(2709 S. K. m. 38) (657 S. K. m. 125, 127)
İSTEMİN ÖZETİ: .... İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan soruşturma sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesine göre kınama cezası ile cezalandırılması gerekmekte olduğu belirtilmiş ise de ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile ikaz edilmesine ilişkin Adana Valiliği'nin 28.05.2012 günlü ve 5813 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; amiri tarafından, kamu görevinin yerine getirilmesinde davacının hatasının gösterilmesi ve davacı tarafından görevinin daha titiz bir biçimde yapılmasını sağlamak amacıyla davacının bir yazı ile ikaz edildiği, bu itibarla yazılan ikaz yazısının, disiplin cezası niteliğinde bulunmadığı, davacının amiri tarafından “ikaz yazısı” ile uyarılması haliyle davacıya disiplin cezası verilmesi hallerinin birbirinden farklı olduğu, ikaz yazısının disiplin cezalarının sonuçlarını doğurmayacağı, “ikaz yazısı” yazılması halinde ilgili personelin “savunma”sının alınmasına gerek olmadığı, nitekim ortada bir disiplin cezası verilmesi halinin bulunmadığı, ayrıca zamanaşımının, disiplin suçunun sadece cezalandırılabilme niteliğini ortadan kaldırdığı, söz konusu fiilin suç olma niteliğini ortadan kaldırmadığı hususları dikkate alındığında, 26.03.2012 günlü araştırma raporunda tespit edilen hususlarla ilgili olarak amiri tarafından yazılı olarak ikaz edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Adana 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/01/2013 gün ve E:2012/1082, K:2013/81 sayılı kararın, davacı tarafından; ihaleye bir dahlinin bulunmadığı, dava konusu işlemin bir disiplin cezası olmadığı ancak özlük dosyasına konulduğu takdirde hakkında olumsuz işlemlere neden olabileceği, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı hakkında tesis edilen işlemde mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, .... İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan soruşturma sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesine göre kınama cezası ile cezalandırılması gerekmekte olduğu belirtilmiş ise de ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile ikaz edilmesine ilişkin Adana Valiliği'nin 28.05.2012 günlü ve 5813 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde, kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği, 128. maddesinin 2. fıkrasında ise, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinde, Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları (uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğunda çıkarma) ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller sayılmış, anılan Kanunun 127. maddesinde ise, bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Kamu görevlerinin sağlıklı, düzenli ve zamanında gereği gibi yürütülmesini ve yerine getirilmesini sağlamak için kanun, tüzük ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yurt içinde yada yurt dışında yerine getirilmesini öngören anlayışa “disiplin”, bu ödevleri yerine getirmeyenler ile uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara ve yasakladığı işleri yapanlara eylemin niteliğine ve ağırlığına göre uygulanan idari yaptırımlara da “disiplin cezası”, denilmektedir.
Disiplin Hukukunda da muhtelif fiil ve hareketler tarif edilmiş olup bu fiil ve hareketlerin işlenmesi durumunda karşılığında gösterilen disiplin cezalarının verilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle genel ceza hukukunda mevcut olan kanunilik ilkesinin disiplin hukukunda da aynı şart ve koşullarda mevcut olduğu kuşkusuzdur.
Disiplin cezası verilmesini gerektirecek eylemlerin ve bunlara uygulanacak disiplin cezalarının, bu eylemler ortaya çıkmadan önce hukuksal bir dayanağının (kanunun) bulunması diğer bir ifadeyle kanunda gösterilmesi dolayısı ile eylemlerin ve karşılığı disiplin cezaların kanunda açıkça belirtilmesi Anayasanın 38. maddesinde yer alan ilkenin doğal bir sonucudur. Anayasamızın gerek başlangıç hükümlerinde ve gerekse genel esaslar kısmındaki ikinci, altıncı, sekizinci ve on birinci maddelerinde yürütme ve idarenin hukuka ve kanunlara bağlılığı zikredilmiştir.
Kanuni idare ilkesi, idarenin davranışlarına kanunun ve ona eşit hukuk kurallarının egemen olması demektir.
Disiplin Hukukumuzda kanunilik ilkesine temel teşkil eden Anayasamızın 128. maddesinin 2. fıkrası uyarınca memurların özlük haklarını etkileyecek nitelikte olan disiplin suç ve cezaları ile bu cezaların verilmesi ve uygulanmasına ilişkin düzenlemelerin kanunla yapılmasının esas olduğu anlaşılmıştır.
Olayda, davacının bundan böyle daha dikkatli davranması hususunda ikaz edilmesine ilişkin davalı idare işlemi her ne kadar disiplin cezası niteliği taşımasa da, davacının özlük dosyasına konulması ve davacı hakkında davalı idarenin takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınması olasılığı karşısında davacının hukuki durumuna ciddi etkiler yapabileceği açıktır.
Bu durumda; .... İl Özel İdaresinde Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan davacı hakkında açılan soruşturma sonucunda 657 sayılı Kanunun 127. maddesi uyarınca disiplin cezası verme zamanaşımı süresi dolan bir eylem nedeniyle kanunla düzenlenmeyen ve davacının hukuki durumuna ciddi etkiler yapabileceği açık olan bir işlem niteliğinde olup, davacı yönünden disiplin cezası yerine geçer nitelikte ve zamanaşımı nedeniyle verilemeyen disiplin cezasına ikame olarak tesis edilen davaya konu işlemde ve bu işleme karşı açılan davada verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; itirazın kabulüne, itiraza konu kararın bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafından dava ve itiraz aşamalarında yapılan ve aşağıda dökümü yapılan toplam 238,10-TL yargılama giderleri ile işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, fazla alınan 103,35-TL harcın istemi halinde itiraz eden davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesine karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)