(6183 S. K. m. 55, 58) (5520 S. K. m. 17)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına düzenlenen 20151026...182 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın; ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin davacıya bilinen adresinde tebliğ edilmesine rağmen dava konusu yapılmadığı ve böylece kesinleştiği, davacı tarafından ileri sürülen iddialar da ödeme emri safhasında dinlenebilecek iddialar arasında yer almadığından, tarhiyat safhasını ilgilendirdiğinden, tahakkuk eden kamu alacağının vadesinde ödenmemesi üzerine düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren İstanbul 3. Vergi Mahkemesi'nin 29/06/2016 gün ve E: 2016/813, K: 2016/1635 sayılı kararına davacı tarafından itiraz edilerek; kararın hukuka uygun olmadığı iddia olunarak bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Altıncı Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davacı tarafından yapılan itiraz hakkında gereği görüşüldü:
Dava; davacı adına düzenlenen 20151026...182 nolu ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55/1. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere borcunu ödemeleri lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın 7 gün içinde böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği, alacağın zamanaşımına uğradığı iddialarıyla dava açabileceği öngörülmüştür.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 5904 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle eklenen 9. fıkrasında; tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflere tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin olarak salınacak her türlü vergi tarhiyatı ve kesilecek cezaların, müteselsilen sorumlu olmak üzere; tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için ise tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılacağı, limited şirket ortaklarının, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olacakları, bu fıkra uyarınca tasfiye memurlarının sorumluluğunun, tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlı olacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, yönetim kurulu başkanı olduğu .... Desmon Endüstriyel Soğutma San. Tic. A.Ş.'nin gayrifaal duruma düştüğü iddiasıyla şirketin tasfiyesine karar verilmesi talebiyle Kadıköy 3. Ticaret Mahkemesi'ne açılan 2008/580 esas nolu davada, 19.03.2009 tarih, 2009/121 sayılı kararla şirketin fesih ve tasfiyesine hükmedildiği, tasfiye memuru olarak ....'ın atanmasına karar verildiği, davalı idarece 2009/04 ila 2010/04 dönemlere ait muhtelif vergi beyannamelerinin verilmediğinden bahisle davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezalarına ait ihbarnamelerin işçisine tebliğ edilmesine rağmen dava konusu yapılmadığı ve kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrine açılan davada; kamu alacağının ödenmemesi üzerine tanzim edilen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının yönetim kurulu başkanı olduğu şirketin Ticaret Mahkemesi'nce 19.03.2009 tarihi itibariyle tasfiyesine hükmedilmesi, dava konusu ödeme emri içeriği özel usulsüzlük cezalarının, şirketin tasfiye sürecinde verilmeyen muhtelif vergi beyannamelerinden kaynaklanması, ancak ilgili mahkeme kararında şirketin tasfiye memuru olarak .... adlı şahsın atanması, yukarıda yer verilen mevzuat hükmüne göre, tasfiye dönemlerine ilişkin olarak salınacak her türlü vergi tarhiyatı ve kesilecek cezaların, tasfiye memurları adına yapılacağının bildirilmesi, davacının ise tasfiye memuru sıfatının bulunmaması karşısında, davacı açısından "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gereken, tasfiye döneminde verilmeyen vergi beyannameleri nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı itirazının kabulüne, İstanbul 3. Vergi Mahkemesi'nin itiraza konu edilen 29/06/2016 gün ve E: 2016/813, K: 2016/1635 sayılı kararının bozulmasına, davanın kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi uyarınca aşağıda dökümü gösterilen davacıya ait 211,75.- TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.100,00.- TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, artan posta avansının hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)