(2942 S. K. Ek m. 1, Geç. m. 6, 11)
İSTEMİN ÖZETİ: Adana İli, Seyhan İlçesi, K Mahallesi'nde bulunan ve tapunun 930 ada, 9 parsel numarasında kayıtlı olan taşınmazın hisseli malikleri olan davacılar tarafından, taşınmazlarının tamamının kamulaştırılmadığı, kamulaştırmadan arta kalan kısmının kullanışsız olduğu iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00.-TL maddi zararlarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacılara ait Adana İli, Seyhan İlçesi, ..... Mahallesi'nde bulunan ve tapunun 930 ada, 9 parsel numarasında kayıtlı olan taşınmazın davalı idarece 24.09.2008 tarih 4051 sayılı Encümen kararıyla kamulaştırılmasına karar verildiği, tarafların uzlaşamaması sonucu bedel tespiti için dava açıldığı, Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.01.2013 tarih ve E:2012/78, K:2013/7 sayılı kararı ile 1605 metrekaresinin kamulaştırılmasına geriye kalan kısmın kamulaştırma talebinin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2014 tarih ve E:2013/19519, K:2014/599 sayılı kararı ile düzeltilerek onandığı, yine Dairenin bu kararının karar düzeltme aşamasında 02.03.2015 tarih ve E:2014/13401, K:2015/3011 sayılı karar ile düzeltilerek onandığının anlaşıldığı, mahkeme kararı gereği taşınmazın tamamının kamulaştırılmadığı, davalı idarece mahkeme kararının gereğinin yerine getirildiği, zararın imar uygulaması sonucu taşınmazın yapılaşmaya uygun bir parsel haline dönüştürülmesi suretiyle giderilebileceği, bu aşamada idareye yüklenebilecek bir kusurun ve sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle davacı ..... yönünden dosyanın işlemden kaldırılması, diğer davacılar yönünden ise davanın reddi yolunda Adana 1. İdare Mahkemesi'nce tek hakimle verilen 12/05/2015 gün ve E:2014/1626, K:2015/1076 sayılı kararın; davanın reddine ilişkin kısmının davacılar vekilince; taşınmazın imar planında yol olarak görülmekte olduğu, kamulaştırma talebi reddedilen kısımda müvekkillerinin tasarruf haklarının kısıtlandığı, müvekkilinin katlanmak zorunda kaldığı külfetin hak arama özgürlüğü sınırını aştığı hatta mülkiyet hakkının önüne geçtiği, davacılar vekilince, müvekkillerinin taşınmaz üzerinde bulunan şerhten dolayı zararlarının bulunduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozma sebeplerinin bulunmaması nedeniyle davacıların itiraz isteminin redd ile mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINAKONYA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Dava, Adana İli, Seyhan İlçesi, ..... Mahallesi'nde bulunan ve tapunun 930 ada, 9 parsel numarasında kayıtlı olan taşınmazın hisseli malikleri olan davacılar tarafından, taşınmazlarının tamamının kamulaştırılmadığı, kamulaştırmadan arta kalan kısmının kullanışsız olduğu iddiasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00.-TL maddi zararlarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmış, Antalya 1. İdare Mahkemesinin 12.05.2015 gün ve E:2014/1626, K:2015/1076 sayılı kararı ile taşınmazın tamamının kamulaştırılmadığı, davalı idarece mahkeme kararının gereğinin yerine getirildiği, zararın imar uygulaması sonucu taşınmazın yapılaşmaya uygun bir parsel haline dönüştürülmesi suretiyle giderilebileceği, bu aşamada idareye yüklenebilecek bir kusurun ve sorumluluğun bulunmadığı gerekçesiyle davacı ..... yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına, diğer davacılar yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davanın reddine ilişkin kısmına davacılar vekilince itiraz edilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33. maddesi ile eklenen Ek Madde 1'de; "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması hâlinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir.
Birinci fıkra uyarınca dava açılması hâlinde taşınmazın ya da üzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, mahkemece; bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılarak, taşınmazın hukuken tasarrufunun kısıtlandığı veya fiilen el konulduğu tarihteki nitelikleri esas alınmak suretiyle tespit edilir ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine hükmedilir.
Bu madde kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılacak dava ve takiplerde, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara bu madde hükümleri, kesinleşen ancak henüz ödemesi yapılmayan kararlar hakkında ise geçici 6 ncı maddenin üçüncü, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrılması gereken yüzde iki oranındaki ödenekler, yüzde dört olarak ayrılır. İlave olarak ayrılan yüzde iki oranındaki ödenekler, münhasıran bu ek madde ile geçici 11 inci ve geçici 12 nci maddeler kapsamında yapılacak ödemelerde kullanılır. Yapılacak ödemelerin toplam tutarının ilave olarak ayrılan ödeneğin toplamını aşması hâlinde, ödemeler, en fazla on yılda ve geçici 6 ncı maddenin sekizinci fıkrası hükmüne göre yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kanuna 6745 sayılı Kanunun 34. maddesi ile eklenen Geçici Madde 11'de ise; "Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.
Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, bu madde kapsamında kalan taşınmazlara ilişkin dava ve takipler hakkında da uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen düzenlemeye göre; uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılması ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılması veya imar planı değişikliği yapılması/yaptırılması zorunluluğu getirilerek bu konuda vatandaşların karşılaştıkları mağduriyetlerin giderilmesi, bu kapsamda kalan taşınmazların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç beş yıllık süre içerisinde bütçe imkanları dahilinde ilgili idarelerce kamulaştırılması veya taşınmazların mevcut imar planı bulunup bulunmadığı veya imar planı yapılabilecek yerlerden olup olmadığı durumununa göre imar planı/imar uygulaması/toplulaşma yapılmak/yaptırılmak suretiyle başka yerden mümkün ise müstakil, değilse hisseli parsel verilmesi veyahut taşınmazların tahliye edilerek kullanıma imkan verecek biçimde malikine iade edilmesi amaçlanmıştır.
Kanunda düzenlenen 5 yıllık sürenin ek 1. madde kapsamında kalan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarruf hakkı kısıtlanan taşınmazlar hakkında da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacağı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara da bu madde hükümlerinin uygulanacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
İncelenen olayda, davacıların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesi uyarınca davalı idareye başvurarak kamulaştırmasız el atma bedelinin ödenmesini istediği, Adana 1. İdare Mahkemesinin 10.02.2015 tarihli ara kararına Seyhan Belediye Başkanlığınca verilen cevap yazısı ve eki belgelerden, davacıların hissedarı olduğu parselin imar planında kısmen park, kısmen imar yolu, kısmen Devlet Demir Yolu Güzergahı alanında kaldığı görülmekle birlikte imar planında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılan tüm taşınmazlar için davalı idarelere tanınan kamulaştırma veya yasada belirtilen kısıtlılığı giderici diğer işlemleri yapmaya yönelik beş yıllık sürenin mezkur yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih (07.09.2016) itibariyle başlatılması ve yine bu beş yıllık süre içinde anılan konuda kamulaştırma bedeli veya tazminatı ödenmesine hukuken olanak bulunmaması karşısında, şu aşamada hukuken uyuşmazlığın esası hakkında karar verme olanağı bulunmamaktadır.
Nitekim benzer uyuşmazlıkta Danıştay 6. Dairesince verilen 20.09.2016 gün ve E:2015/6995, K:2016/4782 sayılı karar da bu yöndedir.
Öte yandan, sonradan yürürlüğe giren yasa maddeleri nedeniyle davanın konusuz kaldığı dikkate alındığında, bakılan davadaki yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılması ve davacılar vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hakkaniyet gereğidir.
Açıklanan nedenlerle; davacıların itirazının kabulüne, itiraza konu Adana 1. İdare Mahkemesince tek hakimle verilen 12/05/2015 gün ve E:2014/1626, K:2015/1076 sayılı kararın davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, bu kısım yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, aşağıda dökümü yapılan itiraz ve dava aşamalarına ait toplam 279,80.-TL yargılama gideri ile 659 sayılı KHK ve atıfta bulunduğu yürürlükteki A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 900,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak itiraz eden davacılara verilmesine, itiraz aşamasında davacılar tarafından yersiz yatırılan 27,70.-TL karar harcının ilgili idaresince; artan posta ücretinin karar kesinleştikten sonra mahkemesince itiraz edenlere iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)