(6552 S K. m. 73) (213 S. K. m. 341) (2577 S. K. m. 54, Geç. m. 8)
İSTEMİN ÖZETİ: …… Mah. 4/5-7/1 pafta, 20619 sayılı parselde C-55 Blok zemin kat asma katlı ( 4) nolu bağımsız bölümü (dükkanı) 12.09.2000 tarihinde satın alıp davalı belediye kayıtlarına emlak 71532 sicilde 26.03.2003 tarihinde 379 m2 beyan ederek emlak vergilerini ödemekte olan davacının işyerinin net 357,21m2, ortak alan 72,79= toplam bürüt alanın 430 m2 olduğunun dolayısıyla davacının 51m2 eksik beyanda bulunduğunun idarece tesbit edildiğinden bahisle davacı adına, 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin olarak Bina vergileri, TKVKK payı, vergi ziyaı cezası için düzenlenen 01.07.2014 tarihli ihbarnamenin davacıya 21.07.2014 tarihinde tebliği üzerine, davacının, borçlarını 6552 sayılı Yasanın 73. maddesi kapsamında yapılandırılması istemiyle 25.12.2015 tarihli dilekçe ile davalı idareye yaptığı başvurusuna idarece cevap verilmemesi üzerine, istenen vergilerin vade tarihlerinin 30.04.2014'ten önce olduğu ileri sürülerek yapılan vergi ziyaı cezalı Bina vergisi tarhiyatının kaldırılması istemiyle açılan davada, İstanbul 7. Vergi Mahkemesince özetle; davacının, bahsi geçen gayrimenkulle ilgili m2'sinin eksik beyan edilmesinden dolayı fark emlak vergisi tarh edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişiklikle 09.04.2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğunun kaldırıldığı, Yasanın, emlak vergisi bildiriminin verilmesini gerektirdiğini belirtiği hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda ise verginin idarece tarh edileceği kuralının getirildiği, ancak yine aynı değişiklikle yapılacak bu tarhiyata vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hüküm getirilmediği anlaşıldığından, 2002 yılı ve sonraki yıllar için vergi ziyaı cezası kesilmesi işleminde ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle "bina vergisi ve kültür varlıklarını koruma katkı payına ilişkin kısmına yönelik olarak reddine, vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmına yönelik olarak kabulüne ve vergi ziyaı cezalarının kaldırılması'' suretiyle "davanın kısmen kabulüne, Kısmen reddine" ilişkin verilen 09/11/2015 tarih ve E:2015/562; K:2015/2545 sayılı Mahkeme kararına tarafların itirazı üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi (kaldırılan) Üçüncü Kurulunca verilen, 13/05/2016 gün ve E:2016/1956; K:2016/1783 sayılı ''itirazların reddine, Mahkeme kararının onanmasına'' ilişkin kararın; davacı tarafından, ileri sürmüş olduğu iddialarının gerek Mahkeme, gerekse Bölge İdare Mahkemesi kararında karşılanmadığı, davalı idare tarafından ise; ihbarnamelerin 21.07.2014 tarihinde tebliği üzerine davacının beyanname vermesi veya itiraz etmesi için beklenildiği ancak davacının herhangi bir başvuruda bulunmaması üzerine 08.09.2014 tarihinde tahakkuk işleminin gerçekleştirildiği, ihbarnamenin tebliği üzerine 16.02.2015 tarihinde açılan davada ise süre aşımı bulunduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddesinde verginin ziyaa uğratıldığı durumlarda vergi ziyaı cezası kesilmesi öngörüldüğü ileri sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54.maddesi uyarınca taraflarca düzeltilmesi isteminden ibarettir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davacının 29/06/2016 tarihli, davalı idarenin 01/07/2016 tarihli karar düzeltme dilekçeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi ve 54.maddeleri birlikte incelenerek, işin gereği görüşüldü:
Davalı idare iddiaları; Davacının, 6552 sayılı Yasanın 73. maddesi kapsamında borçlarının yapılandırılarak yararlandırılması yolunda 24.11.2014 ve 16.12.2014 tarihli yapılandırma Form dilekçesini 25.12.2014 tarihli dilekçesi ekinde verdikten sonra yasadan istifade edemeyeceğinin davacıya şifaen söylenmesi üzerine davalı idare kayıtlarına 08.01.2015 tarih ve 318-88 sayı ile kaydolan dilekçe ile yaptığı itirazın idarece reddine ilişkin Bayrampaşa Belediyesi İşletme Müdürlüğünün 18.02.2015 tarihli yazısının davacıya tebliği üzerine 16.02.2015 tarihinde açılan dava, işlemin 18.02.2015 olan tesis tarihi esas alındığında dahi süresinde olduğu görüldüğünden davalı idarenin dava süresine ilişkin ileri sürdüğü iddiasının dosyada yer alan bilgi ve belgeler karşısında isabetli olmadığı, vergi ziyaı cezasına ilişkin iddiasına gelince, Mahkemesince bakılan olayda genel yasa niteliğinde olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunundan önce özel yasa niteliğinde bulunan 1319 sayılı Emlak vergisi Kanunu hükümlerinin esas alınmış olması yerinde olduğundan, davalı idarenin vergi ziyaı cezasına ilişkin ileri sürdüğü iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığı anlaşıldığından iddiaların reddi gerekmiştir.
Davacının iddialarına gelince; Davalı Belediyenin davaya verdiği savunması ekinde bulunan, Bayrampaşa Belediyesi İşletme Müdürlüğünün Hukuk işleri Müdürlüğüne hitaplı 19.03.2015 tarih ve 2971 sayılı yazılarında, "6552 sayılı Yasanın 73. Maddesi ile 30.04.2014 tarihine kadar kesinleşmiş ve ödenmemiş amme alacaklarının yapılandırılabileceğinin öngörüldüğü, davacının bu tarihten önce kesinleşen ve toplam 3.040,15-TL olan 2012 ve 2013 yılları borçlarının yapılandırmadan yararlanacağı, 21.07.2014 tarihinde davacıya tebliğ dilen 01.07.2014 tarihli ihbarnamelerde yer alan amme alacakları yönünden ise bu alacakların tarh ve tebliğinin 30.04.2014 tarihinden sonra yapılmış olması karşısında yapılandırmadan yararlanamayacağı yolundaki idarenin ortaya koyduğu iradesi ile Mahkeme kararı gerekçesinin örtüştüğü anlaşıldığından davacı iddiaları da yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, her iki tarafça, karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54/1. maddesinde öngörülen karar düzeltme sebeplerinden hiçbirini içermediğinden, davacı ve davalı idarenin KARAR DÜZELTME İSTEMLERİNİN REDDİNE, karar düzeltme aşamasında davalı idare tarafından karşılanan 22,00-TL posta giderinden ibaret yargılama giderinin davalı idare üzerinde, davacı tarafından yapılan 22,00-TL posta giderinden ibaret yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin taraflardan ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine geri gönderilmesine, 09.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)