(213 S. K. m. 75, 113, 114, 135)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının ikinci el otomobil ticareti yaptığı ve bu faaliyetinden elde ettiği ticari kazancını beyan dışı bıraktığından bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak adına re'sen salınan 2009 yılına dair vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 2009/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılması istemiyle açılan davada; davacı tarafından dava dilekçesinde, 2003 yılından beri galericilik faaliyeti yürüten kardeşi ...'nın yanında sigortalı olarak çalıştığı, bazı araçların kayıtlarının adına alınıp kendisi üzerinden alıcılara devredildiği, satışa konu araçlara dair galeri tarafından düzenlenen komisyon faturalarının da bu iddiayı kanıtladığı iddia edilmiş ise de dosyaya sunulan ... tarafından ..., ... ve ... adına düzenlenmiş komisyon faturalarının bu iddiayı tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı, kendi adına gerçekleştirdiği devir işlemleriyle ticari bir faaliyette bulunduğunun kabulü gereken davacı adına yapılan tarhiyalarda hukuka aykırılık görülmediği, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114. Maddesinde, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımının mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdi tarihini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hal ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı, davaya konu tarhiyatlar, 2009 yılına dair olup, zamanaşımı süresi dolmadan matrah takdiri için 12.11.2014 tarihinde takdir komisyonuna sevk edilerek tarh zamanaşımının durduğu, her ne kadar ilgili takdir komisyonu kararının vergi dairesi müdürlüğüne tevdi edildiği tarih dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden belirlenememiş ise de takdir komisyonunun 16.01.2015 tarihli kararının vergi dairesi müdürlüğüne aynı tarihte tevdi edildiği kabul edilse bile bu tarihten itibaren kalan kırkdokuz gün içinde, yani en son 06.03.2015 tarihinde mükellefe tebliği gereken vergi ve cezaların 09.02.2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, zamanaşımına yönelik iddiaların yerinde görülmediği gerekçesiyle açılan davayı reddeden Ankara 7. Vergi Mahkemesi'nin 09/02/2016 gün ve E: 2015/1304, K:2016/256 Sayılı kararının; satışa konu araçların, sigortalı olarak nezdinde çalıştığı galeri işleten kardeşinin ticari faaliyet kapsamında alım satımına aracılık ettiği araçlar olduğu ileri sürülerek bozulması istenmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
KARAR: 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış; zamanaşımının, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceği belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 114. maddesinde ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zaman aşımını durduracağı, duran zamanaşımının, mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı hükmü yer almıştır.
Takdir komisyonlarının yetkileri 213 Sayılı kanunun 75. maddesinde düzenlenmiş olup; bu maddeye göre, 72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisini haizdir.
213 Sayılı Kanunda, hakkında re'sen tarh sebeplerinden biri bulunan mükelleflerin hangi hallerde 135. maddede sayılan incelemeye yetkili olanlar tarafından incelemeye tabi tutulacakları, hangi hallerde matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edilecekleri hususunda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bununla birlikte incelemeye sevk halinde incelemede geçen sürenin zamanaşımını durduracağına dair bir hükme yer verilmemiş olmasına rağmen takdir komisyonuna sevk halinde zamanaşımının duracağı hükme bağlanmıştır. Bu farklılıktan maksat, tarhiyata yetkili vergi dairesinden kısmen de olsa bağımsız olarak kurulan takdir komisyonunda geçen süre içerisinde ya da karara karşı vergi dairesi tarafından dava açılması gibi sebeplerle vergi borcunun tarh zamanaşımına uğrayarak ortadan kalkmasının önüne geçmektir.
Dolayısıyla; yukarda anılan düzenlemelerin amacı ve birbirleriyle olan bağlantıları gözönüne alındığında; matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması halinde zamanaşımının duracağına dair düzenlemenin, incelemenin vergi dairesinden farklı kuruluş ve çalışma usullerine tabi olan takdir komisyonunca yapıldığı hallerde uygulanabileceği sonucuna varılmaktadır.
İncelemenin 213 Sayılı Kanun'un 135. maddesinde sayılan yetkililer tarafından yapılması ve takdir komisyonunca; bunun dışında herhangi bir inceleme yapılmaksızın; bu rapor esas alınarak matrah belirlenmesi halinde ise, tarhiyatın vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içerisinde yapılması gerekmektedir. Takdire done olmak üzere Kanunun 135. maddesinde sayılan yetkililer tarafından inceleme yapılmasına ve düzenlenen inceleme raporlarının takdir komisyonunca done olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmamakta ise de; bu usulün, 114. maddede düzenlenen, tarhiyatın vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde yapılmasını zorunlu kılan zamanaşımı hükmünü aşmak amacıyla bir yöntem olarak kullanılması, idare hukukunda geçerli olan kanuni idare ilkesi ve hukuki güvenliğin korunması prensibine, dolayısıyla hukuka aykırı olacaktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında Başkent Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın 14.12.2013 tarihli yazılarıyla 2008 ila 2011 yıllarında ikinci el motorlu araç alım satımları yönünden inceleme yapılması istendiği, inceleme başlatıldıktan sonra 2009, 2010 ve 2011 yıllarına dair satışları yönünden ilgili dönem matrah takdirleri için 12.11.2014 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, yukarda sözü edilen inceleme sonucu düzenlenen 24.11.2014 tarih ve 2014-A-370/19 Sayılı vergi tekniği raporunda, davacının 2009 ila 2011 yıllarında toplam yirmidört ikinci el otomobil satışı yaptığı tespit edilerek, ticari faaliyet kapsamında değerlendirilen bu faaliyetten doğan ticari kazancın beyan dışı bırakıldığından bahisle yıllar itibariyle elde edilen kazançların hesaplandığı, takdir komisyonunca gelir vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi yönünden matrah takdir edilmesi sırasında rapordaki hesaplamaların dikkate alınması gerektiğinin önerildiği bu raporun takdir komisyonuna gönderilmesi üzerine komisyonca başkaca inceleme yapılmaksızın, 16.01.2015 tarihli takdir komisyonu kararları ile değinilen vergi tekniği raporu esas alınarak takdir edilen matrahlar üzerinden davaya konu tarhiyatların yapıldığı anlaşılmaktadır.
Takdir komisyonlarınca mükelleflerin dönem matrahlarının takdirinde her türlü araştırma, inceleme yapmaları idarece veya denetim elemanlarınca düzenlenen raporları dayanak almaları mümkün ise de olayda, incelemenin takdir komisyonunca değil zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi müfettişince yapılmış olması karşısında, yukarda da açıklandığı üzere, takdire sevk ile zamanaşımının durduğunun kabulüne olanak bulunmadığından, vergiyi doğuran olayın 2009 yılına dair olması karşısında tarhiyata dair ihbarnamelerin tarh zamanaşımı süresinin dolduğu 31/12/2014 tarihi geçirildikten sonra 09/02/2015 tarihinde tebliğ edilmesi sebebiyle uyuşmazlık konusu vergi ve cezalar tarh zamanaşımına uğramış olup, davaya konu tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, itiraz isteminin kabulüyle Ankara 7. Vergi Mahkemesi'nin 09/02/2016 gün ve E: 2015/1304, K: 2016/256 Sayılı kararının bozulmasına, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 4.fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın kabulüne, vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergilerin kaldırılmasına, aşağıda gösterilen 182,20 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenmesi halinde, itiraz edene iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)