(2022 S. K. m. 2) (5737 S. K. m. 4) (3294 S. K. m. 7, 8, 9) (2577 S. K. m. 2)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca almakta olduğu engelli aylığının yapılan gelir tespiti sonucunda yardım alma şartlarını taşımadığından bahisle kesilmesine ilişkin 03/06/2015 tarih ve 2015/13 sayılı kararın iptali istemiyle açılan davada; Batman İdare Mahkemesi'nce verilen 25/11/2015 tarih ve E: 2015/1315, K: 2015/2493 sayılı "davanın görev yönünden reddine" ilişkin kararın itirazen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep 4. İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulamasına devam edilen) 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava; davacının, 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca almakta olduğu engelli aylığının yapılan gelir tespiti sonucunda yardım alma şartlarını taşımadığından bahisle kesilmesine ilişkin 03/06/2015 tarih ve 2015/13 sayılı kararın iptali istemiyle açılmıştır.
2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 2.maddesinin 1.fıkrasının a bendinde; "Başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde engelli olduklarını ilgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan, 18 yaşını dolduran Türk vatandaşı engellilerden; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.860) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, ... aylık bağlanır. Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına giren engellilerden veya ikinci fıkra gereğince aylık bağlanacak engelli yakınlarından, her ne nam altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, 16 yaşından büyükler için belirlenmiş olan asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz." hükmü bulunmaktadır.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 4. maddesinde; "Vakıflar özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir." hükmü yer almaktadır.
3294 sayılı Kanun'un 5263 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 7.maddesinin 1. fıkrasında, "...Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları kurulacağı"; 2.fıkrasında; "Mülki idare amirleri vakfın tabii başkanı olup, illerde belediye başkanı, defterdar, il milli eğitim müdürü, il sağlık müdürü, il tarım müdürü, il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü ve il müftüsü; ilçelerde belediye başkanı, mal müdürü, ilçe milli eğitim müdürü, Sağlık Bakanlığının ilçe üst görevlisi, varsa ilçe tarım müdürü ve ilçe müftüsü vakfın mütevelli heyetini oluşturur." hükmü yer almış, 3. fıkrasında ise, "Vakıf senetlerinin mahallin en büyük mülki amiri tarafından Medeni Kanunu hükümlerine göre tescil ettirileceği" belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un 8. maddesinde vakfın gelirlerinin bir kısmının Fondan aktarılan paydan bir kısmının da halk tarafından yapılan ve iktisadi değeri olan bağışlardan oluştuğu hükme bağlanmış, 9. maddesinde; vakfın vergi resim ve harçtan muaf olduğu belirtilmiştir.
02.08.2013 gün ve 28726 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile de, 2022 Sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında geçen “Emekli Sandığına” ibaresi, “Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına” şeklinde, ikinci fıkrasında geçen “Sosyal Güvenlik Kurumu” ibaresi, “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” şeklinde ve 4 üncü maddesinde geçen “usul ve kullanılacak belgeler, Maliye ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarınca” ibaresi “usul ve esaslar ile kullanılacak belgeler, Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından” şeklinde değiştirilmiştir.
2022 Sayılı Kanun kapsamında aylık bağlama ya da buna esas olmak üzere aylık için başvuranların yaşam düzeyi ve gelir durumu ile ilgili olarak gerekli incelemelerin yapılması, özel veya resmi idare, müessese ve ortaklıklarından ve şahıslardan bilgi ve belge istenmesi gibi alt idari işlemlerin de bu kapsamda değerlendirileceği ve bunlarla ilgili ihtilafların da idari yargının görevine girdiği de izahtan varestedir.
02.08.2013 tarihinden itibaren 2022 Sayılı Kanundan doğacak ihtilaflar yönünden muhatap artık Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olmakla beraber; bir kamu idaresi olan bu Bakanlığın tesis edeceği aylık bağlama/bağlamama yolundaki tasarruflar da idari işlem mahiyetini koruyacak ve doğacak ihtilaflarda da yine idari yargı yeri görevli olacaktır.
Bu durumda, dava konusu işlemin 2022 Sayılı kanununun emredici hükümlerine göre ve idari usullerle tesis edildiği ve olayın her yönüyle kamu hukukuna dayalı olup onun esaslarına uygun olarak cereyan ettiği gözetildiğinde, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları kapsamında bulunan idarece 2022 Sayılı Yasa uyarınca davacıya özürlü aylığı bağlanma koşullarını kaybettiği tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılmış olup, davanın görev yönünden reddine ilişkin kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacının yaptığı itirazın kabulüne, Batman İdare Mahkemesi'nce verilen 25/11/2015 tarih ve E:2015/1315, K:2015/2493 sayılı "davanın görev yönünden reddine" ilişkin kararın bozulmasına, esas hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine iadesine, verilecek yeni kararda Mahkemece hüküm altına alınacağından itiraz yargılama giderleri hakkında bu aşamada ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, kararın taraflara tebliğine, 07/03/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)