(2577 S. K. m. 45, 49, Geç. m. 8) (213 S. K. m. 3, 30) (3065 S. K. m. 29)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, 2013 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesi tanzim edilen vergi inceleme raporu uyarınca 2013/12 dönemi için yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının iptali istemiyle açılan davanın, "... davacının indirim konusu yapmış olduğu faturaları düzenleyen K.. Kerestecilik İnşaat Yapı Malz. San Ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılan tespitler ve dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, söz konusu mükellef tarafından düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koyacak nitelikte yeterli görüldüğünden, bahsi geçen firmadan alınan faturalarda yer alan katma değer vergilerinin indirilecek katma değer vergisi tutarlarından çıkarılması suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık görülmediği..." gerekçesiyle davanın reddi yönünde verilen İstanbul 1. Vergi Mahkemesi'nin 28/04/2016 tarih ve E:2015/2139, K:2016/1219 sayılı kararına, davacı vekili tarafından, sahte fatura iddiasının hukuken kesinleşmediği, fatura içeriği ürünlerin alındığı ve ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı, varsayım, kanaat ve kıyas yoluyla vergi tarh edilemeyeceği ileri sürülerek itiraz edilmekte ve kararın bozularak davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 6545 sayılı Yasa ile eklenen geçici 8. maddenin 1. fıkrasının istinaf mahkemelerinin faaliyete başladığı tarihten önce verilen kararlar yönünden saklı tuttuğu kanun yolu hakkı sebebiyle 20/07/2016 tarihinden önce verildiği görülen başvuruya konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler çerçevesinde yapılan itiraz başvurusu hakkında 2577 sayılı Yasanın (6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki haliyle) 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
İtiraz, davacı şirket tarafından, 2013 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesi tanzim edilen vergi inceleme raporu uyarınca 2013/12 dönemi için yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının kaldırılması istemiyle açılan davanın reddi yönündeki Mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir.
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların itiraz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde öngörülen ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerine uyulmamış olması'' nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde, “re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden verginin tarh olunmasıdır” şeklinde tanımlanmış olup, aynı maddenin 4. fıkrasında, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması hali re’sen takdir nedenlerinden biri olarak sayılmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun “Vergi İndirimi” başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında; mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri evraklarda gösterilen katma değer vergisini indirilebilecekleri hükme bağlanmıştır.
Yine Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde ifade edildiği üzere, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Bu kuralın gereği olarak yükümlülerin Katma Değer Vergisi Kanunu’nun yukarıda sözü edilen 29. maddesi hükmünden yararlanabilmelerinin ön şartı, Katma Değer Vergisi indirim konusu yapılabilecek işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtması, yani mükelleflerin, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri belgeler üzerinde gösterilen katma değer vergisinin gerçekten ödemiş olmalarıdır.
Gerçekleşmemiş teslim ve hizmetler dolayısıyla bir katma değer vergisi ödemesi ve bunun sonucu olarak da bir vergi indirimi söz konusu edilemeyeceğinden vergi indirimine dayanak teşkil eden faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususlarının tam olarak saptanmasını gerektirmektedir. Düzenlenen bir faturanın gerçek dışı (naylon) olup olmadığının saptanması ise, bu faturanın düzenlenmesine takaddüm eden alım satım kademelerindeki bütün işlemlerin incelenmesine bağlıdır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin 2013 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 06/08/2015 gün ve 2015-A-4062/23 sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak; 2013 yılında mükellefe fatura düzenleyen K.. Kerestecilik İnşaat Yapı Malz. San Ve Dış Tic. Ltd. Şirketinin düzenlediği faturaların sahte olduğunun anılan mükellef hakkında tanzim olunan vergi tekniği raporu ile tespit edildiği, dolayısıyla sahte olduğu kabul edilen fatura içeriği tutarlara ilişkin katma değer vergilerine ait indirimlerin yasal koşullarının gerçekleşmediğinden bahisle indirimleri kabul edilmeyerek ilgili dönem katma değer vergisi beyanları yeniden düzenlenmek suretiyle 2013/Aralık dönemi için re'sen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarh edilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı adına fatura düzenleyen mükellefler hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporlarında yer verilen tespitlerin irdelenmesi ve davacı tarafından adı geçen şahıs ve firmalar tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal hareketine dayandığını ortaya koyabilecek hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgelerin sunulması uyuşmazlığın çözümü bakımından önem arz etmekte; bu itibarla, öncelikle, dava konusu tarhiyatların dayanağı olan vergi inceleme raporunda yer verilen ve davacıya düzenlediği faturaların sahte olduğu ileri sürülen K.. Kerestecilik İnşaat Yapı Malz. San Ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılan tespitlerin somut ve yeterli olması gerekmektedir.
Bu itibarla, Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğü 451 006 79.. vergi kimlik numaralı K. Kerestecilik İnşaat Yapı Malzemeleri Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında tanzim edilen 19.09.2014 tarih ve 2014-A-2924/56 sayılı vergi tekniği raporu irdelendiğinde; söz konusu mükellefin 05.06.1998 tarihinde faaliyetine başladığı, 05.03.2008 tarihinde şirket ortağı Y. İ. A.'ın hisselerini K. A.'a devrettiği, şirketin bilinen adresinde yapılan 12.06.1998 tarihli yoklamada, mükellefin 05.06.1998 tarihinde faaliyete başladığı iş yerinin yaklaşık 30 metre kare olduğu, işçi çalıştırılmadığı, faaliyet konusunun gıda malzemeleri alım satımı olduğu, iş yerinde demirbaş ve emtia bulunmadığı, 13.05.2009 tarihli yoklamada faaliyet konusunun inşaat malzemeleri olduğu, iş yerinin yaklaşık 500 metre kare olduğu, 17.02.2011 tarihli yoklamada, mükellefin bilinen adresinde faaliyetine devam ettiği, adreste 7 kişinin ücretli olarak çalıştığı ve firma adına kayıtlı 7 adet motorlu araç mevcut olduğu, 02.04.2013 tarihli yoklamada mükellef kurumun şube açtığı iş yerinin yaklaşık 1200 metre kare olduğu mükellef kurumun çalışan 10 işçisinin olduğu, firma adına kayıtlı 9 adet motorlu araç bulunduğu, 21.04.2014 tarihli yoklamada bilinen adresin boş olduğu, çevre sakinleri tarafından belirtilen firmanın tanınmadığının, bilinmediğinin mahalle muhtarınca beyan edildiği, mükellefin kurumun 2009-10-11-12-13 yıllarına ilişkin yasal defter ve belgelerinin vergi dairesine ibrazına ilişkin yazının 09.01.2014 tarihinde şirketin bilinen adresine tebliği edilmesine rağmen söz konusu yasal defter ve belgelerin vergi dairesine ibraz edilmediği, şirketlin ortaklık yapısı ve ortakları incelendiğinde, şirketin %50 hissesisin K. A.'a ait olduğu diğer %50 hissenin Y. İ. A.'a ait olduğu ve 05.03 2008 tarihinde Y. A.'ın hisselerini K. A.'a devrettiği, şirket ortağı ve müdürü olan K. A.'ın ayrıca tamamı kendi şahsına ait şahıs şirketinin bulunduğu, bir diğer şirket olan U. Hafriyat Emlak İnşaat Ltd. Şirketi'nin ise müdürü olduğu, K. A.'a ait şahıs firması hakkında sahte fatura ticareti yapmaktan vergi tekniği raporu bulunduğu, söz konusu mükellef şirket olan K. Kerestecilik Şirketinin ortağı ve müdürü, U. Hafriyat Emlak şirketinin müdürü ve kendi adını taşıyan ve hissesinin tamamı kendine ait şahıs şirketinin sahibi olan K. A. hakkında düzenlenmiş vergi suçu raporlarının bulunduğu, Mükellef şirketin vergi beyanları incelendiğinde; 2009-10-11-12-13 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi ve katma değer vergisi beyannamelerinin verildiği, şirketin Ba-Bs beyanların incelendiğinde; 2008 yılında 14.321.478,00 TL tutarında satış bildirdiği bu tutarın yaklaşık %90'ı aynı adreste faaliyet gösteren ve hakkında sahte belge düzenlemekten vergi tekniği ve vergi suçu raporu bulunan ve mükellef kurumun yüzde elli ortak ve müdürü olan K. A. ve yine aynı adreste faaliyete bulunan hakkında sahte belge düzenleme fiili nedeniyle incelemeye sevk edilen ve özel esaslara tabi mükellef M. A. isimli şahıslara gerçekleştirildiği, söz konusu yıla ilişkin bütün satışlarının %90'ını oluşturan miktarın hakkında vergi tekniği raporu bulunan veya özel esaslara tabi listeye alınmış olan mükelleflere yaptığı, 2009 yılına ilişkin beyan edilen satış tutarının 11.650.767,00 olduğu ve bu satışların da %99,1'lik kısmının yine aynı adreste yer alan şahıs firması K. A.'a ve M. A.'a yapıldığı, 2010 yılına ilişkin beyan edilen satış tutarının 13.677.877,00 TL olduğu ancak söz konusu beyan edilen tutardan daha fazlasının(17.573.891,00 TL) aynı adreste yer alan K. ve M. A.'a yapıldığı, 2011 yılına ilişkin beyan edilen satış tutarının 16.035.899,00 TL olduğu ve bu meblağın %99'unun hakkında sahte belge düzenlemekten veya kullanmaktan vergi tekniği raporu veya vergi suçu raporu ya da özel esaslara tabi mükellefler listesinde yer alan mükelleflere yapılan satışların olduğu, 2012 yılında beyan edilen satış tutarının 18.178.204,00 TL olduğu ve yine aynı şekilde satışların %99'u hakkında vergi tekniği raporu veya vergi inceleme raporu ya da özel esaslara tabi mükellefler listesinde yer alan mükelleflere yapıldığı, ayrıca 2012 yılına ilişkin beyanlarda 46 adet fatura karşılığında 3.055.061,00 TL tutarında mal alımının mükellef şirketin ortağı olan K. A.'ın müdürü olduğu U. Hafriyat Emlak Ltd. Şti'nden olduğu, 2013 yılında beyan edilen satış tutarının 40.627.957,00 TL olduğu ve yine aynı şekilde bu satışın %90'ının hakkında vergi tekniği raporu veya vergi suçu raporu ya da özel esaslara tabi mükellefler listesinde bulunan mükelleflere yapıldığı, mükellef kurumun 19.09.2014 tarihi itibariyle 269.654,75 TL vergi borcunun bulunduğu, KDV matrahları yüksek olsa dahi ödenecek KDV'nin ya hiç oluşmadığı ya da çok düşük tutarlarda çıktığı, son yapılan yoklamada mükellef kurumun iş yerinin boş ve kapalı olması ve çevrece bilinmemesine rağmen mükellef kurumun halen beyanname vermeye devam ettiği, mükellef kurumun 26.02.2008 tarihinden itibaren düzenlediği bütün faturaların sahte olarak dikkate alınması gerektiği tespitlerine yer verilmiştir.
Ancak, sözü edilen K.. Kerestecilik İnş. Yapı Mlz. Ltd. Şti.'nin yapılan yoklamalarda adreste faaliyetine devam ettiğinin tespit edilmesi, 2 ila 7 kişi arasında işçi çalıştırması, firma adına kayıtlı taşınmaz ve 7 adet motorlu taşıtın bulunması, ödemelerin banka kanalıyla yapıldığının davacı şirket temsilcisince belirtilmesine karşın inceleme elemanınca ödemelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının da araştırılmamış olması karşısında, anılan firmanın ortağı hakkındaki bazı olumsuz tespitler ile alış ve satış faturalarının bir kısmı halindeki olumsuz tespitlerden hareketle bu firmanın davacı şirkete düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucunu çıkarmaya olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davacının indirim konusu yapmış olduğu faturaları düzenleyen firma hakkında yukarıda yer verilen tespitler ve dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, söz konusu mükellef tarafından düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koyacak nitelikte görülmediğinden, bahsi geçen faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmuş, aksi gerekçeyle davayı reddeden mahkeme kararının bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacı itirazının kabulüne, İstanbul 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 28/04/2016 tarih ve E:2015/2139, K:2016/1219 sayılı kararın bozulmasına, davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın iptaline; ilk dava ve itiraz aşamasında davacı tarafından karşılanan ve aşağıda dökümü yapılan 210,30-TL yargılama giderleri ile A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 1.100,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ilgili Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 6545 sayılı Yasa ile eklenen geçici 8. maddenin 1. fıkrasının istinaf mahkemelerinin faaliyete başladığı 20/07/2016 tarihinden önce verilen kararlar yönünden saklı tuttuğu kanun yolu hakkı sebebiyle bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde Dairemizde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)