(4458 S. K. m. 6, 24, 211)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına tescilli 16.08.2012 tarih ve IM129141 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaların kıymetlerinin İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğde öngörülen birim kıymete göre beyan edilerek ödemek durumunda kalındığından bahisle 4458 sayılı Gümrük kanununun 211. maddesine dayanarak ve Yönetmelik eki 78 nolu form ile " fazla tahakkuk ettirilerek ödenmiş olan gümrük ve katma değer vergilerinin geri verilmesi istemiyle Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine 25.06.2015 tarihinde İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğüne yapılan itiraza cevap verilmemesi üzerine zımni ret işleminin iptali ile fazladan ödenen vergilerin yasal faizi ile taraflarına iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, İstanbul 7.Vergi Mahkemesince özetle; vergilerin gerçekten ödenmesi gerekli bir vergi olup olmadığı hususunun tartışılabilmesinin ve yargı yoluna taşınabilmesi için ancak ihtirazi kayıt konulup ödenen vergiler için söz konusu olabileceği, bakılan olayda davacının herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın beyan ettiği vergileri ödendiğinden olayda düzeltme - şikayet yolunun işletilemeyeceği ve vergilerin iptal davasına konu edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının yaptığı geri verme başvurusunun zımnen reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle verilen 31/03/2016 tarih ve E:2015/1856, K:2016/816 sayılı ''davanın reddine'' ilişkin kararın; Gümrük beyannamesinin 44. Hanesinde "Gözetim farkı beyan edilmiştir" "ek kıymet yurt dişi gidere eklenmiştir." ibarelerini koyduklarından 4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi hükmüne dayanarak kanunen ödenmemesi gerektiği halde ödenen bir verginin varlığı iddiasıyla iade talebinde bulunabileceklerinden bu yolda yapılan başvurunun mevzuata uygun olup mahkemenin ihtirazi kayıt bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla bozulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi isteminden ibarettir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Gümrük Müdürlüğünce yapılan işlemlerin süresi içinde ve hukuka uygun olarak tesis edildiği, davacının süresi içerisinde Bölge Müdürlüğü nezdinde itiraz etmediğinden dolayı kararın kesinleştiği, icrai bir işlem niteliğinde olmayan dava konusu işleme karşı açıldığı iddiaları ile itirazın reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesi'nce, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davacının itiraz dilekçesi birlikte incelenerek işin gereği görüşüldü:
Davalı idarenin verdiği birinci savunmasında, davacı tarafından yapılan geri verme başvurusu üzerine 4458 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında idarelerince karar alma süresinin uzatıldığı halde davacının Gümrük Müdürlüğünce verilecek kararı beklemeksizin işlemin zımnen reddedildiğinin kabulü suretiyle açılan bakılan davanın, ortada henüz kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunmadığından, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de davacının, Gümrük Müdürlüğünce talebinin zımnen reddedildiğinden bahisle Gümrük Bölge Müdürlüğüne yaptığı itirazın da zımnen reddedildiği anlaşılmış ayrıca Gümrük Müdürlüğünce, davacının iade talebinin sonradan alınan 05.06.2015 tarih 899 sayılı kararla reddedildiğinin de görülmüş olması karşısında işin esasının incelenmesine geçildi,
İtiraz; Davacı adına tescilli 16.08.2012 tarih ve IM129141 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaların kıymetlerinin İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğde öngörülen birim kıymete göre beyan edilerek ödemek durumunda kalındığından bahisle 4458 sayılı Gümrük kanununun 211. maddesine dayanarak ve Yönetmelik eki 78 nolu form ile " fazla tahakkuk ettirilerek ödenmiş olan gümrük ve katma değer vergilerinin geri verilmesi istemiyle Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine 25.06.2015 tarihinde İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğüne yapılan itiraza cevap verilmemesi üzerine zımni ret işleminin iptali ile fazladan ödenen vergilerin yasal faizi ile taraflarına iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, İstanbul 7.Vergi Mahkemesince verilen ''davanın reddine'' ilişkin 31/03/2016 tarih ve E:2015/1856, K:2016/816 sayılı kararın, davacı tarafından istemin özetinde yazılı nedenlerle bozulması istemine ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27. ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; anılan Kanunun 25. maddesinde ise, 24. ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye’de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT’ın VIl. maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı; 211.maddesinde, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı, ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergileri ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse, bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği, kanunen ödenmemeleri gereken gümrük vergilerinin, söz konusu vergilerin yükümlüye tebliğ edilmesi ve ilgilinin üç yıl içinde gümrük idaresine müracaatı üzerine geri verileceği veya kaldırılacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği; ayrıca gümrük idaresinin, yapılan beyanın doğruluğunu tespit amacıyla, her zaman, her türlü bilgi ve belgeyi inceleyerek değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunduğu anlaşılmaktadır.
İthalatta uygulanacak Gözetim ve Korunma önlemleri, Türk Mevzuatında, 29.01.1995 gün ve 22186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 26.01.1995 gün ve 4067 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ve 25.02.1995 gün ve 22213 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 03.02.1995 gün ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır.
Bakanlar Kurulu Kararlarıyla getirilen gözetim önlemlerinin amacı ise, bir malın aynı veya doğrudan rakip mallar üreten yerli üreticiler üzerinde, zarar tehdidi yaratan miktar ve/veya şartlarda ithal edilmesi halinde, söz konusu malın ithalatının, ithalattaki gelişmelerin gözlemlenmesi olduğu, Gözetim önlemlerinin, bu amacın gerçekleştirilmesini sağlamanın ötesinde başka bir uygulama içermediği, Korunma önlemleri ise, bir malın aynı veya doğrudan rakip mallar üreten yerli üreticiler üzerinde, ciddi zarar veren veya ciddi zarar tehdidi oluşturan miktar ve/veya şartlarda ithal edildiği hallerde, ülke menfaatleri de göz önüne alınarak, yapılacak soruşturma sonucunda, başvurulması öngörülen; gümrük vergisinde artış yapılması, ek mali mükellefiyet getirilmesi, miktar/değer kısıtlaması getirilmesi (kota uygulaması), tarife kontenjanı uygulanması veya bu önlemlerin hepsinin bir arada uygulanması gibi önlemlerden ibarettir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirket adına tescilli 16.08.2012 tarih ve IM129141 sayılı beyanname muhteviyatı eşyanın kıymetinin, satış bedeli değil gözetim fiyatı esas alınarak beyan edildiği, beyan üzerine hesaplanan gümrük vergisi ve katma değer vergilerinin ödendiği, bilahare gözetim fiyatı farkından dolayı fazladan ödendiğinden bahisle gümrük vergileri hakkında 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında geri verme başvurusunda bulunulduğu, söz konusu başvurunun zımnen reddi üzerine İstanbul Gümrük Ve Ticaret Bölge Müdürlüğüne itiraz edildiği, vaki itirazın da zımnen reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm mevzuat birlikte değerlendirildiğinde, Gözetim önlemi uygulamasına karar verilen ithal eşyanın, belirlenen bir kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, sadece, "gözetim belgesi" ibrazı zorunluluğu getirildiği ve bu zorunluluğa uyulmaması hali, Gümrük Kanunu hükümlerine göre bir fark tahakkuk yapılmasını gerektirir bir durum olmadığı, Olayda ise, davacıdan tahsil edilen gümrük ve katma değer vergilerinin uyuşmazlık konusu beyanname muhteviyatı eşyaya ilişkin gözetim kıymeti esas alınarak beyan edilip ödenen vergiler olduğu, esasan ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması gerektiği, idarece satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının idarece tespit edilmesi halinde de sırasıyla yasada öngörülen diğer yöntemlere başvurulması gerektiği, idarece Gümrük Kanunu uyarınca tespit edilmiş fark kıymet tesbit edilmediği, bu durumda 4458 sayılı Kanunun 211. maddenin öngördüğü şekilde kanunen alınmaması gereken bir verginin söz konusu olduğu anlaşıldığın, davacının "geri verme kaldırma başvurusunun 211. madde kapsamında idarece değerlendirilmesi gerekirken başvurunun ve itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından davacı itirazının kabulü gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafından yapılan itirazın kabulüne, İstanbul 7. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 31/03/2016 gün ve E:2015/1856; K:2016/816 sayılı kararının BOZULMASINA, DAVANIN KABULÜNE, dava konusu işlemin iptaline, fazladan tahsil edilen vergilerin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi uyarınca aşağıda dökümü gösterilen davacıya ait 199,80 TL yargılama giderinin ve AAÜT uyarınca belirlenen 990,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, artan posta avansının hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere 05/01/2017 tarihinde oybirliği karar verildi. (¤¤)