(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 2, 12, 54, Geç. m. 8) (3095 S. K. m. 1) (657 S. K. m. 137, 138, 140, 141, 142, 143, 144, 145)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara Bölge İdare Mahkemesi (Kapatılan) 4. Kurulu'nun 13/05/2016 gün ve E:2016/374; K:2016/2965 Sayılı kararının; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici Madde 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 54. maddesi uyarınca, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar karar düzeltme isteminin kabulünü gerektirecek nitelikte görüldüğünden, karar düzeltme istemi kabul edilip, Ankara Bölge İdare Mahkemesi (Kapatılan) 4. Kurulu'nun 13/05/2016 gün ve E:2016/374; K:2016/2965 Sayılı kararı kaldırılarak, itiraz isteminin yeniden incelenmesine geçildi.
Dava, davalı idare emrinde şoför olarak görev yapmakta iken görevden uzaklaştırılan davacının, görevden uzaklaştırıldığı 15.03.2002- 15.01.2012 tarihleri arasında maaşından yapılan 1/3 oranında kesintinin ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi nedeniyle açtığı davada Ankara 9.İdare Mahkemesi'nin 30.12.2013 tarih, E:2013/1408 K:2013/2164 Sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptal edilmesine rağmen sadece maaşından 1/3 oranında yapılmış olan kesintinin ödendiğinden bahisle; kesintiye dair faiz, bilet ücreti, fazla mesai ücreti, havuz paraları ve banka promosyonlarına dair parasal haklarınında faizi ile birlikte ödenmesii istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 21.05.2014 tarih ve 2248 Sayılı işlemin iptali ve mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faizi birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Ankara 11. İdare Mahkemesi'nin 15.07.2015 gün, E:2014/1299 K:2015/1069 Sayılı kararı ile; mahkemelerinin 06/05/2015 tarihli ara kararına verilen cevaptan, promosyon ödemelerinin başladığı 2007'den itibaren kısmi maaş ödemeleri ile birlikte promosyon ödemelerinin yapıldığının anlaşıldığı, bilet ücreti, fazla çalışma ücreti ve havuz paralarının ancak fiili çalışma karşılığı ödenebileceği, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Yasa'nın 1.maddesinde; faizin ödenmesi gereken alacağa bağlı bir hak olduğunun düzenlendiği ve davacıya ödenen maaş alacağının faizi hakkında henüz verilmiş bir hüküm bulunmadığı gözetildiğinde, 15.03.2002-15.01.2012 tarihleri arasında aylıklarından kesilen ve daha sonra ödenen 1/3 oranındaki kesintilerin yasal faizinin ödenmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan hukuka aykırılığı yargı mercilerince saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin uğradığı zararların Anayasanın 125. maddesi gereği tazmini zorunlu olduğundan davacının görevden uzaklaştırıldığı sürelerde aylıklarından yapılan kesintilerin faizinin idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin faiz talebinin reddine ilişkin kısmının iptali, fazlaya ilişkin talepleri açısından davanın reddi ile davacının aylıklarından yapılan kesintilerin yasal faizinin ödenmesi isteminin kabulüyle görevden uzaklaştırıldığı sürede aylıklarından kesilmiş olan 1/3 oranındaki kesintilere idareye başvuru tarihi olan 14.05.2014'den itibaren yasal faizi uygulanarak hesaplanacak miktarın ödenmesine hükmedilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Görevden Uzaklaştırma" başlıklı 137.maddesinde; "Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir." hükmü, "Ceza kovuşturması sırasında görevden uzaklaştırma" başlıklı 140.maddesinde; "Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138. maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler." hükmü, "Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü" başlıklı 141.maddesinde; "Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143. maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir." hükmü, "Memurun göreve tekrar başlatılması zorunlu olan haller" başlıklı 143.maddesinde; "Soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce: a) Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler; b) Yargılamanın men'ine veya beraatine karar verilenler; c) Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar; ç) Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler; bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır." hükmü yer almaktadır.
T.C. Anayasasının 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olacağı ifade edilmiş, 2577 Sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. bendi (b) fıkrasında; idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanların idareye karşı tam yargı davası açabilecekleri hükme bağlanmış, aynı Yasanın 12. maddesinde ise; "İlgililer haklarını ihlal eden bir idarî işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmü getirilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Adalet Bakanlığı İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı emrinde şoför olarak görev yapmakta iken başlatılan adli ve idari soruşturmalar nedeniyle 15.03.2002 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.09.2007 tarih ve K:2007/212 Sayılı kararı ile davacı hakkında daha önce verilen beraat kararı onanmış olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, bahse konu kararın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 17.10.2011 tarih ve E:2011/26080, K:2011/4778 Sayılı kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi üzerine davacının 19.01.2012 tarihinde görevine iade edildiği, davacının maaşından yapılan 1/3 oranındaki kesintilerin iadesi istemiyle davalı idareye başvurduğu, hakkında açılan ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düştüğünden bahisle idarece kesintilerin ödenmemesi üzerine açılan davada, Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 30.12.2013 gün ve E:2013/1408 K:2013/2164 Sayılı kararla dava konusu işlemin iptal edildiği, 18.04.2014 tarihinde davacıya 15.03.2002-15.01.2012 tarihleri arasında kesilen 1/3 oranındaki kesintilerin topluca ödendiği, bu defa davacının 14.05.2014 tarihli dilekçeyle "1/3 oranındaki kesintiye dair yasal faiz ile bilet ücreti, fazla mesai ücreti, havuz paraları ve banka promosyon ödemelerine dair parasal haklarının" yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiği, idarece; 1/3 oranındaki kesintiler için başlangıçta yasal faiz istenmediği ve idare mahkemesince de faize hükmedilmediğinden faiz ödemesi yapılamayacağı, bilet ücreti, fazla mesai ücreti ve havuz paralarının fiilen çalışmaya bağlı ödemeler olduğundan fiilen çalışılmayan döneme ilişikin ödeme yapılamacağı, banka promosyonların ise 2/3 oranındaki maaş ödemeleri ile birlikte ödenmiş olduğu belirtilerek davacının talebinin reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Memurlara doğrudan statü hukukuna bağlı olarak yapılan ödemeler ile memuriyet görevi üzerinde bulunmakla beraber fiilen (aktif olarak) uhdesine verilmiş olan görevleri yürüttüğü takdirde yapılabilecek ek ödemelerin ayrı ayrı ele alınması ve 657 Sayılı Kanun'un 143.maddesinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir.
1-)Memurlara statü hukuku gereğince ödenen aylıklardan yapılmış olan kesintiler
Memurlara, memurluk statüsünü elde etmelerinin sonucu olarak 657 Sayılı Kanun ve diğer personel kanunları gereğince; herhangi bir ek durum, davranış ve şarta bağlı olmaksızın yapılan, derece aylığı, kademe aylığı, taban aylık, kıdem aylığı, bir kısım tazminat ödemeleri gibi ödemeler izinli, raporlu, görevden geçici olarak uzaklaştırma gibi durumlarda kesintiye uğramamakta, ödenmesine devam olunmaktadır. Görevden uzaklaştırılan memurun, aylığının üçte biri oranındaki kesintinin memuriyetten ihraç edilme hariç sonradan kendisine ödenmek üzere mahfuz tutulması, tedbir amaçlı uygulamanın sonucu olup ayrışık bir durumu göstermektedir. Statü hukukuna bağlı ödemelerden yapılan üçte bir oranındaki kesinti görevden uzaklaştırma tedbirinin ortadan kaldırılması halinde memura ödenecektir. Zira memur, bu tür ödemeleri memuriyet sıfatını elde etmekle almayı hakettiği gibi memuriyet sona ermedikçe de bunların ödenmesinden büsbütün mahrum bırakılamaz.
2-)Fiilen çalışmaya bağlı olarak yapılan ödemeler
Statü hukukundan bağımsız olarak bir görevin fiilen yapılması şartına bağlı, fazla mesai ücreti, ek ders ücreti, döner sermaye payları, performans ödemeleri gibi ödemeler ile bilet ücretinde olduğu gibi fiilen yürütülen iş için memura destek mahiyetinde verilen ödemeler ise görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulandığı dönemlerde üçte bir ve üçte iki oranlarına bakılmasızın hiçbir şekilde ödenmemekte anılan tedbir ortadan kaldırıldığı takdirde de iadesi söz konusu olmamaktadır. Çünkü bu tür ödemeler ilave bir çalışmayı, katkıyı, ek gayreti sağlama amacını gütmekte, bir bakıma çalışan, üreten, katkı yapan memur ile katkı vermeyen memur arasındaki farkın mali sonuçları olarak ortaya çıkmaktadır.
3-) Görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulandığı dönemde yapılan üçte bir oranındaki maaş kesintilerinin göreve başlanması üzerine topluca ödemesi sırasında faiz verilip verilmemesi
Kanun koyucunun bir alanı bütünüyle ve açık şekilde düzenlediği durumlarda yargı yerlerince içtihatla farklı bir uygulama getirilmesi, kuvvetler ayrılığı ilkesi gereğince mümkün değildir. 657 Sayılı Kanun'un 137 ila 145.maddelerinde görevden uzaklaştırma tedbiri ile ilgili hükümler ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, 141.maddede görevden uzaklaştırılan memura bu dönemde aylıklarının 2/3'nin ödeneceği, 143.maddedeki durumların ortaya çıkması nedeniyle göreve iade edilen memura ise kesilmiş olan 1/3 oranındaki aylıkların iade edileceği, bu sürelerin memuriyette geçmiş gibi değerlendirileceği hükme bağlanmış, ayrıntılı olarak yapılan düzenlemede iade edilen tutar için faiz verileceğine ilişkin her hangi bir hükme yer verilmemiştir. Görevden uzak kalınan dönemde üçte bir oranında kesinti yapılması zorunluluğu, kanun ile düzenlenmiş olduğundan bu kesinti süresince idarenin temerrüde düşürülmüş olmasından da bahsedilemez.
Bu nedenle görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırıldıktan sonra göreve başlatılan memura, görevden uzak kaldığı dönemde yapılan üçte bir oranındaki kesintilerin, makul olan sürede iadesi sırasında faiz tahakkuku ve ödenmesi mümkün değildir.
4-) Görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılarak göreve başlatıldığı halde, görevden uzak kalınan dönemde yapılmış olan üçte bir oranındaki maaş kesintilerinin idarece memura ödenmesinde gecikme olması durumunda faiz verilip verilmemesi
Hakkında uygulanan görevden uzaklaştırma tedbiri 657 Sayılı Kanun'un 142, 143 ve 144. maddeleri uyarınca kaldırılarak göreve başlatılan memura, görevinden uzak kaldığı dönemde kesilen üç bir oranındaki maaşlarının hesaplanarak topluca ödenmesi zorunluluğu, aynı Kanunun 141.maddesinin birinci fıkrasının amir hükmüdür. Göreve başlatılmasına rağmen üçte bir oranında yapılan kesintilerin kendisine iadesinde gecikme olması ya da idarece ödeme yapmaktan kaçınılması üzerine açılan davada verilen karara göre ödeme yoluna gidilmesi halinde kesintilerin iadesi gereken tarih ile (-ki bu tarih, memurun ödeme yapılması konusunda idareye yaptığı başvuru tarihi olacaktır) iadenin yapıldığı tarih arasında geçen süre için idare ödemede temerrüde düşmüş ve idarenin kusurlu davranışı nedeniyle memurun zararı ortaya çıkmış olduğundan bu zararın tazmini için memur lehine faiz tahakkuk ettirilecektir.
Olayda,
a-) Görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılması üzerine görevine başlayan davacının, daha önce yapılmış olan 1/3 oranındaki maaş kesintilerin kendisine iadesine yönelik talebi idarece reddedilmiş olduğundan idare bu kesintilerin ödenmesi hususunda, davacının ilk başvuru tarihi itibarıyla temerrüde düşmüştür. Bu durumda, anılan tarih ile mahkeme kararına dayalı olarak ödemenin gerçekleştirildiği 18.04.2014 tarihi arasındaki süre için davacıya faiz verilmesi gerekmektedir. Faiz oranı; 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun gereğince belirlenmiş olan oran, ana para ise; davacıya mahkeme kararı ile ödenmiş olan kesintiler toplamı 49.679 TL olacaktır. Bunun dışında 1/3 oranındaki kesintilere, kesintinin yapıldığı tarih ile ödendiği tarih arasında geçen zaman için herhangi bir faiz verilmeyecektir.
b-) Bilet ücreti, fiilen çalıştığı halde servis hizmetinden yararlanamayan personele ayda 22 gün üzerinden diğer bir ifadeyle işe gelmediği tatil günleri de hariç bırakılarak ödendiğinden, ulaşım giderinin karşılanması niteliğinde olup davacıya görevden ayrı kaldığı dönemler için bilet ücreti verilmesi mümkün değildir. Yürürlükten kalkmadan önceki dönemlerde, 3717 Sayılı Kanun gereğince fiilen görev yapan personele verilen havuz parası da görevde bulunmadığı dönemler için davacıya ödenemeyecektir. Keza fazla mesai ücretleri de fiilen çalışmaya bağlı olup, görevden uzak kalınan dönemler için ödenmesi mümkün değildir.
c-) Banka promosyonlarının ödendiği hususu, mahkemece yapılan ara kararlar netleşmiş olduğundan davacının bu yöndeki talebinin reddinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin; davacının görevden uzaklaştırıldığı dönemde yapılan 1/3 oranındaki kesintilere, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren faiz verilmesi talebi ile anılan dönem için fazla mesai, havuz ücreti, bilet ücreti ve promosyon ödemesi talebinin reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık, 1/3 oranındaki kesintilerin topluca ödenmesi için idareye yaptığı başvuru tarihi ile ödemenin yapıldığı tarih arasındaki dönem için faiz verilmesi talebinin reddine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle itirazın KABULÜNE, Ankara 11. İdare Mahkemesi'nce verilen15/07/2015 gün ve E:2014/1299, K:2015/1069 Sayılı kararın BOZULMASINA, davanın davacıya fazla mesai ücreti, bilet ücreti, havuz parası, promosyon ödemesine ve davacının görevden uzaklaştırıldığı dönemde ödenmeyen 1/3 oranındaki kesintilere faiz verilmesine yönelik kısmının REDDİNE, dava konusu işlemin davacının göreve iade edilmesi üzerine 1/3 oranındaki kesintilerin kendisine ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun tarihi ile ödemenin yapıldığı tarih arasındaki dönem için faiz talebinin reddine yönelik kısmının İPTALİNE, davacının idareye başvuru tarihi ile ödemenin yapıldığı tarih arası dönem için hesaplanacak faizin davacıya ÖDENMESİNE, aşağıda dökümü yapılan toplam 101.20 TL yargılama giderinin takdiren 20 TL'sı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 900,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından itiraz ve karar düzeltme aşamalarında yapılan 63,00-TL yargılama giderinin 30,00-TL'lik kısmının davalı idare üzerinde bırakılmasına, 33,00-TL'lik kısmı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, posta gideri avansından artan kısmın aidiyetine göre taraflara iadesine 05/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)