini, miktarını, hangi üretici ve işletmeye ait olduğunu, varsa sertifika bilgilerini ve Bakanlık ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca uygun görülecek diğer hususları ihtiva eden barkodlu etiketi veya bu bilgileri içeren belgeyi ifade edeceği, "DENETİM" başlıklı 17/5. maddesinde, "Belediyeler, yetki alanlarıyla sınırlı olmak kaydıyla bu Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri ile Bakanlık düzenlemeleri çerçevesinde gerekli denetim ve uygulamaları yapmakla görevli ve yetkilidir. Denetim yapmakla görevli, yetkili belediye personelinin talebi üzerine, kolluk kuvvetlerince gerekli yardım sağlanır." hükmü yer almaktadır.
Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Haller Hakkında (07.07.2012 tarih ve 28346 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan) YÖNETMELİK'te yer alan "Bildirim" başlıklı 41. maddesinde (1) Bildirim; bildirim miktarı veya üzerindeki malların üretildiği yerden veya girdiği gümrük kapısının bulunduğu yerden her ne sebeple olursa olsun sevkinden önce bildirimciler tarafından sisteme yapılan beyan işlemi olduğu, (5) Bildirim işlemi: a) Toptancı haline doğrudan başvurularak yapılacak bildirimlerde, bildirimcinin veya yetkilendirdiği kişinin beyanına göre toptancı halinde görevli personelce, b) Sistem internet sayfası üzerinden çevrimiçi yapılacak bildirimlerde, doğrudan bildirimcilerce, c) Çağrı merkezi üzerinden telefonla yapılacak bildirimlerde ise, bildirimcinin beyanına göre çağrı merkezinde görevli personelce, sistem üzerinden yapılır. (7) Bildirim işlemi, sistem tarafından istenilen bilgilerin tamamının doldurulmasıyla tamamlanır. Alıcı ve fiyat gibi hususların belli olmaması nedeniyle tamamlanamayan bildirim işlemi, eksik bu bilgilerin daha sonradan beyan edilmesi ile tekemmül eder. Bildirimi tamamlanmadığı halde satışa sunulan mallar hakkında 47 nci maddeye göre işlem yapılacağı hükümleri, "Künye" başlıklı 42. maddesi (1) Bildirim yapıldıktan sonra, sistem tarafından bu işleme ilişkin bir künye oluşturulur. Künye, malın üretim yerini, cinsini, miktarını, hangi üretici/işletmeye ait olduğunu, varsa sertifika bilgilerini ve Bakanlıkça uygun görülen diğer hususları içerir. (2) Her bir künye için sistem tarafından özgün bir künye numarası üretilir. Bu numara ve Bakanlıkça belirlenecek diğer bilgiler, bildirimde bulunulan mal miktarına göre ilgililer tarafından sistem üzerinden belge veya barkodlu etiket olarak basılır. Bakanlık, barkodlu etiket kullanımını zorunlu kılabilir ve sistem üzerinden basılacak etiket adedini uygulama veya standartları dikkate alarak sınırlandırabilir. Hükümleri yer almaktadır.
Meyve ve Sebze Ticareti ile Hal Kayıt Sistemi Hakkında TEBLİĞ"nin, "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (n) fıkrasında Sistem: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde elektronik ortamda kurulan ve internet tabanlı çalışan merkezi hal sistemini ifade ettiği, aynı Tebliğ de, "sisteme kayıt", "bildirim", "künye ve "künye numarası", "bildirimcilerin yükümlülükleri", "Hal rüsumü", "cezalı hal rüsumu", maddelerinden sonra 12. maddesinde "Belediyenin görev yetki ve sorumlulukları" ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş, c) bendinde; yetki alanı içinde kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli denetimleri yapmak yapılan denetim sonucunda mevzuata aykırı eylemleri tesbit edilenlere idari para cezalarına ilişkin bu Tebliğde belirtilen diğer iş ve işlemleri yapmak olarak belirtilmiş bulunmaktadır.
Bakılan olayda ise; Belediye görevlilerince 5957 Sayılı Kanun ve Yönetmeliklerine dayanılarak düzenlenen ve davaya konu encümen kararının dayanağı olan "Cezalı Hal Rüsum Tutanağı"nın incelenmesinden, bu tutanağın, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde elektronik ortamda kurulan ve internet tabanlı çalışan ''Merkezi Hal Sistemi'' olarak ifade edilen "Toptancı Hal kayıt sistemine" yukarıda belirtilen usullerden herhangi birini kullanarak davacının bir başvuruda bulunup bir künye alıp almadığının, diğer bir ifade ile de Elektronik sistemde bir kaydı bulunup bulunmadığının tesbiti ve kayıt altına alınmasına ilişkin bir fiili durum tesbitine ilişkin bir Tutanak olduğu görülmektedir.
Yukarıda yazılı ve olayına özel mevzuat niteliğinde olan 5957 Sayılı Yasa ile Toptancı Hal mevzuatı hükümleri birlikte değerlendirildiğinde ise, itiraza konu Mahkeme kararı gerekçesinde yazıldığı üzere bu Tutanağın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 131. maddesinde belirtilen şekilde düzenlenmemesinin davacının bildirimde bulunmadığı, künye almadığı tesbitini geçersiz kılacak bir eksiklik niteliğinde olduğu kabul edilemeyeceğinden, Mahkemenin, "yoklama mahallinde yükümlü veya yetkili adamının bulunmaması yahut imzadan çekinmesi hallerinde yoklama fişlerinin polis, jandarma, muhtar ve ihtiyar heyeti üyelerinden biri tarafından imzalanması gerektiğine" ilişkin gerekçesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Kaldı ki davacının, adil yargılama ilkesi çerçevesinde savunma hakkını kullanma imkanı bulunduğu, davanın devamı sırasında "Cezalı Hal Rüsum Tutanağı"nın ilgili olduğu ürünle ilgili olarak Cezalı Hal Rüsum Tutanağının düzenlendiği tarih ve saatten önce, Bursa Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hal'inden alınmış bir künye dosyaya ibraz edememiş olduğu açıktır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin itirazının kabulü ile Mahkemesince verilen "davanın kabulüne'' ilişkin kararının bozulmasına ve davanın reddine" karar verilmesi gerektiği görüşü ile davalı idarenin itiraz isteminin reddine ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)