(2709 S. K. m. 125) (657 S. K. m. 137, 138, 140, 141, 143) (2577 S. K. m. 2)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Bakım ve Onarım Birimi'nde görev yapmakta iken görevinden uzaklaştırılan ve daha sonra tekrar göreve başlatılan davacı tarafından, görevden uzaklaştırıldığı dönemde yoksun kaldığı eksik maaş ve diğer parasal haklarının yasal faizleri ile birlikte ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun kısmen reddine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Ankara 15. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/12/2014 gün ve E:2014/759, K:2014/1743 Sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Bakım ve Onarım Birimi'nde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında görev yapmakta iken sahte pasaport ve nüfus cüzdanı temin etmek ve bilerek kullanmak suçlarından dolayı tutuklanması nedeniyle 2004 yılında 657 Sayılı Kanun'un 141.maddesi uyarınca görevinden uzaklaştırılan, ancak zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi üzerine tekrar görevine başlatılan davacı tarafından, görevden uzaklaştırıldığı dönemde yoksun kaldığı eksik maaş ve diğer parasal haklarının yasal faizleri ile birlikte ödenmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine idarece sadece son bir yılın performans ödemesi ve göreveden uzak kaldığı dönemde kesilmiş olan 1/3 oranındaki maaş farklarının ödenmesi suretiyle, talebinin kısmen reddine ilişkin işlemin iptali ve her ayın tahakkuk tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek maaş farklarının yasal faizi, ek ödeme, döner sermaye ve performans ödemelerinin yasal faizleri ile birlikte hesaplanarak ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Ankara 15. İdare Mahkemesi'nce; 657 Sayılı Kanun'un 141/2.maddesine göre görevden uzaklaştıran memurun görevine iadesi halinde aylıklarından kesilmiş olan üçte birlik tutarın kendilerine ödeneceğinin belirtilmesine rağmen, bu tutara yasal faiz uygulanacağına dair bir düzenlemeye yer verilmediği, bu nedenle dava konusu işlemin davacıya iade edilen maaş miktarı için faiz ödenmemesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan davacının anılan kısımla ilgili tazminat talebinin de reddi gerektiği, davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ek ödeme, döner sermaye ve performans ödemelerinin tazmini istemine gelince; görevden uzaklaştırma müessesesinin bir tedbir olduğu, şartların ortadan kalması halinde memurun tekrar görevine iade edilmesi gerektiği, memurluktan çıkarma cezası almaması veya cezai bir yaptırım uygulanmaması sebebi ile görevine iade edilen memurun haksız bir biçimde görevinden uzak kaldığının kabul edilmesi gerektiği, görevden uzak kaldığı süre içerisinde çalışması halinde alabileceği miktarların birer zarar kalemi olarak kabul edilmesi, her ne kadar, döner sermaye gibi ödemelerin fiilen çalışılan döneme ilişkin olarak ödenebileceği ileri sürülebilir ise de, davacının fiilen çalışamamasının sebebinin sonradan ortadan kalkan görevden uzaklaştırma tedbiri olması nedeni ile davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ek ödeme, döner sermaye ve performans ödemelerinin tamamının davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının anılan ödemelerin yapılması talebinin reddine ilişkin işlemde (işlemin anılan kısmında) hukuka uyarlık bulunmadığından iptaline, davacının mahrum kaldığı ek ödeme, döner sermaye ve performans ödemelerinin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Görevden Uzaklaştırma" başlıklı 137.maddesinde; "Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir." hükmü, "Ceza kovuşturması sırasında görevden uzaklaştırma" başlıklı 140.maddesinde; "Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138. maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler." hükmü, "Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü" başlıklı 141.maddesinde; "Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143. maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir." hükmü, "Memurun göreve tekrar başlatılması zorunlu olan haller" başlıklı 143.maddesinde; "Soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce: a) Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler; b) Yargılamanın men'ine veya beraatine karar verilenler; c) Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar; ç) Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler; bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır." hükmü yer almaktadır.
T.C. Anayasasının 125. maddesinin son fıkrasında ise; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olacağı ifade edilmiş, 2577 Sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. bendi (b) fıkrasında da, idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanların idareye karşı tam yargı davası açabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden davacının sahte pasaport ve nüfus cüzdanı temin etmek ve bilerek kullanmak suçlarından tutaklanması üzerine 2004 yılında 657 Sayılı Kanun uyarınca görevinden uzaklaştırıldığı, İzmir 9.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.12.2010 gün ve E:2009/1334 K:2010/983 Sayılı kararı ile suçu sabit bulunarak ve birden fazla işlediği sonucuna varılarak 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldığı, cezanın ertelendiği, kararın temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay'ca suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar geçen sürede zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu kapsamda 08.01.2014 tarihli işlemle görevine iade edilen davacının açıkta kaldığı dönemde mahrum kaldığı parasal hakların iadesini istediği, davacıya son bir yıla ilişkin performans ödemeleri ile 1/3 oranında kesilmiş olan maaşlarının ödendiği, ancak talep ettiği ek ödeme, önceki yılların performans ödemeleri ve döner sermaye payları ile faiz ödemelerinin yapılmadığı bunun üzerine davacı tarafından talebinin kısmen reddedildiğinden bahisle iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Memurlara doğrudan statü hukukuna bağlı olarak yapılan ödemeler ile memuriyet görevi üzerinde bulunmakla beraber fiilen (aktif olarak) uhdesine verilmiş olan görevleri yürüttüğü takdirde yapılabilecek ek ödemelerin ayrı ayrı ele alınması ve 657 Sayılı Kanun'un 143.maddesinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir.
1-)Memurlara statü hukuku gereğince ödenen aylıklardan yapılmış olan kesintiler
Memurlara, memurluk statüsünü elde etmelerinin sonucu olarak 657 Sayılı Kanun ve diğer personel kanunları gereğince; herhangi bir ek durum, davranış ve şarta bağlı olmaksızın yapılan, derece aylığı, kademe aylığı, taban aylık, kıdem aylığı, bir kısım tazminat ödemeleri gibi ödemeler izinli, raporlu, görevden geçici olarak uzaklaştırma gibi durumlarda kesintiye uğramamakta, ödenmesine devam olunmaktadır. Görevden uzaklaştırılan memurun, aylığının üçte biri oranındaki kesintinin (memuriyetten ihraç edilme hariç) sonradan kendisine ödenmek üzere mahfuz tutulması tedbir amaçlı uygulamanın sonucu olup ayrışık bir durumu göstermektedir. Statü hukukuna bağlı ödemelerden yapılan üçte bir oranındaki kesinti görevden uzaklaştırma tedbirinin ortadan kaldırılması halinde memura ödenecektir. Zira memur, bu tür ödemeleri memuriyet sıfatını elde etmekle almayı hakettiği gibi memuriyet sona ermedikçe de bunların ödenmesinden büsbütün mahrum bırakılamaz.
2-)Fiilen çalışmaya bağlı olarak yapılan ödemeler
Statü hukukundan bağımsız olarak bir görevin fiilen yapılması şartına bağlı, fazla mesai ücreti, ek ders ödemesi, döner sermaye ödemeleri, performans ödemeleri gibi ödemeler ise görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulandığı dönemlerde üçte bir ve üçte iki oranlarına bakılmasızın tamamıyla ödenmemekte anılan tedbir ortadan kaldırıldığı takdirde de iade edilmemektedir. Çünkü bu tür ödemeler ilave bir çalışmayı, katkıyı, ek gayreti sağlama amacını gütmekte, bir bakıma çalışan, üreten, katkı yapan memur ile katkı vermeyen memur arasındaki farkın mali sonuçları olarak ortaya çıkmaktadır.
3-) Görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulandığı dönemde yapılmayan üçte bir oranındaki maaş ödemelerine faiz verilip verilmemesi
Kanun koyucunun bir alanı bütünüyle ve açık şekilde düzenlediği durumlarda yargı yerlerince içtihatla farklı bir uygulama getirilmesi, kuvvetler ayrılığı ilkesi gereğince mümkün değildir. 657 Sayılı Kanun'un 137 ila 145.maddelerinde görevden uzaklaştırma tedbiri ile ilgili hükümler ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, 141.maddede görevden uzaklaştırılan memura bu dönemde aylıklarının 2/3'nin ödeneceği, 143.maddedeki durumların ortaya çıkması nedeniyle göreve iade edilen memura ise kesilmiş olan 1/3 oranındaki aylıkların iade edileceği, bu sürelerin memuriyette geçmiş gibi değerlendirileceği hükme bağlanmış, ayrıntılı olarak yapılan düzenlemede iade edilen tutar için faiz verileceğine ilişkin her hangi bir hükme yer verilmemiştir. Görevden uzak kalınan dönemde üçte bir oranında kesinti yapılması zorunluluğu, kanun ile düzenlenmiş olduğundan bu kesinti süresince idarenin temerrüde düşürülmüş olmasından da bahsedilemez.
Bu nedenle görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırıldıktan sonra göreve başlatılan memura bu dönemde yapılan üçte bir oranındaki kesintilerin, makul olan sürede iadesi sırasında faiz tahakkuku ve ödenmesi mümkün değildir. Ancak, memur göreve başlatıldıktan sonra üçte bir oranında yapılan kesintilerin kendisine iadesinde gecikme olması ya da idarece ödeme yapmaktan kaçınılması üzerine açılan davada verilen karara göre ödeme yoluna gidilmesi halinde kesintilerin iadesi gereken tarih ile (-ki bu tarih, memurun ödeme yapılması konusunda idareye yaptığı başvuru tarihi olacaktır) iadenin yapıldığı tarih arasındaki süre için idarenin ödemede temerrüde düştüğünden bahisle faiz tahakkuk ettirilecektir.
Olayda, sahte pasaport ve nüfus cüzdanı temin etmek ve bilerek kullanmak suçlarından tutaklanması üzerine 2004 yılında 657 Sayılı Kanun'un 141.maddesi uyarınca görevinden uzaklaştırılan, ceza yargılaması sonucunda suçu sabit bulunarak 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına karşın, temyiz incelemesinde zamanaşımı nedeniyle hakkındaki kamu davası düşürülen davacı, 08.01.2014 tarihinde görevine iade edilmiş olup, idarece açıkta kaldığı dönemlerde yapılan üçte bir oranındaki kesintiler ile dönemi kapanmayan son bir yılın performans hakedişi kendisine ödendiğinden, idarenin ödemelerde herhangi bir temerrüdü söz konusu değildir.
Öte yandan, 209 Sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme Tesislerine Verilebilecek Döner Sermaye Hakkında Kanuna dayanılarak çıkarılan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlar Personeline Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2.maddelerinde açıkça, yönetmelik kapsamındaki ödemelerin fiilen görev yapan personele ödeneceği hükme bağlandığından davacının görevden uzak kaldığı dönem için üçte bir oranındaki maaş kesintisi dışında herhangi bir ödeme yapılması mümkün değildir.
İdarenin, tutuklanan ve esasen yargılama sonunda suçlu olduğuna hükmedilen bir memuru görevden uzaklaştırmasında herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi böyle bir memurun haksız bir biçimde görevden uzak kaldığının kabul edilmesi ve memurun görevden uzak kaldığı süre içerisinde çalışması halinde alabileceği miktarların bir zarar kalemi olarak görülerek Anayasasının 125. maddesine atıfla idarenin tazmin yükümlülüğü altına girdiğinden bahsedilmesi; idari işlemin kusurlu olmaması, davacının ise işlemin yapıldığı tarihte görevden uzaklaştırmayı gerektirecek durumu, suç işleyerek kendi eylemi ortaya çıkarması, bir diğer ifadeyle davacının fiilen çalışamamasının sebebinin sonradan ortadan kalkan görevden uzaklaştırma tedbiri olmakla birlikte görevden uzaklaştırmanın sebebinin yargılama sonunda suç olduğu hüküm altına alınmış davacı eylemi olduğu gerçeği karşısında, mümkün değildir.
Bu durumda; davacıya görevden uzaklaştırıldığı dönemde kesilen üçte bir oranındaki aylığı ile dönemi kapanmamış son yılın performans ödemesini yapan buna mukabil faiz ve fiilen çalışmaya bağlı ek ödemeleri yapmayan idarenin işleminde hukuka aykırılık, davayı kısmen kabul ederek davacının görevinden haksız yere uzak kaldığı vurgusuyla bu dönemde alamadığı ek ödeme, döner sermaye ve performans ödemelerini zarar kalemi kabul ederek tazminen ödenmesine hükmeden mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı idare itirazının kabulüne, Ankara 15. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/12/2014 gün ve E:2014/759, K:2014/1743 Sayılı kararın, kabule ilişkin kısmının bozulmasına, davanın reddine, mahkeme safhasında yapılan 108,20-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, itiraz aşamasında davalı idare tarafından yapılan 40,00-TL posta gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 2577 Sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereği uygulanmasına devam olunan mülga 54. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)