(3194 S. K. m. 8, 19) (2577 S. K. m. 7, 8, 11, 14, 15) (İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 39)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, ……. Mahallesi, 34015 ada, 12 parsel sayılı davacıya ait taşınmazı da kapsayan alana ilişkin Karabağlar Belediye Encümeninin 18.06.2015 günlü, 684 sayılı kararıyla kabul edilerek, İzmir Büyükşehir Belediye Encümeninin 17.09.2015 günlü ve 01.927 sayılı kararıyla onaylanan 1107 sayılı parselasyon işleminin ve parselasyon işlemine karşı yapılan itirazın reddine ilişkin 10.12.2015 günlü, 1426 sayılı Karabağlar Belediye Encümeni kararı ile 28.01.2016 günlü ve 01.102 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Encümeni kararının ve parselasyonun dayanağı 02.07.1987 onay tarihli 1/1000 ölçekli ….. Mahallesi Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının anılan taşınmaza ilişkin olarak iptali istemiyle açılan davada; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. ve 11. maddeleri ile olayda özel kanun niteliğinde bulunan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 19. maddesi ve İmar Kanunun 18 İnci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 39. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; parselasyon planlarına karşı ilanı üzerine 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varıldığı, diğer taraftan, imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış olması halinde ise davanın, 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği, ancak bu süreler içerisinde dava açılmamış olması halinde imar planının uygulanmaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olacağı; dosyanın incelenmesinden; davacıya ait taşınmazı da kapsayan alanda hazırlanan 1107 sayılı imar uygulamasının Karabağlar Belediye Encümeninin 18.06.2015 günlü, 684 sayılı kararıyla kabul edildiği ve İzmir Büyükşehir Belediye Encümeninin 17.09.2015 günlü ve 01.927 sayılı kararıyla onaylandığı, uygulama sonuçlarını içeren parselasyon planı ve dağıtım cetvellerinin 20.10.2015 tarihinden itibaren bir ay süreyle askıya çıkartıldığı, uygulama işleminin ayrıca davacıya 27.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından askı süresi içerisinde 20.11.2015 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, davacı itirazının Karabağlar Belediye Encümeninin 10.12.2015 günlü, 1426 sayılı kararı ve İzmir Büyükşehir Belediye Encümeninin 28.01.2016 günlü, 01.102 sayılı kararı ile reddedildiği, akabinde davacı tarafından itirazının reddine dair kararın 12.04.2016 tarihinde kendisine tebliğ edildiği belirtilerek 10.06.2016 tarihinde Mahkeme kaydına giren dava dilekçesi ile bu davanın açıldığı; uyuşmazlıkta, hem parselasyon işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre davacıya tebliğ edilmesinden, hem de davacının anılan işlemin askıya çıkarıldığı 20.10.2015-20.11.2015 tarihleri arasında, 2577 sayılı Yasa'nın 11.maddesi uyarınca 20.11.2015 tarihinde yapmış olduğu itiraz başvuru dilekçesinden, davacının işlemi tüm unsurları ile öğrendiğinin anlaşıldığı; bu durumda, davacının, askı süresi içinde yapmış olduğu bu itiraz başvurusuna, son askı tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmemesi üzerine itirazı reddedilmiş sayılacağından, isteminin reddedilmiş sayıldığı bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde, yani en son 19.03.2016 tarihinde dava açması gerekirken, itirazın reddine yönelik işlemlerin dava açma süresini yeniden canlandırması hukuken mümkün olmayacak şekilde 12.04.2016 tarihinde kendisine tebliğ edildiğinden bahisle, 10.06.2016 gününde açılan bu davanın, İzmir Büyükşehir Belediye Encümeninin 17.09.2015 tarih ve 01.927 sayılı kararıyla onaylanan 1107 sayılı parselasyon planının iptali istemine yönelik kısmında süre aşımı bulunduğu sonucuna varıldığı; öte yandan, itirazın reddine ilişkin işlemin tebliğinin geçmiş olan dava açma süresini ihya etmesi olanağı bulunmadığı, nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20.01.2014 günlü, E:2010/2858, K:2014/49 sayılı kararının da bu yönde olduğu; davanın, 02.07.1987 tarihli 1/1000 ölçekli .... Mahallesi uygulama imar planının iptali istemine yönelik kısmına gelince; dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 02.07.1987 tarihinde onaylandığı görüldüğünden, 1/1000 ölçekli imar planının onay tarihinden çok sonra açılmış olan davanın bu kısmının da süreaşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı; davanın, parselasyon işleminin dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemine yönelik kısmına gelince; olayda, davaya konu parselasyon planını kapsayan alana ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı bulunmadığı anlaşıldığından, bu istem yönünden ortada idari davaya konu olabilecek bir işlem olmaması nedeniyle, söz konusu istemin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca, davanın parselasyon işlemi ve buna yapılan itirazın reddine dair işlemler ile parselasyonun dayanağı 1/1000 ölçekli .... Mahallesi Uygulama İmar Planına ilişkin kısmının süre aşımı yönünden reddi, 1/5000 ölçekli nazım imar planına ilişkin kısmına yönelik davanın ise incelenmeksizin reddi yolunda verilen İzmir 1.İdare Mahkemesinin 17/08/2016 günlü, E:2016/960, K:2016/1083 sayılı kararının, davanın kısmen süre aşımı yönünden reddine ilişkin bölümünün; parselasyon işlemlerinin düzenleyici değil, bireysel idari işlemlerden olup, askı süresi içerisinde yapılan itiraz hakkında verilecek kararın ilgilisine tebliğ edildikten sonra dava açma süresinin başlayacağının kabulü gerektiği, bu sebeple parselasyon işlemine karşı süresi içerisinde yapılan itirazın reddedildiği hususunun yazılı bildirimi üzerine süresinde dava açıldığı, diğer taraftan, 1/1000 ölçekli imar planı yönünden onay tarihi esas alınarak davanın süre aşımı yönünden reddinde de isabet bulunmadığı, zira imar planları yönünden dava açma süresinin başlangıcına, onay tarihinin değil, askı süresinin esas alınması ve eğer imar planı uyarınca parselasyon işlemi gibi bir uygulama işleminin varlığı söz konusu ise, dava süresinin uygulama işleminin dava açma süresine tabi olacağının yargısal içtihatlarla kabul edildiği, kararın mahkemeye erişim hakkını engellediği ve mülkiyet hakkını zedeleyici bir sonuç doğurduğu, benzeri bir uyuşmazlıkta İzmir 3.İdare Mahkemesi tarafından işin esasının incelenerek E:2016/834, K:2016/1735 sayılı kararın verildiği ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
DAVALI İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI KARABAĞLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı, işlemlerin mevzuata uygun olduğu, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; İzmir İli, .... Mahallesi, 34015 ada, 12 parsel sayılı davacıya ait taşınmazı da kapsayan alana ilişkin Karabağlar Belediye Encümeninin 18.06.2015 günlü, 684 sayılı kararıyla kabul edilerek, İzmir Büyükşehir Belediye Encümeninin 17.09.2015 günlü ve 01.927 sayılı kararıyla onaylanan 1107 sayılı parselasyon işleminin ve parselasyon işlemine karşı yapılan itirazın reddine ilişkin 10.12.2015 günlü, 1426 sayılı Karabağlar Belediye Encümeni kararı ile 28.01.2016 günlü ve 01.102 sayılı İzmir Büyükşehir Belediye Encümeni kararının ve parselasyonun dayanağı 02.07.1987 onay tarihli 1/1000 ölçekli .... Mahallesi Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planının, anılan taşınmaza ilişkin olarak iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "Dilekçeler Üzerine İlk İnceleme" başlıklı 14.maddesinde; dilekçelerin idare ve vergi mahkemelerinde başkan veya görevlendireceği bir üye tarafından sırasıyla görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5. maddelere uygunluk yönlerinden inceleneceği, 15/1-b maddesinde; süresinden sonra açılan davanın reddine karar verileceği, aynı Kanunun 14/6.maddesinde de, bu hususun ilk incelemeden sonra tespiti halinde de davanın her safhasında 15.madde hükmünün uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Yine 2577 sayılı Kanunun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, 2/a fıkrasında; bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirim yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; 4. fıkrasında ise; "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne; "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11.maddesinde ise, "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, özel kanun olan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun, "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinin işlem tarihinde yürürlükteki şekliyle (b) bendinde "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır ve yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." kuralı yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 19.maddesinin birinci fıkrasında ise, "İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; imar planlarına karşı 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuru için 3194 sayılı Yasanın 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari yargıda iptal davası açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Yasanın 7.maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği; ancak bu süreler içerisinde imar planına karşı dava açılmamış olması halinde, imar planının uygulanmaya konulması ile birlikte tesis edilecek parselasyon, kamulaştırma, ruhsat, imar durumu belgesi verilmesi gibi uygulama işlemi üzerine uygulanan işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin dava açma süresine tabi olduğu sonucuna varılmaktadır.
Yargısal içtihatlarda imar planları, ilanı gereken genel düzenleyici işlem olarak kabul edilmiş olduğundan, uygulama işlemi olduğu öne sürülerek işlemin dayanağı imar planının iptalinin istenilmesi halinde planların uygulama işlemlerinin kapsamının ve buna göre de dava açma sürelerinin belirlenmesi gerekmektedir. Parselasyon işlemleri, dağıtım cetvellerinde kapsadıkları alan içindeki her taşınmaza karşılık sahiplerine verilecek bağımsız ve şüyulu imar parsellerinin parsel büyüklükleri, hisse miktarı, parsellerin konumu gibi hususlar ayrı ayrı gösterildiğinden bu işlemlerin düzenlemeye konu olan taşınmaz sahipleri için sübjektif ve kişisel işlemler olarak kabul edilmektedir. Parselasyon işlemi niteliği itibarıyla subjektif ve doğrudan mülkiyet hakkına yönelik bir işlem olduğundan, ilanen tebliği yoluna başvurulmadan önce bu işlemin ilgili taşınmaz malikine tebliğ edilmesi ve yasal bildirimi üzerine dava açma süresinin başlaması esas olmakla birlikte, parselasyon işleminin tebliğ edilmediği durumlarda, bir çok teknik ve hukuki ayrıntısı bulunan bu işlemden ilgilinin tüm unsurlarıyla haberdar olduğu tarih esas alınarak da dava açma süresinin başlatılması mümkündür. Ancak, daha önce imar planına karşı yukarıda belirtildiği şekilde süresinde bir dava açılmadığı ya da açılan davanın süre aşımı yönünden reddedilmiş olmakla birlikte, imar planının uygulanması kapsamında bir uygulama işlemi tesis edilmesi ve bu uygulama işlemiyle birlikte dayanağı imar planının iptali istemiyle dava açılması durumunda, uygulama işlemi yönünden davanın süresinde açılmamış olması ya da uygulama işleminin ilgili mevzuatı gereğince henüz kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliğinde olmadığı yahut uygulama işlemi yönünden vaktinden önce dava açılmış olduğunun tespiti halinde, uygulama işleminin dayanağı imar planı yönünden açılan davanın, bu aşamada esasının incelenmesine olanak bulunmayacağından incelenmeksizin reddi gerekmektir.
Dosyanın incelenmesinden; İzmir İli, .... Mahallesi, 34015 ada, 12 parsel sayılı davacıya ait taşınmazı da kapsayan alanda hazırlanan 1107 sayılı imar uygulamasının Karabağlar Belediye Encümeninin 18.06.2015 günlü, 684 sayılı kararıyla kabul edildiği ve İzmir Büyükşehir Belediye Encümeninin 17.09.2015 günlü ve 01.927 sayılı kararıyla onandığı, 20.10.2015-20.11.2015 tarihleri arasında bir ay süreyle askıya çıkartıldığı, ayrıca Karabağlar Belediyesi tarafından 20.10.2015 günlü, 65237764-310.99-5298 sayılı yazıyla davacıya 27.10.2015 gününde bildirimde bulunulduğu, davacı tarafından askı süresi içerisinde 20.11.2015 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, davacı itirazının Karabağlar Belediye Encümeninin 10.12.2015 günlü, 1426 sayılı kararı ve İzmir Büyükşehir Belediye Encümeninin 28.01.2016 günlü, 01.102 sayılı kararı ile reddedildiği, akabinde davacı tarafından itirazının reddine dair kararın Karabağlar Belediyesinin 22.02.2016 günlü ve 65237764-310.99-6176/1119 sayılı yazısıyla 12.04.2016 gününde kendisine tebliği üzerine 10.06.2016 gününde Mahkeme kaydına giren dava dilekçesi ile görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İncelenen uyuşmazlıkta, hem parselasyon işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre davacıya tebliğ edilmesinden, hem de davacının anılan işlemin askıya çıkarıldığı 20.10.2015-20.11.2015 tarihleri arasında, 2577 sayılı Yasa'nın 11.maddesi uyarınca 20.11.2015 tarihinde yapmış olduğu itiraz başvuru dilekçesinden, davacının işlemi tüm unsurları ile öğrendiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının, 20.11.2015 gününde parselasyon işlemine karşı yapmış olduğu itiraz başvurusuna, izleyen 60 gün içinde cevap verilmemesi üzerine itiraz zımnen reddedilmiş sayılacağından, isteminin reddedilmiş sayıldığı bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içerisinde ve bu tarihin 19.03.2016 cumartesi gününe, dolayısıyla da hafta tatiline rastlaması nedeniyle 2577 sayılı Kanunun 8/2.maddesi uyarınca izleyen ilk mesai günü olan 21.03.2016 tarihinde parselasyon işlemi ve bu işleme yönelik itirazın reddine ilişkin işlemlerle, parselasyona dayanak imar planlarının iptali istemiyle dava açması gerekirken, bu sürenin geçirilmesinden sonra, dava açma süresini yeniden canlandırması hukuken mümkün olmayan itirazın reddine yönelik işlemlerin 12.04.2016 tarihinde kendisine tebliği üzerine, 10.06.2016 gününde açılan bu davada, parselasyon işleminin iptali istemi yönünden süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Davanın, 02.07.1987 onay tarihli 1/1000 ölçekli .... Mahallesi uygulama imar planının iptali istemine yönelik kısmına gelince;
1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemi, uygulama işlemi olan parselasyon işleminin dayanağını teşkil eden düzenleyici işlem niteliğinde bulunması nedeniyle ve 2577 sayılı Kanunun 7/4.maddesi kapsamında bakılan davaya konu edildiği görüldüğünden ve uygulama işlemi olan parselasyon işlemleri bakımından açılan davanın süresinde olmaması nedeniyle, bu aşamada 1/1000 ölçekli imar planının esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, dava dilekçesinde parselasyon işleminin dayanağını oluşturan 1/5000 ölçekli nazım imar planının da iptali isteminde bulunulmuş ise de, uyuşmazlık konusu yerde parselasyona konu alanın 1/5000 ölçekli nazım imar planının bulunmadığı hususunun davalı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından açıklandığı anlaşıldığından, bu istem yönünden, idari davaya konu olabilecek bir idari işlem bulunmaması nedeniyle davanın incelenmeksizin reddi gerekmektedir.
Belirtilen bu durum karşısında; davanın kısmen süreaşımı nedeniyle reddi, kısmen de incelenmeksizin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, İzmir 1.İdare Mahkemesi'nin 17/08/2016 günlü, E:2016/960, K: 2016/1083 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 28/03/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)