(2577 S. K. m. 49, Geç. m. 8) (213 S. K. m. 3, 30, 74) (6100 S. K. m. 323)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket hakkında düzenlenen Asgari İşçilik Raporunda bir kısım kayıt dışı kalmış ücret geliri kazançlarının matraha dahil edilmediğinin tespit edildiğinden bahisle gelir (stopaj) vergisi yönünden sevk edildiği takdir komisyonunca 2011 yılı için re'sen takdir edilen matrah üzerinden re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ve damga vergisi tarhiyatlarının kaldırılması istemiyle açılan davanın; Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişi tarafından davacının 2011 yılı faaliyetlerinin sosyal güvenlik mevzuatı yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen raporda yer verilen kanuni bir ölçü esas alınarak somut tespit ve ifadelerden yola çakılarak dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmakla dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ve damga vergisi tarhiyatlarında hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren Bursa 2. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 13/11/2014 tarih ve E:2014/468, K:2014/1446 sayılı kararına davacı tarafça itiraz edilerek; idari para cezalarına karşı idare mahkemesinde, adı geçen şahısların iş yerinde çalışmadığının tespiti amacıyla da iş mahkemesinde davalar açıldığı, söz konusu davaların sonucunun beklenmesi gerektiği, SGK müfettişinin tespitlerinin hatalı olduğu iddialarıyla bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü Vergi Dava Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 6545 sayılı Kanunun 27. maddesiyle eklenen geçici 8. maddenin 1. fıkrası uyarınca dava dosyası Dairemizin 25/04/2017 tarihli ara kararı uyarınca ibraz edilen bilgi ve belgelerle birlikte incelenerek davacı tarafça yapılan itiraz hakkında işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı şirket hakkında düzenlenen Asgari İşçilik Raporunda bir kısım kayıt dışı kalmış ücret geliri kazançlarının matraha dahil edilmediğinin tespit edildiğinden bahisle gelir (stopaj) vergisi yönünden sevk edildiği takdir komisyonunca 2011 yılı için re'sen takdir edilen matrah üzerinden re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ve damga vergisi tarhiyatlarının kaldırılması istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde; "Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerine uyulmamış olması" bozma nedenleri olarak belirlenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3 üncü maddesinin B bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiş, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, ikinci fıkrasının 6 numaralı bendinde ise, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığının kabul edileceği kurala bağlanmış, aynı Kanunun 31/8 inci maddesinde de takdirin dayanağı ve takdir hakkında izahatın takdir komisyonu kararlarında yer alması gerektiği açıklanmıştır. Öte yandan, aynı Kanunun 74 üncü maddesinin a-1 bendinde, takdir komisyonlarının görevleri arasında yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak sayılmış, 75 inci maddenin 1 inci fıkrasında takdir komisyonunun 74 üncü maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisini haiz olduğu 134 üncü maddesinde ise; vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirket hakkında 2011 takvim yılına ilişkin olarak SGK Başmüfettişi tarafından düzenlenen 29/11/2012 tarih ve 209913/AİR/04 sayılı asgari işçilik raporunda, şirketin ilgili yıl içinde bazı çalışanlarına ilişkin ücret matrahlarının eksik ve bazı çalışanlarının ise hiç bildirilmediğinin tespit edildiği, yapılan tespite göre 2011/2. ayda çalışan F. U.'ın 11 gün ve 292,05-TL ücretinin eksik bildirildiği, 2011/8. ayda yasal defter ve bordronun 12.164,40-TL olduğu, fakat kuruma bildirilen gün sayısına göre bildirimin 12.299,20-TL olarak beyan edildiği ve 334,80-TL fark oluştuğu, çalışanlardan O. Ç., E. Ç. ve E. G.'e yapılan ücret ödemesinden daha düşük tutarda bildirim yapıldığının tespit edildiği, E. Ç., E. U., Ö. K. ve S. K.'ün ise işyerinde çalıştıkları ve bazı evrakları teslim aldıklarına ilişkin tutanakların bulunduğunun tespit edildiği ve adı geçenlerin çalışan olarak beyan edilmediğinin tespit edildiği, tüm bu tespitler dikkate alınarak davacı şirketin 2011 yılı stopaj vergisi yönünden incelenmesi amacıyla sevk edildiği takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden resen tarh edilen dava konusu vergi ve cezaların kaldırılması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından hazırlanan raporun vergi idarelerine gönderilmesi üzerine, yetkili birimlerce ve vergi incelemesine yetkili olanlarca, vergilendirilmesi gereken gerçek gelirin tespiti bakımından, vergi mevzuatı çerçevesinde gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması, bu yolla vergilendirilecek matrahın gerçek veya gerçeğe en yakın tutarının somut olarak tespit edilmesi gerekmektedir. Oysa takdir komisyonu kararında, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 23/01/2013 günlü ve 22229196 sayılı yazısına atıf yapılmış olmakla birlikte, vergi mevzuatı bakımından ayrıca bir inceleme ve araştırma yapılmadığı, dolayısıyla takdir komisyonu kararının dayanaktan yoksun olduğu anlaşıldığından dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda ve davayı reddeden vergi mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı taraf itiraz isteminin kabulüne, Bursa 2. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 13/11/2014 tarih ve E:2014/468, K:2014/1446 sayılı kararının bozulmasına, davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) ve damga vergisi tarhiyatlarının kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi uyarınca dava ve itiraz aşamalarında yapılan 235,40 TL yargılama gideri ile Dairemizin verdiği karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdiren belirlenen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 54. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)