İSTEMİN ÖZETİ: …. logosu ile yayın yapan davacı şirket tarafından, hafta içi her gün 18:20'de yayınlanan "Ana Haber" adlı haber programında 6112 sayılı Kanunun 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Gizli ticari iletişime izin verilemez" hükmünün tekraren ihlali nedeniyle aynı Kanunun 32. maddesi gereği verilen 24.848,00 TL idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada; dosya ve uyuşmazlığa ilişkin CD görüntülerinin incelenmesinden, dava konusu yayında "…" adlı kuruluşun reklamını yapmak maksadıyla ve kamuyu yönlendirebilecek şekilde tanıtımının yapıldığı, bu tanıtımında Kanunda yer alan şekliyle gizli ticari iletişimin unsurlarını taşıdığı sonucuna varıldığı, bu durumda söz konusu programda gizli ticari iletişim yapılamayacağı yolundaki yayın ilkesinin tekraren ihlal edildiği nedeniyle 24.848,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 11. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/03/2016 gün ve E:2015/923, K:2016/832 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, itirazen incelenip bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek itiraz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; …… logosu ile yayın yapan davacı şirket tarafından, hafta içi her gün 18:20'de yayınlanan "Ana Haber" adlı haber programında 6112 sayılı Kanunun 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Gizli ticari iletişime izin verilemez" hükmünün tekraren ihlali nedeniyle aynı Kanunun 32. maddesi gereği verilen 24.848,00 TL idari para cezasının iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 11. İdare Mahkemesi'nin 31/03/2016 gün ve E:2015/923, K:2016/832 sayılı kararıyla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine hükmedilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrasında; "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; (....) dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." hükmü mevcuttur.
Öte yandan 17.8.2016 tarih ve 29804 sayılı Resim Gazete'de yayımlanan 670 sayılı OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINMASI GEREKEN TEDBİRLERE İLİŞKİN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME'nin ''Devir İşlemlerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; ''20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir.'' hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin 3.fıkrasında ise; "Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin edilir. Bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılır. Bu durumda şirketlere daha önce atanmış kayyımlar tasfiye memuru olarak görevlendirilebilir veya bu şirketlere tasfiye memuru atanabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve birinci fıkrada yer alan hususları bu şekilde devralınan varlıklar için de uygulamaya Maliye Bakanlığı yetkilidir." hükmü bulunmaktadır.
Davacı şirkete ait olan, …… logosu ile yayın yapan televizyon kanalının, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatıldığı, ayrıca 670 sayılı KHK'nın yukarıda yer verilen 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, davacı F1 Televizyon Yayın Hizmetleri A.Ş.'nin ticaret sicil kaydının, 670 sayılı KHK hükümleri uyarınca, 24/08/2016 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından re'sen terkin edildiği ve 01 Eylül 2016 tarih ve 9149 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 607. sayfasının, 34. sırasında ilan edildiği görülmektedir.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erer. Olayda, adına dava konusu işlem tesis edilmiş olan şirketin tüzel kişiliği de, ticaret sicil kaydının resen terkin edilmesi suretiyle terkin tarihinden itibaren son bulduğundan, haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsili hukuken olanaklı değildir.
Bu durumda; belirtilen düzenlemeler neticesinde, davacı şirketin dava şartlarından birisi olan "taraf olma" niteliğini kaybettiği anlaşılmış olmakla gerek yargı mercilerinde, gerekse diğer resmi merciler önünde temsil edilemeyeceği açık olup, Mahkemece 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının itirazının kabulü ile Ankara 11. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/03/2016 gün ve E:2015/923, K:2016/832 sayılı kararın bozulmasına, yukarıda belirtilen hükme göre yeniden bir karar verilmek üzere, dava dosyasının mahkemesine iadesine, bozma kararı üzerine Mahkemece yeniden bir karar verileceğinden bu aşamada yargılama giderleri yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, bu karara karşı kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesine karar düzeltme talebinde bulunma yolu açık olmak üzere 22/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)