(2577 S. K. m. 45) (6183 S. K. m. 55)
İSTEMİN ÖZETİ: Dava; Çorum İli, Merkez İlçesi, Tarhan Köyü'nde bulunan ve davacının uhdesinde olan 73182 ruhsat nolu I-b grubu tuğla-kiremit kili maden sahası için 01/12/2011 dönemine ilişkin maden Devlet hakkı tutarının tahsili amacıyla düzenlenen 15/12/2014 günlü, 20141215665030000004 takip numaralı ödeme emrinin Maden Devlet Hakkı (1.760,55 TL),İl Özel İdare Payı (880,28 TL) ve Köylere Hizmet Götürme Birliği Payından (880,28 TL) oluşan toplam 3.521,11 TL'lik kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Çorum İdare Mahkemesi'nin 20/05/2016 günlü, E:2015/697, K: 2016/439 sayılı kararıyla; davacıya ait işyerinde üretim ve sevkiyat faaliyetlerinin 2009 yılında durdurulduğu, maden sahasında 2006 yılından beri faaliyette bulunulmadığı gerekçesiyle davacıya ait işletmenin işletme izin ve ruhsatının 15/07/2014 tarihi itibarıyla iptal edildiği, Çorum İl Özel İdaresi görevlilerince davacıya ait ocak sahasında üretim ve sevkiyat yapıldığına ilişkin tespitin sadece 2015 yılı itibarıyla yapıldığı, başka bir ifadeyle dava konusu ödeme emrinin 01/12/2011 dönemine ait olduğu ve söz konusu dönemde davacıya ait işletmede üretim ve sevkiyat faaliyetinde bulunulduğuna ilişkin olarak idarece somut bir tespit yapılmadığı gözönüne alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı tarafından; faaliyeti durdurulan davacıdan eksik devlet hakkı tutarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın itirazen incelenerek bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İtiraz dilekçesine cevap verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun 2. İdari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Yasanın 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesinde yer alan düzenleme gereği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi (6545 sayılı Yasanın 19. maddesi ile değiştirilmeden önceki) hükümleri doğrultusunda incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Çorum İli, Merkez İlçesi, Tarhan Köyü'nde bulunan ve davacının uhdesinde olan 73182 ruhsat nolu I-b grubu tuğla-kiremit kili maden sahası için 01/12/2011 dönemine ilişkin maden Devlet hakkı tutarının tahsili amacıyla düzenlenen 15/12/2014 günlü, 20141215665030000004 takıp numaralı ödeme emrinin Maden Devlet Hakkı (1.760,55 TL), İl Özel İdare Payı (880,28 TL) ve Köylere Hizmet Götürme Birliği Payından (880,28 TL) oluşan toplam 3.521,11 TL'lik kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanunun 58. maddesinde ise kendisine ödeme emri tebliğ olunan şâhsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanunun 37. maddesinde ise, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Bakanlığınca belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği belirtilmiştir.
6183 sayılı Yasanın yukarıda anılan maddesinde yer alan böyle bir borcu olmadığı yolundaki iddianın; borcun tamamen ödendiği, adlarına tarh ve tebliğ edilerek kesinleşmiş ve ödenecek aşamaya gelmiş bir borç bulunmadığı veya amme borcunun henüz vadesinin gelmediği gibi halleri kapsadığının kabulü gerekmektedir.
Kural olarak kamu alacaklarının kesinleşmesi ve bu suretle tahsil edilebilir duruma gelmeleri için öncelikle tesis edilecek bir işlemle ilgilisine duyurulması (tarh ve tebliğ), böylece gerek idari gerekse yargısal başvuru yollarını kullanma hakkının tanınması ve özel kanunlarında belirtilen vadelerinde veya özel kanunlarında vade belirtilmemişse yapılacak tebliğden itibaren 1 ay içinde ödenmemiş olması yeterli ve gereklidir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13.maddesinin 7.fıkrasında, tahakkuk eden ve ödenmeyen Devlet haklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirileceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanun dayanak alınarak hazırlanan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4.maddesinin (j) bendinde, "Devlet hakkı", maden istihracından sağlanan gelirden ve/veya üretim yapılmayan ruhsat sahalarından proje beyanı üzerinden alınan Devlet payına düşen kısım" olarak tanımlanmış; 85.maddesinde, ruhsat sahibinin, her yıl nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl gerçekleştirdiği işletme faaliyetleri ile ilgili olarak her işletme izni için ayrı ayrı Ek Form-15'teki örnek satış bilgi formunu doldurarak Genel Müdürlüğe vermek zorunda olduğu belirtilmiş; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 3.maddesinde "Satış bilgi formu", şekli yönetmelikte gösterildiği gibi hazırlanan, yıllık üretim miktarı, satış tutarı, toplam gelir ve tahakkuk eden Devlet hakkı gibi mali durumu gösteren belge" olarak tanımlanmış; 14.maddesinin 15.fıkrasında, Devlet hakkı ve özel idare payının, her yıl haziran ayının son günü mesai bitimine kadar ruhsat sahibi tarafından yatırılacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan hükümlerin değerlendirilmesinden; madencilik faaliyetinde bulunanların, bir önceki yıl gerçekleştirdikleri satışlarla ilgili bilgi formunu doldurarak nisan ayında Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne vermeleri, bu form üzerinden hesap ve beyan ettikleri Devlet hakkı payını Haziran ayının son günü mesai bitimine kadar ödemeleri gerektiği, üretim yapılmamasının da Devlet hakkının alınmasına engel teşkil etmediği anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Çorum İli, Merkez İlçesi, Tarhan Köyü'nde, tuğla kiremit kili cinsindeki madenin işletilmesi için davacıya 28/10/2005-28/10/2015 döneminde geçerli olmak üzere 73182 sayılı I-b grubu maden işletme ruhsatının ve 07/11/2015 tarihinde de işletme izninin verildiği, Çorum İli, Merkez Sarimbey, Tarhan ve Kınık Köyleri sınırları içinde bulunan tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılmasına uygun görüş verilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davalarda Çorum İdare Mahkemesince verilen iptal kararları üzerine, Çorum İl Özel İdaresi'nin 29/06/2009 günlü, 4919 sayılı işlemiyle, davacının da aralarında bulunduğu şahısların faaliyetlerinin durdurulmasına karar verildiği, davacının ruhsat sahasında davalı idarece yapılan denetim sonucunda, beş yıllık sürede üç yıldan fazla üretim yapılmadığının tespit edildiğinden bahisle Maden Kanunu'nun 24.maddesinin 12.fıkrası uyarınca 15/07/2014 tarihi itibarıyla ruhsatının iptal edildiği, bunun üzerine Maden İşleri Genel Müdürlüğünce Çorum Valiliği'ne yazılan 19/11/2014 günlü; 64735-402917 sayılı yazıda; bakılan bu davada ve Dairemizin E:2016/242, 243, 245, 246 sayılı dosyalarında dava konusu edilen 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 yıllarına ilişkin maden Devlet hakkı tutarlarının son yatırılma tarihleriyle birlikte belirtildiği ekli tablodaki Devlet haklarının (Hazine, Özel İdare, Köylere Hizmet Götürme Birliği payları) davacıdan tahsil edilmesi gerektiğinin bildirildiği, bunun üzerine dava konusu 01/12/2011 dönemine ilişkin Devlet hakkı tutarına ilişkin 09/12/2014 günlü Tahakkuk Fişlerinin düzenlendiği ve ardından da dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Maden mevzuatı uyarınca devlet hakkı ve özel idare payı her ne kadar nisan ayına kadar bilgi formu üzerinden hesap ve beyan edilerek her yıl haziran ayının son gününe kadar ödenmesi gerekmekteyse de olayda olduğu gibi bilgi formu verilmemiş olması durumunda alacaklı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından devlet hakkına ilişkin hesaplamanın ilgisine bildirilerek gerek idari gerekse yargısal başvuru yollarını kullanma hakkının tanınması ve böylece alacağın kesinleşmesinin sağlanması gerektiği kuşkusuzdur.
Uyuşmazlıkta, bakılan bu dosyadaki ve Dairemizin aynı konuya ilişkin E:2016/242 ve 246 sayılı dosyalarındaki ara kararlarına cevaben Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca ve davalı idarece gönderilen bilgi ve belgelerden; davacı tarafından davalı idareye verilmeyen 2011 yılı satış bilgi formunun yıllık harç bedeli üzerinden düzenlenerek Devlet hakkının belirlendiği, ancak bu belirlemeye ilişkin olarak davacıya herhangi bir bildirimde bulunulmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacıya dava konusu ödeme emri tebliğ edilmeden önce, alacaklı idare tarafından amme alacağının hesaplanarak usulüne uygun olarak ihbarname ya da benzeri bir yazı tebliğ edilmediğinden, kesinleşmiş bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden, düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin itiraz isteminin reddine, Çorum İdare Mahkemesi'nin itiraza konu 20/05/2016 günlü, E:2015/697, K:2016/439 sayılı kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle ve yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içinde Dairemiz nezdinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.01.2017 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)