(3194 S. K. m. 20, 28, 32, 42) (2577 S. K. m. 45) (6331 S. K. m. 4, 25, 26, 30)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara ili, Mamak ilçesi, .... Mahallesi, imarın 37693 ada, 9 Sayılı parselinde yapılmakta olan inşaatın yapı müteahhidi olan davacıya 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 42/3. maddesi uyarınca 8.983,02 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Mamak Belediye Encümeni'nin 02.07.2015 tarih ve 1361 Sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin olarak Ankara 12. İdare Mahkemesince verilen 15/04/2016 gün ve E:2015/3442, K:2016/1248 Sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, itiraz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesince, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin, geçici 8. madde uyarınca uygulanmasına devam olunan önceki hükmü gereği dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Ankara İli, Mamak İlçesi, .... Mahallesi, imarın 37693 ada, 9 Sayılı parselinde yapılmakta olan inşaatın yapı müteahhidi olan davacıya, 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 42/3. maddesi uyarınca 8.983,02 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Mamak Belediye Encümeni'nin 02.07.2015 tarih ve 1361 Sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının yapı müteahhidi olduğu inşaata ilişkin tespitlerde yapının can ve mal emniyetini tehdit ettiği anlaşıldığından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı İş Müfettişleri tarafından yapılan tespitlere istinaden 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 42.maddesi uyarınca davacıya 8.983,02 TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan Mahkeme kararının itirazen incelenerek bozulması istenilmektedir.
3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 20. maddesinde, yapının imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği belirtilerek, aynı Yasa'nın 28.maddesinin 8.fıkrasında; "Yapı müteahhidi ve şantiye şefi; yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermek mecburiyetindedir. Yapı müteahhidi ve şantiye şefi, ilgili fenni mesullerin denetimi olmaksızın inşaat ve tesisatlarına ilişkin yapım işlerini sürdüremez, inşaat ve tesisat işlerinde yetki belgesi olmayan usta çalıştıramaz." hükmüne, 32.maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmüne, 42.maddesinin 3.fıkrasında; "18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41. maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir" hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4.maddesinde, işverenin, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu, 25.maddesinin 1.fıkrasında, işyerindeki bina ve eklentilerde, çalışma yöntem ve şekillerinde veya iş ekipmanlarında çalışanlar için hayati tehlike oluşturan bir husus tespit edildiğinde; bu tehlike giderilinceye kadar, hayati tehlikenin niteliği ve bu tehlikeden doğabilecek riskin etkileyebileceği alan ile çalışanlar dikkate alınarak, işyerinin bir bölümünde veya tamamında işin durdurulacağı, 26.maddesinin 1.fıkrasının a) bendinde, 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir yükümlülük için ayrı ayrı idari para cezası verileceği ve 2.fıkrasında da, bu Kanunda belirtilen idari para cezalarının gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verileceği, hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Ankara İli, Mamak İlçesi, .... Mahallesi sınırları içinde, imarın 37693 ada, 9 Sayılı parselinde bulunan inşaatın mahallinde 16.06.2015 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişlerince yapılan inceleme sonucu, "1-Asansör, dubleks dairelere ait merdiven kenarları gibi döşemelerde süreksizlik meydana getiren bazı boşluklarda; balkon, teras, fransız pencere ve benzeri döşeme kenarlarında, binaya giriş olarak kullanılan geçitte ve yapı etrafında bulunan istinat duvarı üst kenarında çalışanların düşmelerini önleyecek toplu koruma tedbirleri alınmamıştır. 2-Çalışanların gırgır vinçten güvenle yük alabilmelerini teminen gerekli yerlerde bağlantı noktaları veya yaşam hatları oluşturulmamıştır. 3-Gırgır vinç yükleme alanı yüksekten malzeme düşmesi riskine yönelik çevrilmemiştir. 4-Şantiyede iç cephe çalışmalarında kullanılmak üzere güvenliksiz ahşap iskeleler bulunmaktadır. 5-Dış cephe çalışmalarında kullanılan iskelelerde çalışma platformlarına erişim için merdiven sistemi veya benzeri güvenli ulaşım sistemleri kurulmamıştır. 6-Dış cephe çalışmalarında kullanılan iskelelerde platform kenarlarında korkuluk sistemi bulunmamaktadır. 7-Dış cephe çalışmalarında kullanılan iskelelerde çalışma platformları teşkil edilmemiş olup düşme riski mevcuttur. 8-Dış cephe iskelelerine ait en alt taşıyıcı elemanların bazılarının altında yükü dağıtacak şekilde altlıklar bulunmamakta olup, bu noktalardaki ayakların zemine batma riski mevcuttur. 9-Dış cephe çalışmalarında kullanılan iskelelerin binaya bağlantıları bağ telleri ile yapılmış olup uygun değildir. 10-Dış cephe çalışmalarında kullanılan ilkelelerin elemanları yer yer yıpranmış ve eskimiş olup tehlike arz etmektedir. 11-Dış cephe çalışmalarında kullanılan iskeleler için sağlamlık ve dayanıklılık hesabı yapılmamıştır." hususlarının tespit edildiği ve 17/06/2015 tarihli iş tedbir raporunun düzenlendiği, anılan raporun esas alınması suretiyle İş Teftiş Ankara Grup Başkanlığı'nın 17.06.2015 tarihli işlemi ile 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 25. ve 30. maddelerine dayanılarak çıkarılan İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmeliğin 7.maddesi gereğince işyerinin tamamında işin durdurulmasına karar verildiği, ayrıca durumun Belediyeye iletilmesi üzerine davalı idarece 23.06.2015 tarihinde yapı tatil zaptı düzenlenerek inşaatın durdurulduğu ve dava konusu 02.07.2015 tarih ve 1361 Sayılı belediye encümeni kararı ile yapı müteahhidi olan davacıya 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesine aykırılıktan bahisle aynı Yasa'nın 42/3.maddesi uyarınca 8.983,02 TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; Ankara İli, Mamak İlçesi, .... Mahallesi sınırları içinde, imarın 37693 ada, 9 Sayılı parselinde bulunan inşaatın yapı müteahhidi olan davacının 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda yerini bulan çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla ilgili yükümlülüğünü yerine gitirip getirmediğinin tesbiti amacıyla 16.06.2015 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerince yerinde inceleme yapıldığı ve bu kapsamda iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırılık teşkil eden hususların tespit edilmesi üzerine anılan Kanun kapsamında işyerinin tamamında işin durdurulduğu, izleyen süreçte durdurma kararına sebep olan hususların giderildiğinin tespit edilmesi nedeniyle yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Teftiş Ankara Grup Başkanlığınca işyerinin tamamında işin durdurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Diğer taraftan, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığının incelenmesine müteakip iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hususların tespiti halinde idari para cezası uygulama yetkisi Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüklerine verilmiştir.
Davalı belediyenin 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 42/3. maddesi uyarınca idari para cezası verme yetkisine gelince;
3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca maktu para cezası verilebilmesi için, yapı müteahhidinin aynı Kanun'un 32. maddesindeki mükellefiyetlerini yerine getirmemiş olması gerekmektedir.
Ayrıca, ruhsatsız inşaat yapıldığının veya ruhsat ve eklerine aykırılık olması halinde de aykırılığın somut ve ayrıntılı olarak belirtildiği bir yapı tatil tutanağının düzenlenmesi, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapının mühürlenerek inşaatın durdurulmasından itibaren, yapı müteahhidine yükümlülüklerini yerine getirmek üzere bir ayı geçmemek koşulu ile bir süre verilmesi durumunda, bu sürenin, her hangi bir süre verilmemesi halinde ise tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda ancak anılan madde uyarınca para cezası verilebileceği de açıktır.
Bu itibarla, 3194 Sayılı Kanun'un 32. maddesine aykırılık bulunduğuna ilişkin Yasa'nın aradığı nitelikleri haiz idarece yapılmış bir tespit bulunmaksızın ve bu tespit üzerine öngörülen usule de uyulmaksızın 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yapılan tespitin esas alınması suretiyle düzenlenen zabıtnameye dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davacının itiraz isteminin KABULÜNE, Ankara 12. İdare Mahkemesince verilen 15/04/2016 gün ve E:2015/3442, K:2016/1248 Sayılı kararın BOZULMASINA, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan mahkeme ve itiraz safhalarına ait toplam 297,55-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 900,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazladan alınan 29,20 TL karar harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)