(2577 S. K. Geç. m. 8) (4458 S. K. m. 23, 24, 25, 26)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına tescilli 2.12.2011 tarih ve IM048168 sayılı; 12.12.2011 tarih ve IM049368 sayılı ve 16.12.2011 tarih ve IM050176 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı ''kabuklu ceviz'' cinsi eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinin yapılan yurt dışı araştırması sonucunda tespit edildiğinden ve tespit edilen kıymet farkının peşin ödenmediğinden bahisle toplu şekilde ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payına vaki itirazın reddine dair işlemin 16.12.2011 tarih ve IM050176 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya isabet eden katma değer vergisine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davayı; ihracatçı ülke makamları nezdinde yapılan inceleme sonucunda eşyanın kıymetinin noksan beyan edilmiş olduğu saptandığından, itirazın reddine dair işlemin dava konusu edilen kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden Mersin 2. Vergi Mahkemesinin 11.12.2015 gün ve E:2014/1106; K:2015/1897 sayılı kararının; Amerika Birleşik Devletleri'nin Yunanistan Atina Büyükelçiliği Göç ve Gümrük Muhafaza Ataşelik Bürosu yazısının mesajdan ibaret olduğu, resmi yazı olmadığı, doğru bilgiyi verdiğinin bu yazıdan anlaşılamadığı, kıymet araştırmasının uluslararası anlaşmalara aykırı bulunduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 27. maddesiyle eklenen geçici 8. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
4458 sayılı Gümrük Kanununun 23. maddesinde, eşyanın gümrük kıymetinin, gümrük tarifesinin ve eşya ticaretine ilişkin belirli konularda getirilen tarife dışı düzenlemelerin uygulanması amacıyla bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymet olduğu belirtilmiş; 24. maddesinin 1. fıkrasında, ithal eşyasının gümrük kıymetinin, eşyanın satış bedeli; satış bedelinin ise, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27. ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu öngörülerek, eşyanın satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi için gerekli koşullara yer verilmiş; 3. fıkrasının (a) bendinde ise, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcı veya satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamı olarak tanımlanmış; ödemelerin, para transferi şeklinde olabileceği gibi, akreditif veya ciro edilebilir bir kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya dolaylı da yapılabileceği kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, sözü edilen Kanunun 26. maddesinde ise, 24. ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerden, gümrük idaresinin, beyanın doğruluğunu tespit amacıyla, her zaman, her türlü, bilgi ve belgeyi inceleyerek değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunduğu sonucuna varılmaktadır.
Olayda, davalı idare tarafından, eşyanın kıymetinde tereddüt oluşması üzerine mülga 2006/6 sayılı Genelge hükümleri çerçevesinde kıymet araştırmasına gidildiği, beyanname eki konşimentonun Türk Gümrük İdaresi tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nin Yunanistan Atina Büyükelçiliği Göç ve Gümrük Muhafaza Ataşelik Bürosuna gönderilmesi üzerine, bu birim tarafından yapılan inceleme sonucunda gönderilen 28.2.2014 tarihli cevabi yazıda bildirilen kıymet uyarınca ek tahakkuk yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut, davacının yaptığı ithalata ilişkin beyanname ve eki fatura ile diğer belgelerin incelenmesinden, davacının beyan ettiği fiyatla bu belgelerde yer alan fiyatın örtüştüğü; öte yandan, yurt dışı araştırmasına, Amerika Birleşik Devletleri'nin Yunanistan Atina Büyükelçiliği Göç ve Gümrük Muhafaza Ataşelik Bürosu tarafından gönderilen 28.2.2014 tarihli cevabi yazının incelenmesinden, Amerika Birleşik Devletleri'nde ihraç edilen eşyaya ait orijinal faturaların saklanmadığı, ticari faturaların tek tek kontrolünün yapılmasının mümkün olmadığı, gönderilen konşimentoların Gümrük ve Sınır Koruma Birimine (CBP) ibraz edilen gönderici ihracat beyannamesiyle (SED) karşılaştırıldığının belirtildiği görülmüştür.
Bu itibarla; ithalat sırasında davacı tarafından idareye sunulan ve beyanı tevsik eden fatura, banka dekontu vb. belgelerin sahteliği ya da gerçeği yansıtıp yansıtmadığı yönünde yeterli araştırma yapılmadan, eksik incelemeye dayalı olarak tespit edilen kıymet farkı üzerinden yapılan katma değer vergisi ek tahakkukunda ve itirazın reddine dair işlemin dava konusu edilen kısmının kıymet farkına isabet eden katma değer vergisine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yolundaki mahkeme kararının buna ilişkin hüküm fıkrasında isabet bulunmamıştır.
Mahkeme kararının, gümrük vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonu payının matraha dahil edilmesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasına gelince;
Dosyanın ve Dairemizin 2016/146 ve 2016/220 esaslarında kayıtlı dosyaların birlikte incelenmesinden; dava konusu katma değer vergisinin matrahına dahil edilen gümrük vergisine karşı açılan davayı reddeden Mersin 2. Vergi Mahkemesinin 6.7.2015 gün ve E:2014/1105; K:2015/953 sayılı kararının bozulmasına ve davanın kabulü yolunda verilen Adana (Kapatılan) Bölge İdare Mahkemesinin 24.3.2016 gün ve E:2016/314; K:2016/1731 sayılı kararının düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun, Dairemizin 15.6.2017 gün ve E:2016/146; K:2017/975 sayılı kararıyla reddedildiğinin; fon payına karşı açılan davanın kabulü yolunda verilen Mersin 2. Vergi Mahkemesinin 29.5.2015 gün ve E:2014/1102; K:2015/637 sayılı kararının onanmasına dair Adana (Kapatılan) Bölge İdare Mahkemesinin 23.12.2015 gün ve E:2015/4798; K:2015/5467 sayılı kararının düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun ise, Dairemizin 15.6.2017 gün ve E:2016/220; K:2017/971 sayılı kararıyla reddedildiğinin anlaşılması karşısında, katma değer vergisinin dayanağı kalmamış bulunduğundan, mahkeme kararının anılan hüküm fıkrasında da isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının itirazının kabulüne; Mersin 2. Vergi Mahkemesinin 11.12.2015 gün ve E:2014/1106; K:2015/1897 sayılı kararının bozulmasına; davanın kabulüne; itirazın reddine dair işlemin 16.12.2011 tarih ve IM050176 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya isabet eden katma değer vergisine ilişkin kısmının iptaline; aşağıda dökümü yapılan 326,00 Türk lirası yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine; davacı lehine takdir edilen 1.100,00 Türk lirası vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine; posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine; işbu karara karşı tebliğini izleyen on beş (15) gün içinde Konya Bölge İdare Mahkemesi nezdinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 15.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)